DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ, SEVGİLİ DOSTLAR,
Önce Şükrü Erbaş'tan bir şiir :
İnsan burada büyük denizler üzerine düşler kuramaz
İnsan burada ışıklı çarşıların masalını duyamaz
Bulutlardan başka bir şeyin hareket etmediği
Bu esmer, bu yılgın, bu sağır düzlükte
Silinir her gün biraz daha yaşamla ölüm arasındaki çizgi
Rüzgar bir uzun ağıttır boşluğu dillendiren
Öfke toprak kadar katı, sevinç sararan otlar ömründe
Bir akışsız sudur sevgi kendi bendini yıkan
İnsan burada aç kalır, yalnız ölür, türküsüz soluyamaz
Şiirin adı: Azala Azala Ölmek'. Şair olmak, azala azala ölmemek için, başkalarının yarasına da merhem çalmaktır.Başkalarının acısına bakıp geçmemektir. Şair, yaşadığı coğrafyanın resmidir. Her çağda coğrafyasındaki yangın şairi de yakmıştır. Hem Sivas'ta olduğu gibi, hem şimdi burada olduğu gibi.
Bir yangın vardır Murathan Mungan'ın deyimiyle kalbimizin doğusunda. Şair Şükrü Erbaş, o yangını söndürmek için, karınca kararınca şiir taşımıştır kalbimizin doğusuna. Aydın olayı bir görev bilmiştir aynı zamanda, yalnız sözcüklerle değil ülkesiyle de haşır neşir olmuştur. Onun için tutup kardeşlerinin yarasına merhem çalmak için aday olmuştur 2002 milletvekili seçiminde Antalya'da.
Şükrü Erbaş, Manavgat'a seçim sırasında hiç gitmemiştir. Manavgat'ta parti binası önünde, partililere, artık yaşamayan Hikmet Fidan, Kürtçe 'Merhaba' demiş, bunun üzerine, Şair Şükrü Erbaş,Ömer Açar,Mehmet Gündüz, Celal Gülsalan Budak,Adnan Koçak Demir, İhsan Yılmaz, Cevdet Çağlar, Hazne Yıldırım, Yılmaz Yavuz, Cemil Aktaş, Rukiye Altılar, Şemsettin Kalay, Ahmet Tozluyurt ve artık yaşamayan Hikmet Fidan'a Kürtçe propaganda yaptıkları gerekçesiyle dokuzar ay hapis cezası verilmiştir.
Verilen karar hukuki hatalarla doludur. Ölen bir insana dahi ceza verilmiştir.Şair Şükrü Erbaş gibi, Kürtçe bilmeyenler ve Manavgat'a dahi gitmeyenler cezalandırılmıştır. Karar tarafımızdan temyiz edilmiştir. Bundan önceki aşamada, davadan bilgimiz yoktu. Davanın takibi, AHİM de dahil olmak üzere, bundan sonraki aşamaları Çağdaş Hukukçular Derneği olarak tarafımızdan üstlenilmiştir.
TRT tarafından dahi, Heşt Tv adlı Kürtçe televizyon kanalı kurulurken, barış için, kardeşlik için, yaşanır bir ülke ve dünya için, hukukun geldiği evrensel değerler de dikkate alınarak dil yasaklarından vazgeçilmeli ve buna ilişkin yasal düzenlemeler tez zamanda yapılmalıdır.
Hem davanın hem de ülkemizde yapılması gerekli hukuksal düzenlemelerin takipçisi olacağımızı basına ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.17.12.2008
Çağdaş Hukukçular Derneği
Antalya Şubesi Sekreteri
Av.Nusret Gürgöz |