ÜyeFormu

Hoşgeldin Ziyaretçi.






Parolamı unuttum
Üye değil misiniz? Üye Olun
Aktivasyon mailiniz gelmedimi? tekrar isteyin?

Site İçi Arama

Advertisement
Ana Sayfa
İzmir Şube Basın Açıklaması 22.09.08 Yazdır E-posta
22 Eylül 2008

BASINA VE KAMUOYUNA

MİSBAH AKTAŞ SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDE…


Cezaevleri, her dönem olduğu gibi günümüzde de insan hakları ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı yerler olarak varlığını sürdürüyor.

Başlı başına cezaevine kapatmanın kişilerin hak ve özgürlüklerinde doğal bir sınırlama yaratmasının yanı sıra cezaevlerinin her anlamda toplumun görüş alanlarının dışında mekânlar olması da yaşanan sorunların kamuoyu gündemine taşınmasını ve etkin bir denetim mekanizmasının işlemesini güçleştiriyor. Özellikle "yüksek güvenlikli" F tipi cezaevleri sorunların neredeyse kronikleştiği ve en fazla hak ihlallerinin yaşandığı yerler olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.

İzmir 1 No.lu F Tipi Cezaevinde tutuklu Misbah AKTAŞ, maruz kaldığı uygulamalar ve yaşadığı hak ihlallerinin sona erdirilmesi ve "insanca bir yaşam" sürdürebilmek için 10 Eylül 2008 tarihinden itibaren süresiz açlık grevine başladığını açıkladı.

Birçok kurumun ve resmi makamın yanı sıra Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi'ne başvuru yapan Misbah AKTAŞ,  bir süredir kendisine ve cezaevinde tutuklu olan diğer yakınlarına yönelik olarak başta cezaevi müdürü olmak üzere tüm cezaevi idaresi tarafından baskı yapıldığını, çeşitli hak ihlallerine uğradığını ve bu nedenle son çare olarak süresiz açlık grevine başlamak zorunda kaldığını ifade ediyor.

Misbah AKTAŞ anlatımlarında;

·         Hukuka aykırı olarak kendisine 15 gün süre ile hücre cezası verildiğini,
·         Tutuklu olan diğer kardeşleri ve akrabalarına da çeşitli gerekçelerle disiplin cezalarının uygulandığını,
·         Aynı cezaevinde kaldığı Aydın AKTAŞ, Adil AKTAŞ ve Selahattin SEYYAR'ın 5 Eylül 2008 tarihinde idare tarafından, hasımlarının bulunduğu 2 No.lu F tipi Cezaevine zorla sevk edildiklerini,
·         1 No.lu F Tipi Cezaevinde kalan Tahsim AKTAŞ, Ziya DİREKÇİ ve İrfan TALİ ve kendisinin de 9 Eylül 2008 tarihinde bulundukları yerlerden zorla alındığını, Tahsim AKTAŞ ve Ziya DİREKÇİ ile birlikte tekli hücrelere konulduklarını, İrfan TALİ'den bugünden sonra hiç haber alamadıklarını,
·         Tekli hücreye konulduktan sonra burada infaz koruma memurları tarafından dövüldüklerini,
·         16 Eylül 2008 tarihinde hücrelerine gelen yaklaşık 50 kişilik robocop kıyafetli infaz koruma memuru tarafından Tahsim AKTAŞ, Ziya DİREKÇİ ve kendisine coplarla saldırıldığını ve bu saldırılardan korunabilmek için kendilerini jiletle kesmek zorunda kaldıklarını,
·         Vücudunda ve boynunda ciddi kesikler oluşmasına ve kan kaybına rağmen halen revire çıkarılmadığını, pansumanını kendisinin yapmak zorunda kaldığını,
·         Cezaevi idaresinde görevli kişiler ve özellikle cezaevi müdürüne karşı açtığı davaların halen devam ettiğini, kendisinden hukuka aykırı taleplerde bulunulduğunu ve idare tarafından açıkça bir ayrımcılığa maruz kaldığını,
·         Can güvenliğinden endişe ettiğini, bu nedenle hastaneye ya da devam eden duruşmalarına dahi gidemediğini,
·         Cezaevi idaresine dilekçe ile başvurarak yapmış olduğu süresiz açlık grevi nedeniyle B-1 vitamini talep ettiğini, ancak bugüne kadar olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmediğini,
belirtiyor.

Misbah AKTAŞ 2 No.lu F tipi Cezaevine gönderilen kardeşlerinin geri getirilmesi; önceki yerleşim şekline dönülmesi; üzerlerindeki tehdit, taciz ve hakaretin son bulması halinde açlık grevini bırakacağını, aksi takdirde ölüm orucuna çevireceğini beyan ediyor.

Çağdaş Hukukçular Derneği olarak, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin haklarını korumak ve güvence altına almakla yükümlü tüm resmi makamlara Misbah AKTAŞ'ın aktardığı hukuka aykırı uygulamalar ve talepleri konusunda duyarsız kalmamaları gerektiğini hatırlatır, konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz.

Saygılarımızla.