ÜyeFormu

Hoşgeldin Ziyaretçi.






Parolamı unuttum
Üye değil misiniz? Üye Olun
Aktivasyon mailiniz gelmedimi? tekrar isteyin?

Site İçi Arama

Ana Sayfa arrow Haberler arrow Basın Bültenleri arrow Genel Merkez Basın Açıklaması 11.6.09
Genel Merkez Basın Açıklaması 11.6.09 Yazdır E-posta

MUHALİF BASIN ÜZERİNDE BASKILAR DEVAM EDİYOR.

8 Haziran 2009  günü İstanbul’da yayınlanan  Günlük gazetesinin 1ay süreyle KAPATILDIĞI İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tebliğ edilmiştir.

Terörle Mücadele Kanununun 6.maddesi gerekçe gösterilerek verilen karar, biliyoruz ki, muhalif basın üzerinde yıllardır süren baskıların ne ilkidir, nede sonuncusu olacaktır. Çünkü bu yasaya  dayalı olarak   “TEDBİR AMAÇLI”  verilen yayın durdurma kararlarındaki gerekçeler artık traji-komik bir hal almıştır. Muhalif basını susturmak için, adeta kurt ile kuzu arasındaki  meşhur  hikayedeki  “SUYU BULANDIRDIN” gerekçeleri yaratılmakta ve  yayımı yapanların siyasi kimliği ve siyasi duruşu bir yayını durdurmak için yeterli görülmekte,  yayının kendisi artık “TEFERRUAT”  haline gelmektedir.

Günlük gazetesinin yayın durdurma gerekçesi ise  "Pe Ke Ke" mi yoksa  "Pe Ka Ka" mı tartışması üzerinden yapılan, Türkçe'nin doğru kullanımıyla ilgili bir değerlendirme yazısı ile Diyarbakır’daki bir gösterinin çoğu gazetelerden yayınlanan  haber fotoğrafıdır. 

Kapatmaya dayanak yapılan Terörle Mücadele Kanununun 6.maddesi açıkça Anayasa’ya aykırıdır.  Çünkü Anayasa’nın 28.maddesi sadece suç konusu olan yayının dağıtımının durdurulmasından ve toplatma kararından bahsetmektedir ve   28/4-8  ‘e göre “tedbiren dağıtımın durdurulması” ve “toplatma kararı” ancak basılmış bir yayın hakkında verilebilir.  Bu düzenleme,   bir yayının belirli bir süreyle veya süresiz   (tedbir yoluyla veya ceza mahkumiyetinin sonucu olarak)   yayımlanmasının durdurulmasını kapsamamaktadır.

Yine bilinmelidir. Basın özgürlüğünün sınırlanması ile ilgili Anayasaca öngörülmeyen  bir tedbir veya yaptırım yasa yoluyla getirilemez.  Bu nedenle, TMK. 6. maddenin Anayasa’nın kaba bir şekilde ihlalinden başka bir hukuki anlamı yoktur.

Ancak Anayasa’ya açıkça aykırı olan bu hükümle ilgili olarak dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından Anayasa Mahkemesine açılan dava yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen nedense karara bağlanmamıştır.

TMK’nın yeni biçiminin 2006 yılında  yaşama sokulması ile birlikte, baskı rejimi tüm aygıtları ile birlikte muhalif basın üzerine çökmüştür.

Çağdaş Hukukçular Derneği, özgürlüklerin düşmanı olan  Terörle Mücadele Kanununun kaldırılması için tüm demokrasi güçlerine mücadeleye çağırmaktadır.

Basın özgürlüğüne her zamankinden daha fazla sahip çıkma zamanıdır.

Esas DTP operasyonu ile başlayan, bazı KESK üyeleri ve  İHD Yöneticilerinin gözaltına alınması ve bir kısmının tutuklanması ile devam eden bu süreç şimdi de Günlük gazetesinin kapatılması ile devam etmektedir. Çağdaş Hukukçular Derneği olarak örgütlenme, ifade özgürlüğü ve basın özürlüğüne yönelik bu baskıları kınıyor ve süreci kaygıyla izliyoruz.

Baskıya, şiddete ve sansüre alışmayacağız.