|
Antalya Şube Basın Açıklaması 02.06.08 |
|
|
02.06.2008
BASIN AÇIKLAMASI
JANDARMAYA VE POLİSE “GENİŞ TEKNİK TAKİP YETKİSİ” VEREN KARARLAR YOK HÜKMÜNDEDİR.
2 Haziran günü Basın organlarında yayınlanan belgelerle ortaya çıkan ve tüm yurttaşları kapsayacak şekilde verilen takip ve izleme yetkisi, bu ülkede hukuktan ne derece uzak yaşadığımızı bir kez daha bize hatırlatmıştır.
Bu gün Mahkeme tarafından verilen “GENEL İZLEME” yetkisiyle bütün yurttaşlara “geniş takip ve izleme “ yapmak konusunda polis ve jandarmanın yetkilendirildiğini öğrendik.
Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu 135 , hiçbir hukuki yoruma ve değerlendirmeye izin vermeyecek şekilde açıktır.
Yasa “ANCAK BİR SUÇ VE KOVUŞTURMADA, SUÇ İŞLENDİĞİNE İLİŞKİN KUVVETLİ ŞÜPHE SEBEBLERİNİN VARLIĞI VE BAŞKA SURETLE DELİL ELDE EDİLMEMESİ İMKANININ BULUNMAMASI DURUMUNDA ..ŞÜPHELİ VEYA SANIĞIN TELEKOMİNİKASYON YOLUYLA İLETİŞİMİNİN TESPİT EDİLEBİLECEĞİNİ , KAYDA ALINABİLECEĞİNİ VE SİNYAL BİLGİLERİNİN DEĞERLENDİRİLEBİLECEĞİNİ “ emretmektedir.
İletişimin izlenmesi için buda yetmemektedir. Yasa verilecek kararda “yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği , iletişim aracının türü ,telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu ve tedbirin türü ve süresinin” belirtilmesini de emretmektedir.
Yine Ankara’da verilen karara dayanak olarak gösterilen 5397 sayılı yasada da “Kararda ve yazılı emirde, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodundan belirlenebilenler ile tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler belirtilir. Demektedir.
Tekrar ediyoruz. Yasa açıktır. Eğer ortada belli bir sanık/ şüpheli ve başlatılmış bir suç soruşturması yoksa, internet yazışmaları, telefon dinlemesi ve cep telefonu mesajları bir tarafa, telefon arama kayıtları dahi istenemez.
Herkes bilmelidir ki, ortada bir Mahkeme kararı olması bu izlemelere hukuki meşruluk kazandırmayacak, eğer mahkemece verilen dinleme kararında “yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği , iletişim aracının türü ,telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu ve tedbirin türü ve süresi “ yoksa verilen bu Mahkeme kararları infaz kabiliyeti olmayan “yok” hükmünde sayılacaktır.
DAHA AÇIK BİR ÖRNEKLE; BİR MAHKUMİYET KARARINDA SEHVEN “SANIĞIN İSMİNİN YAZILMASININ UNUTULMASI “ HALİNDE, NASIL BU KARAR İNFAZ EDİLEMEYECEKSE, ŞÜPHELİ VEYA SANIĞIN YAZILI OLMADIĞI BİR DİNLEME VE İZLEME KARARININ AYNI ŞEKİLDE YERİNE GETİRİLEMEYECEĞİNİ SÖYLÜYORUZ.
Ve buna ekliyoruz.
“Sanığı belli olmayan bir mahkeme kararını infaz etmek için polisin sokaktan rastgele birisini içeri alması” nasıl bu polisi ceza sorumluluğu altına sokacaksa, izleme kararında ismi geçmeyen bir şüpheli hakkında yapılan teknik izlemede aynı şekilde hukuk dışıdır ve yapanı da cezai ve hukuki sorumluluk altına sokar, diyoruz.
Ve buradan herkese hukuka saygıya ve onu ciddiye almaya davet ediyoruz.
Avukat Münip Ermiş
Çağdaş Hukukçular Derneği
Antalya Şubesi Başkanı
|