|
|
Ana Sayfa Haberler Basın Bültenleri İstanbul Şube Basın Açıklaması (Haziran)
|
İstanbul Şube Basın Açıklaması (Haziran) |
|
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
Ankara-Ulus’ta meydana gelen bombalı saldırının hemen ardından, durumu fırsat bilen AKP hükümeti PVSK da değişiklik yapılmasına ilişkin bir yasa teklifini meclis gündemine getirdi. Kısa sürede Meclis Adalet Komisyonundan geçen yasa tasarısı, 2 Haziran 2007 günü Genel Kurulda kabul edilerek yasalaştı
PVSK’ da değişiklik yapılmasına ilişkin 02.06.2007 tarih ve 5681 Sayılı Yasa, polise çok geniş yetkiler tanıyarak zaten yürürlükte olan “polis devleti”ni kurumsallaştırmakta, “Ülke genelinde sürekli bir Olağanüstü Hal Yönetimi” getirmektedir.
5681 Sayılı Yasa, polise sokakta yürüyen ya da aracıyla trafikte seyir halinde olan herkesi, keyfi bir biçimde durdurma, kimlik sorma, alıkoyma yetkisi tanımakta; ayrıca durdurulan kişinin üzerinde, eşyalarında ve aracında, HÂKİM KARARINA VEYA SAVCI EMRİNE GEREK OLMAKSIZIN, arama yapma yetkisi tanımaktadır. Bu uygulamalar sırasında hâkim ve savcı kararı aranmayarak, hukuki güvenceler bertaraf edilmektedir.
Yasada ayrıca, polisin durdurduğu kişiye, durdurma sebebiyle ilgili sorular sorma yetkisi tanınarak, işlenmiş bir suçla ilgisi olabileceği düşüncesiyle durdurulan kişiye müdafii olmaksızın soru sorma ve ifade alma imkânı tanınmaktadır. Bu durum, savunma hakkına açıkça aykırıdır.
Yine 5681 Sayılı Yasa ile kolluğa, pasaport-silah ruhsatı-ehliyet başvurusu veya gözaltına alınma gibi bir nedenle emniyetle ilişkilenen herkesin parmak izini ve fotoğrafını alma, bunları muhafaza etme ve istediği zaman bunları kullanma imkânı tanınmaktadır.
Aynı konunun düzenlendiği CMK 81.madde ancak, cezası 2 yıl ve üzerinde olan bir suç şüphesi ile gözaltına alınanların parmak izlerinin alınabileceğini öngörmüşken, 5681 Sayılı Yasada, böyle bir sınırlama yapılmaksızın yolu sadece bir suç şüphesi ile değil, hangi sebeple olursa olsun bir şekilde emniyete düşen herkesin polisçe parmak izinin alınacağı öngörülmüştür. TEMELİNDE HERKESİN POTANSİYEL SUÇLU GÖRÜLMESİ ANLAYIŞI VE “FİŞLEME” MANTIĞI OLAN BU DÜZENLEME KABUL EDİLEMEZ.
Yine 5681 Sayılı Yasada yer alan “alınan parmak izleri ve fotoğrafların bu amaçla özel olarak oluşturulacak bir sisteme kaydedilip saklanacağı”na ilişkin düzenleme de Anayasamızda ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde temel hak ve özgürlüklerden biri olarak düzenlenmiş olan “özel hayatın dokunulmazlığı ve gizliliği” hakkına açıkça aykırıdır. CMK 81.maddesinde takipsizlik veya beraat kararının kesinleşmesi üzerine, alınan parmak izlerinin imha edileceği öngörülmüş iken, hiçbir suç isnadı olmaksızın alınan parmak izlerinin sürekli saklanması kabul edilemez.
Yasada kolluğa ayrıca, parmak izi, fotoğraf gibi verileri, HAKİM VEYA SAVCI KARARINA GEREK OLMAKSIZIN, doğrudan kullanabilme yetkisi verilmektedir. Kolluğun böyle bir yetki ile donatılması, kolluğun bu yetkisini kötüye kullanması ihtimalini akıllara getirmekte, bu nedenle bireylerin hukuki güvenliğini tehdit etmektedir.
5681 sayılı Yasa ile polise, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arama yetkisi verilmektedir. Net bir tanımının olmaması, muğlâk bir ifade olması nedeniyle, “gecikmesinde sakınca bulunan hal” kavramı, kolluğa uygulamada hâkim ve savcı kararı olmaksızın keyfi bir biçimde, arama yapma yetkisi verecek niteliktedir. Bu nedenle, önleme aramalarının mutlak surette hâkim veya savcı kararına dayanması, hiç değilse “gecikmesinde sakınca bulunan hal”in tanımının net bir biçimde yapılması zorunludur. Özellikle kişilerin özel kâğıtlarının hâkim kararı olmaksızın aranabilmesi bu düzenlemenin önleme aramasının amacına hizmet etmediğini açıkça gözler önüne sermektedir.
5681 Sayılı Yasa ile kolluğa ayrıca, “duraksamadan ateş etme” yetkisi verilmektedir. Bu madde, olası yargısız infaz olaylarının önünü açan, yaşama hakkını tehdit eden bir düzenlemedir; bu nedenle, kabul edilemez.
Biz, hukukçular olarak sosyal, siyasal ve ekonomik altyapısı olmaksızın bir kanunun uygulanamayacağını çok iyi biliyoruz. Her kişinin başına birer kolluk görevlisi de dikseniz her binaya birer kamera da yerleştirseniz sosyal adaletsizliklerin ve ekonomik eşitsizliklerin devam ettiği bir yerde suçu önleyemezsiniz.
Bütün bu nedenlerle biz bu yasanın mevcut durumu daha da kötüleştireceği, suçu önleyememekle beraber ciddi hak gasplarına yol açacağını, uygulamaların bir müddet sonra infiale yol açabileceğini öngörerek Sayın Cumhurbaşkanından yasayı iade etmesini talep ediyoruz.
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ
|
|