|
|
Ana Sayfa Haberler Basın Bültenleri Basın Bültenleri
|
Ankara Şube Basın Açıklaması 06.08.08 |
|
|
06 Ağustos 2008
HIGH COMMISSIONER FOR HUMAN RIGHT’S OFFİCE
COUNCİL OF HUMAN RIGHTS
Küba devrimi bilindiği üzere gerçekleştirildiği tarihten bugüne kadar ABD hükümeti ve onun öncülüğünden çok sayıda devlet tarafından politik, kültürel,diplomatik askeri,psikolojik ve ideolojik olarak ve özellikle de ekonomik olarak saldırıyla maruz kalmıştır. Ancak ABD’nin son zamanlardaki saldırıları hiç bugüne kadar olmadığı kadar geniş ve saldırgan olmamıştır.
|
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İzmir Şube Basın Açıklaması 29.07.08 |
|
|
28.07.2008
BASINA VE KAMUOYUNA
Tarihi boyunca çeşitli şiddet eylemleri ile pek çok insanın zarar gördüğü Türkiye, 27 Temmuz 2008 tarihinde yine, yeniden bir şiddet eyleminin mağduru ve tanığı oldu.
Ergenekon soruşturması ve davası ile şiddetin devlet yönetimini belirlemede bir araç olarak kullanıldığı ve derinine inildikçe şiddet kullanan her aktörün üst düzey ilişkiler içinde oldukları, birbirlerinin şiddetini belirledikleri ve yönlendirdikleri bir kere daha görüldü.
Neticede kullanılan şiddetin toplumun kendi kaderi üzerinde söz sahibi olması inisiyatifini kaldırdığı, gittikçe de toplumu güvenlik paranoyasına sürükleyerek, yönetimi tümden otoriter güç ve kurumların egemenliğine teslim ettiği bilinmektedir.
Bu bağlamda, kim tarafından ve hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, bireylerin korku toplumunun bir parçası haline getirilmesi ve toplumun geleceği hakkında söz sahibi olabilme inisiyatiflerinin yok edilmesi amacıyla gerçekleştirildiği ortadadır.
Biz Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi olarak, bu saldırıda yaralananların ve yaşamını yitirenlerin yakınlarının acılarını paylaşıyor ve Güngören'deki saldırıyı kınıyoruz.
Bu güne kadar yaşadıklarımız göstermiştir ki; mevcut adli ve idari yapılar acıların dindirilmesinde üzerine düşen görevi yapmamış, halkın iradesini yok saymıştır. Bilinenin tekrarı olmaması için, bu kez tüm yetkili makamlardan hukuka uygun bir soruşturma ile faillerin bulunmalarını beklediğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.
Saygılarımızla. |
|
|
İzmir Şube Basın Açıklaması 25.07.08 |
|
|
|
25.07.2008

'ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ'NÜN
SUSURLUK BAĞLANTISI ARAŞTIRILMALIDIR;
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda "ERGENEKON Soruşturması" olarak bilinen soruşturma bir kısım şüpheliler yönünden tamamlanmış ve kamu davası açılmıştır.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre soruşturması tamamlanıp, hakkında kamu davası açılan şüpheliler içinde Emekli General Veli Küçük de bulunmaktadır
Şüpheli Veli Küçük'ün adı, kamuoyunda ilk olarak 3 Kasım 1996 yılında, Susurluk'ta meydana gelen trafik kazası sonrasında yürütülen soruşturma ile duyulmaya başlanmıştır. Bu soruşturmayla siyasetçilerin, güvenlik ve istihbarat güçlerinin, bürokratların kamu kaynaklarını ve uyuşturucudan elde edilen kara paraları kullanarak suç örgütü oluşturduklarına ilişkin tartışmalar bir gerçeklik zeminine oturmuştur. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Antalya Şube Basın Açıklaması 24.07.2008 |
|
|
|
24 Temmuz 2008
ALİ ÖZ’Ü ARTIK HEPİMİZ TANIYORUZ.
Ali Öz’ü artık tanıyoruz.
On mahpusun katledildiği onlarcasının sakat kaldığı 1999 yılı Ulucanlar Cezaevi katliamından onu tanıyorduk.
