|
|
Ana Sayfa Haberler Basın Bültenleri Ankara Şube Mehmet Ağar yargılaması bitiminde yapılan basın açıklaması
|
Ankara Şube Mehmet Ağar yargılaması bitiminde yapılan basın açıklaması |
|
|
|
09.02.2008 ANKARA
BASINA VE KAMUOYUNA
Değerli Basın Mensupları,
Sabık polis müdürü, milletvekili ve bakan Mehmet Kemal AĞAR’ın, ‘silahlı bir teşekkül’ üyesi olarak işlediği öne sürülen bazı suçların yargı önünde tartışılabilmesi amacıyla bugün Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davaya müdahale dilekçesi verdik.
Suçlarını ödüllendirmek ve suç ortaklıklarını gizleyebilmek amacıyla bu eski polis şefini Adalet Bakanlığı’na kadar yükseltmiş olan siyasal rejim bugün hala ayaktadır. Sadece ömrü boyunca yetiştirdiği, yönlendirdiği ve koruduğu diğer faillerin değil, yıllar boyunca birlikte siyaset ve memuriyet yaptığı binlerce suçlunun bugün rahatça aramızda dolaşabilmesine göz yuman da aynı siyasal rejimdir.
Bugün buraya; ‘kolluk operasyonu’ adı altında evlerinde, işyerlerinde ve sokaklarda infaz edilen devrimcilerin katilleri ile onları bu insanlık dışı suça teşvik eden ve adaletten kaçıran siyasetçilerin, bürokratların, adli ve idari mekanizmaların suçlarını yüksek sesle haykırmak için geldik.
Bugün burada, hala cesetlerine bile ulaşamadığımız binlerce kayıp vatandaşımızı kaçırarak katleden, işkence eden, köylerini yakan, yakınlarını ve adalet arayanları yıldırmak için karakolları, mahkeme binalarını, hapishaneleri babalarının evi gibi kullanan halk düşmanlarını unutmadığımızı göstermek için toplandık.
Sadece tetiği çekenleri, manyetoyu çevirenleri, falakayı tutanları değil; onları alkışlayanları, “ellerini soğutmamak için” sırtlarını sıvazlayanları, yargılamayanları, hesap sormayanları da bu suçun ortağı kabul ediyoruz.
1994 yılında üyemiz ve meslektaşımız Avukat Faik CANDAN’ı gündüz vakti Ankara’nın en işlek caddesinden kaçırılıp, işkence edilerek alçakça katledilmesi işte bu teşekkülün suçlarındandır. Sanık Mehmet Kemal AĞAR bu dönemin Emniyet Genel Müdürü’dür, devamında Adalet ve İçişleri Bakanı da olacaktır.
Ancak sanığın gerçek suçları hala dava konusu edilememiştir.
Bugün hakkında hazırlanan iddianame ile bütün bu yıllar boyunca “cürüm işlemek için yasadışı silahlı bir teşekkül kurduğu ve yönettiği” söylenmektedir.
Yani bizlerden, bu sanığın bir yandan “uyuşturucu ve silah kaçakçılarına bulaştığını”, “sahte evrak tanzim ettiğini”, “devletin envanterindeki silahları katillere dağıttığını” bilmemiz, birçoğu polis memurlarından, uyuşturucu kaçakçılarından ve kumarhane işletmecilerinden oluşan bir çete kurduğunu görmemiz, diğer yandan ise; aynı çete üyesi polislere “kolluk operasyonu” adı altında öldürtülen siyasal ve toplumsal muhalefet öncülerinin, gözaltı adı altında işkence yaptırarak kaybettirdiği vatandaşlarımızın hesabını sormamamız istenmektedir.
Bu büyük bir yanılgıdır. Adalet, siz yeterli gördüğünüzü verdiğinizde değil, halk ihtiyaç duyduğunu elde edinceye kadar istenecektir.
Çağdaş Hukukçular Derneği; halka karşı işlenen suçlar için zamanaşımı, dokunulmazlık, “devletin üstün menfaatı” gibi karanlık örtüler tanımaz. Bizler halka karşı işlenmiş son suçun hesabı soruluncaya kadar tarafız.
Saygılarımızla. 09.02.2009 |
|