ÜyeFormu

Hoşgeldin Ziyaretçi.






Parolamı unuttum
Üye değil misiniz? Üye Olun
Aktivasyon mailiniz gelmedimi? tekrar isteyin?

Site İçi Arama

Advertisement
Ana Sayfa
Genel Merkez Basın Açıklaması 15.07.08 Yazdır E-posta
15.07.2008

BASINA VE KAMUOYUNA

TBB Başkanı Av. Özdemir ÖZOK "Terör tanımının yumuşatılmasına" karşı olduğunu açıkladı. Yani başkana göre "Terör suçu Terör suçudur". Herkes neyin terör olduğunu bilir! Şimdi bunun genişletilip "saygın insanların" başka başka işlerinin terör kapsamına alınması hatalıdır.

            İyi tespit.

Acaba başkan bunu hangi bağlamda söylemiş olabilir?

            2007 yılı Aralık ayından bu yana evlerinden, öğrenci yurtlarından, ailelerinin yanından sabaha karşı uzun namlulu silahlarla yapılan baskınlarda gözaltına alınmış üzerlerinden tırnak çakısı çıkmayan üniversite öğrencileri hakkında açılan TERÖR ÖRGÜTÜ davaları için mi?

            Ya da 6 Kasım'da YÖK'ü protesto ettikleri, 1 Mayıs'da İşçi Bayramı kutlamalarına katıldıkları, 8 Mart'ta Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarına katıldıkları için TERÖR suçundan tutuklanan öğretmenler, mimarlar, ev kadınları, işçiler için olabilir mi?


            Belki de dükkânlarının camına "Lübnan'a asker gönderilmesin" diye yazı yapıştırıp sembolik kepenk kapatma eylemi yapmak isterken yakalanıp TERÖR suçundan 60 yıl hapis cezası istenen esnaflar için söylemiştir.

            Yazdıkları, çizdikleri, protesto ettikleri için TERÖR suçundan yargılanan gazeteciler, aydın ve sanatçılar için de değilse ihtimal gerçekten azalmaktadır.  

Aslında Avukat ÖZOK'un, Türkiye Barolar Birliği başkanı olduğu düşünülürse; bu cümleleri, mahkemeden aldığı dava dosyasını cezaevinde yatmakta olan müvekkiline verilmesi için cezaevi yönetimine teslim eden, yani avukatlık yapmaya çalışan üyesi hakkında TERÖR suçundan soruşturma açılması ile ilgili söylemiş olması en akla yakın ihtimaldir.

            Maalesef böyle de değil.

            Bir ev dolusu el bombasının yakalanmasından başlayarak; içerisinde cinayet ve katliamların, korkutmacaların, cephanelik evlerin, silahlı-külahlı resmi-sivil yüzlerce ilgilisi ile birlikte yapılmış darbe planlarının bulunduğu söylenen bir soruşturma için söylenmektedir bu sözler.

            Olsun. Başkan buradan akıl yürütmeye devam etmelidir. Çünkü bu şekilde,

            Yapılması için onlarca tavsiye/telkin yazısı gönderdikleri, 19 Aralık 2000'de binlerce askeri sevk ve idare ederek açılışını yapmaktan gurur duydukları F Tipi Cezaevi hücrelerinde yakında akıl ve beden sağlığı bozulmaya başlayacak sabık komutanlar için de olsa F Tipi Cezaevine karşı çıkmayı başarabilir.

            Ya da doktora götürüldüğünde kelepçesi açılmadan dişi çekilmek istenen bir "emekli albay" için bir anda kelepçe ile tedavinin ne kadar insanlık dışı olduğunu hep birlikte kavrarız.

            Bilmiyoruz uygulanmış mıdır ama; mutat idare alışkanlığı gereği cezaevine sokulurken çırılçıplak soyularak makat aramaları yapılmışsa emekli paşaların, cezaevlerinin nasıl idare edilmesi gerektiği konusundaki fikirlerinde önemli değişmeler meydana gelmiş olabilir.

            Sanık sıfatı almadan ölümüne sebebiyet verilen müteveffa şüpheli OKKIR'ın göz göre kanserden ölümü, başkanın ve başkalarının gözlerini Erol ZAVAR'ın yine cezaevinde geçireceği 19. kanser ameliyatı için açmasını sağlayabilir.

            Daha da iyisi; Nisan Muhtırası ile terör tanımı bizzat Genel Kurmay Başkanlığı tarafından genişletilir ve ülkenin yarısı iç düşman ilan edilirken; Türkiye Barolar Birliği'nin yaptığı 12.06.2007 tarihli açıklamada muhtıraya verdiği koşulsuz desteğin yeniden değerlendirilmesini ve bizzat TBB'nin  "TERÖR" raporunda yer alan  "Ülkenin maruz kaldığı tehditlerin şiddetine uygun olarak kontr-terör veya anti-terör dozajı güçlü değişimler planlanmalı…" tespitinin gözden geçirilmesini sağlar.

            Akıl ve vicdan; insanların başlarına gelmeyen acıları paylaşabilmelerini ve bu acıları yaratan mekanizmaya birlikte karşı çıkabilmelerini sağlar. İkisinden birisi yönünden eksikseniz sesinizi yükseltebilmek için önce felaketin başınıza gelmesini beklemeniz gerekir. Geç olur ama acıyı etkili bir biçimde "paylaşırsınız" ve acıdan arta kalan aklınız sesinizi yükseltmenizi sağlar.

            Bundan sonraki iş; yani hazır sesinizi yükseltmişken, artık bunların sadece size yapılmasına değil, yaşıyor olduğunuz acıyı yaratan mekanizmaya herkes için karşı çıkabilecek kadar insanlığınızın olup olmadığına kalmıştır.

            Terör suçlaması genişletiliyor. Gerçekten doğru tespit.

Ülke yıllardır TERÖR soruşturmaları adı altında hukuksal bir harabeye çevrilirken; "sivil tepki" adı altında linç çağrıları yapılırken, siyasal, toplumsal, sendikal muhalefet TERÖR suçlamasıyla hareket edemez hale getirilirken, hepimiz dizlerimize kadar kendi çocuklarımızın kanına batırılmışken bunları aklına getirmeyenler için samimiyet testi yapılacak gün henüz bugün değildir.

 Bugün bir kere daha hep birlikte "yakalayanların" ve "yakalananların" elinden çektiklerimizden yüksek sesle şikâyet etme günüdür.

            Sevgi ve saygılarımızla.