Ahmet Taner Kışlalı’nın bombayla katledilmesinden sonra yürüttüğü soruşturmadan dolayı onu tekrar hatırladık. 2005 yılında Trabzon’da Tayad üyelerine karşı yapılan linç girişiminde yine oralardaydı.
Bu gün bir kez daha karşımızda ve bu kez Hrant Dink’in katledilmesi öncesi kendisine gelen istihbaratı “HATIRLAMADIĞINI” söyleyerek ve bir kez daha kendisini bizlere hatırlattı.
Artık hiç kimse bundan sonra Hrant’ın öldürülmesinin basit bir “ihmaller zinciri” sonucunda meydana geldiğini söylememelidir. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Merkez Basın Açıklaması 15.07.08 |
|
|
|
15.07.2008
BASINA VE KAMUOYUNA
TBB Başkanı Av. Özdemir ÖZOK "Terör tanımının yumuşatılmasına" karşı olduğunu açıkladı. Yani başkana göre "Terör suçu Terör suçudur". Herkes neyin terör olduğunu bilir! Şimdi bunun genişletilip "saygın insanların" başka başka işlerinin terör kapsamına alınması hatalıdır.
İyi tespit.
Acaba başkan bunu hangi bağlamda söylemiş olabilir?
2007 yılı Aralık ayından bu yana evlerinden, öğrenci yurtlarından, ailelerinin yanından sabaha karşı uzun namlulu silahlarla yapılan baskınlarda gözaltına alınmış üzerlerinden tırnak çakısı çıkmayan üniversite öğrencileri hakkında açılan TERÖR ÖRGÜTÜ davaları için mi?
Ya da 6 Kasım'da YÖK'ü protesto ettikleri, 1 Mayıs'da İşçi Bayramı kutlamalarına katıldıkları, 8 Mart'ta Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarına katıldıkları için TERÖR suçundan tutuklanan öğretmenler, mimarlar, ev kadınları, işçiler için olabilir mi? |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İstanbul Şube Basın Açıklaması 11.07.2008 |
|
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
Savcılık tarafından "Ergenekon" adı verilen örgütle ilgili yapılan son operasyonlarda aralarında Emekli Orgeneraller Şener ERUYGUR ve Hurşit TOLON, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan AYGÜN ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa BALBAY'ın (serbest) da bulunduğu onlarca kişi gözaltına alınıp tutuklandı. Daha önce aynı örgüt ile ilgili yapılan soruşturma kapsamında halka karşı işledikleri suçlar nedeniyle kamuoyunca yakından tanınan Veli KÜÇÜK, Kemal KERİNÇSİZ ve Doğu PERİNÇEK'in de aralarında bulunduğu kimseler de gözaltına alınıp, tutuklanmıştı.
Tüm bu soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin kurduğu "Ergenekon" adı verilen örgütün; Hrant Dink'in katledilmesinden Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay saldırılarına, 1 Mayıs Katliamı'ndan Gazi Katliamı'na, gayrimüslim din adamlarına saldırılardan bayrak ve linç provokasyonlarına kadar uzanan onlarca saldırının sorumlusu olduğu açıklandı. Yine bu operasyon kapsamında bir kısım darbe planının da ele geçirildiği duyuruldu.
Operasyon; hükümetin demokrasi ve insan haklarına saygı pozlarına bürünmesine, hükümet yanlısı medyanın temiz eller operasyonu manşetleri atmasına, diğer kesimin ABD emperyalizminin ulusalcıları tasfiye operasyonu ve ABD Darbesi söylemine kaynaklık ediyor. Diğer yandan her iki kesim kendisini ilerici ilan edip gayri safi milli hâsıladan kendisine düşen günlük 2 dolarla yaşamak zorunda olan sıradan insanı, 17 aileden arta kalanı paylaşmak zorunda kalan 70 milyonu kendi tarafında saf tutmaya çağırıyor; İlerici ve darbe karşıtı AKP! İle Amerikan emperyalizmine ve gericiliği karşı ulusalcılar! |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İstanbul Şube Basın Açıklaması 27.06.2008 |
|
|
27.06.2008
Sultanahmet Adliyesi Önü
VAHŞETE TANIĞIZ, ADALET İSTİYORUZ!
