ÜyeFormu

Hoşgeldin Ziyaretçi.






Parolamı unuttum
Üye değil misiniz? Üye Olun
Aktivasyon mailiniz gelmedimi? tekrar isteyin?

Site İçi Arama

Ana Sayfa arrow Haberler arrow Basın Bültenleri arrow Antalya Şube Basın Açıklaması 25.11.08
Antalya Şube Basın Açıklaması 25.11.08 Yazdır E-posta
26.11.2008


BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü. Kadınlar tarihsel süreçte küresel düzeyde ekonomik, sosyal, kültürel ve politik alanda hep dezavantajlı olmuştur. Dünyada açlık sınırında yaşayan 1,3 milyar insanın %70’i kadındır.Dünya sağlık örgütünün istatistiklerine göre, 15-44 yaş arası toplumsal cinsiyet ayrımına dayalı ölüm oranları, kanser-sıtma-trafik kazaları ve savaşlardaki ölüm oranlarından daha fazladır.

Ülkemizde her üç kadından biri, yalnızca kadın oldukları için dövülüyor, cinsel tacize ya da tecavüze uğruyor, töre ya da namus adına öldürülüyor. Daha büyük bir çoğunlukta ruhsal, psikolojik ve ekonomik şiddete uğruyor.Başlık parası,berdel, zorla evlendirme, salt dini tören yapılarak birden fazla beraberlikler hala gündemde.Uğradıkları şiddet kadınlarımızı bunalıma ya da intihara sürüklüyor.

Kadınlarımızın uğradıkları şiddetin temelinde yerleşik ataerkil kültür, toplumsal önyargılar ve inanışlardan kaynaklanan toplumsal cinsiyet eşitsizliği var. Okulda, ailede ve medyada kullanılan dilde de ataerkil bakış açısı var. Yasama organı üyelerinin ve yasa uygulayıcılarının azımsanmayacak sayıdaki bir kısmı da aynı bakış açısının etkisi altındadır.

Özellikle kadın ve çocukların fiziksel ve ruhsal yaşamını tehdit eden bu şiddeti önlemek için öncellikle ve ivedilikle;

1)Sığınma evleri ve toplum merkezlerinin sayısı arttırılmalıdır. Sığınma evleri açmak, yönetim ve işletim esaslarını belirlemek, denetlemek devletin asli görevi olmalıdır. Merkezi yönetimin belirleyeceği ve denetleyeceği esaslar çerçevesinde Belediyeler kanunun 14. Maddesi gereği nüfusu 50.000 ve üzerinde olan büyük şehir belediyeleri ile alt belediyeler, kadın ve çocuk koruma(sığınma) evlerini derhal yapmalı ve hizmete açmalıdır.Kanunun bu emredici hükmünü yerine getirmeyen belediyeler hakkında derhal yasal işlem başlatılmalıdır.

2)Emniyet Müdürlükleri ve karakollarda Aile içi şiddet birimleri oluşturulmalıdır.

3)Kadınların ve çocuklara yönelik şiddetle ilgili her türlü maddi ve manevi tazminat davaları ile nafaka davaları ve çocuk teslimine ilişkin icrai işlemler mahkeme ve icra harç ve giderlerinden muaf tutulmalıdır.

4)Devletin; özellikle kadına ve çocuğa yönelik şiddet kadın hukuku ve çocuk hukuku konularında toplumu eğitmek doğrultusunda planlı ve programlı bir eğitim politikası olmalıdır. Tüm resmi eğitim ve beceri kurslarının ders programında zorunlu ders olarak yer almalıdır. Devlet, başta yargı ve kolluk görevleri olmak üzere, kendi bünyesindeki konu ile ilgili tüm kamu görevlilerini bu konularda zorunlu bir meslek içi eğitime tabi tutmalıdır.

5)Toplumsal cinsiyet ayrımcılığına dayalı namus cinayetleri TCK’DA kasten öldürme suçunun nitelikli hali (TCK.82.md.) kapsamına alınmalıdır.

6)Toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısının yerleştirilmesine yönelik eğitim, basın sanat, kültür ve bilim faaliyetlerine önem ve hız verilmelidir. Saygılarımızla 25.11.2008