19–22 Aralık 2000 tarihi tüm hakların devletin bekası için rafa kaldırıldığı bir milattır. Bu tarihte Türkiye hapishanelerinde tutulan siyasi tutuklu ve hükümlüler devasa bir askeri güç tarafından saldırıya uğramıştır. Ülke çapında 20 ayrı hapishaneye aynı anda yapılan operasyonla 28 tutuklu ve hükümlü ile 2 asker hayatını kaybetmiş, yüzlerce tutuklu ve hükümlü ağır yaralanmıştır.
Ahlaksız bir şekilde “Hayata Dönüş” adı verilen operasyon sonrasında sağ kurtulan tutuklu ve hükümlülere onlarca yıl hapis istemine konu davalar ardı ardına açılırken. Operasyonu planlayanlar, yönetenler ve bizzat katılanlar hakkında soruşturma dahi açılmamıştır. Kamuoyunun baskısını gidermek gayesi ile ancak operasyon sırasında ihtiyat görevinde bulunan bir kısım asker ve görevli hakkında göstermelik davalar açılmıştır. Bugün bu davalar da beraat yahut zamanaşımı kararlarıyla birer birer bitirilmektedir.
|
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Merkezden Basın Açıklaması 13 Haziran 08 |
|
|
|
13 Haziran 2008
BASINA VE KAMUOYUNA
"MEHMET BAL DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR"
"VİCDANİ REDDİNİ AÇIKLAYANLARA VE ONLARA DESTEK VERENLERE YÖNELİK BASKILARA SON VERİLMELİDİR"
Pek çok ülkede "hak" olarak kabul gören "vicdani red"din Türkiye'de tartışılması bile mümkün olmamaktadır. "Askerliği" ve "vicdani reddi" tartışmaya açanların tam da kendilerinin karşı çıktıkları dil ile –gözaltı, tutuklanma, işkence, kötü muamele- terbiye edilmeleri uygun görülmektedir.
Vicdani reddini açıkladıktan sonra bir dizi adli takibata uğrayan, en son 8 Haziran günü tutuklanarak 3. Kolordu Hasdal Askeri Cezaevine götürülen Mehmet BAL, cezaevi idaresinin yönlendirmesiyle aynı koğuşta kalan kişiler tarafından ağır bir biçimde darp edildi. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Antalya Şube Basın Açıklaması 02.06.08 |
|
|
02.06.2008
BASIN AÇIKLAMASI
JANDARMAYA VE POLİSE “GENİŞ TEKNİK TAKİP YETKİSİ” VEREN KARARLAR YOK HÜKMÜNDEDİR.
2 Haziran günü Basın organlarında yayınlanan belgelerle ortaya çıkan ve tüm yurttaşları kapsayacak şekilde verilen takip ve izleme yetkisi, bu ülkede hukuktan ne derece uzak yaşadığımızı bir kez daha bize hatırlatmıştır.
Bu gün Mahkeme tarafından verilen “GENEL İZLEME” yetkisiyle bütün yurttaşlara “geniş takip ve izleme “ yapmak konusunda polis ve jandarmanın yetkilendirildiğini öğrendik.
Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu 135 , hiçbir hukuki yoruma ve değerlendirmeye izin vermeyecek şekilde açıktır. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Ankara Şube Basın Açıklaması Mayıs 08 |
|
|
|
27 Mayıs 2008
BASINA VE KAMUOYUNA
Büyük çoğunluğu emekli asker ve eski emniyet amirlerince kurulan, kimi zaman mafya babaları ve Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan isimlerle ilişkileri medyada gündem edilen özel güvenlik şirketlerinin üniversitelerdeki varlığı, üniversitelilerin can güvenliğini tehdit edecek uygulamaları yaratmaktadır.
Birçoğu kirli işlere ve ilişkilere bulaşmış bu özel güvenlik şirketlerine öğrencilerin “güvenliği” devredilirken, bu güvenlik anlayışının öğrenciyi korumak değil baskı altında tutmak demek olduğu her geçen gün yaşanan olaylarla daha da anlaşılır olmaktadır. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 10 of 66 |
|