|
11.10.2008
BASINA VE KAMUOYUNA
Basın özgürlüğü ve yurttaşların doğru haber alma hakkı sadece holdinglerle yönetilen gazetelere yönelik tehditlerle ortadan kaldırılmaz.
Geçtiğimiz temmuz ayı içerisinde basın camiasında “sansürün kaldırılışının 100. Yılı” kutlamaları yapıldı.
Yurttaşların haber alma özgürlüğü, bilgi edinme özgürlüğü anlamına gelen “sansürünün kaldırılışı” kutlamalarına sosyalist, yurtsever basın katılamadı. Çünkü
- Gündem Gazetesi geleneğinden gelen gazete ve dergiler son 2,5 yıl içerisinde 39 kez kapatma cezası aldı;
- Son yirmi gün içerisinde Alternatif Gazetesi, Gelecek Gazetesi, ESA Atılım Gazetesi, Azadiya Welat Gazetesi, Eğitim-Sen internet sitesi, Gerçek Gazetesi, Kızıllaşan Özgür Halk Dergisi, Özgür Ülke Gazetesi, Yürüyüş Dergisi ve derginin internet sitesi, Kaos GL Dergisi ve daha pek çok yayın organı ve internet siteleri kapatıldı.
Savcılık talimatları ve mahkeme kararlarıyla verilen bu kapatma cezalarının dayanağı: Terörle Mücadele Kanunu’nun 6. maddesi.
Sistemli bir şekilde sansüre uğrayan ve neredeyse düzenli aralıklarla kapatma cezaları alan sosyalist, yurtsever basına dönük kapatma- sansürleme terörü hiç bu kadar pervasızlaşmamıştı.
- Atılım Gazetesi, Alternatif ve Gelecek Gazetesi’nin kapatılma kararlarını haber yapması nedeniyle kapatıldı.
- Gerçek Gazetesi yayın hayatının ikinci gününde 1 aylık kapatma cezası aldı.
Eğitim-Sen internet sitesine verilen kapatma kararı gazete, dergilerden sonra sendikaların da sansüre maruz kalacağını göstermektedir.
Savaş çığırtkanlığı yapmayan, barış isteyen, sermaye-iktidar-ordu üçlemesine güzellemeler düzmeyen, bu üçlemenin cinayetlerini, adaletsizliğini, terörünü anlatmayı görev bilen tüm basın, yayın ve iletişim kuruluşları iktidar odaklarının hedef tahtasındadır.
Bayram öncesinde Genel Kurmay Başkanlığı öncülüğünde yapılan “terör” zirvesinde, bağımsız basın ve yayın kuruluşlarının susturulması yönünde karar alındığı tüm kamuoyunca bilinmektedir. Gazete, dergi, internet siteleri ve tüm haber alma kuruluşlarına dönük sansür politikası ülkede yaşanan savaşın, sömürünün yurttaşlara duyurulmasının yollarının ve ezilenlerin taleplerini dillendirebilecekleri araçların ortadan kaldırmasını hedeflemektedir.
Basın özgürlüğü ve yurttaşların doğru haber alma hakkı sadece holdinglerle yönetilen gazetelere yönelik tehditlerle ortadan kaldırılmaz. Her türlü muhalif sesin kendisini ortaya koyma alanı bulduğu ifade özgülüğü yurtsever ve sosyalist basın için de geçerlidir. Başbakan’ın Doğan Medya Grubuna dönük boykot çağrısının uyandırdığı tepkiler sırasında Gazeteler Cemiyeti ve Basın Konseyi’nin de belirttiği gibi “basına sansür kabul edilemez”.
Haber alma ve bilgi edinme özgürlüğüne dönük bu ihlaller derhal sonlandırılmalıdır.
Tüm sosyalist, demokrat ve yurtsever yayın organları ile dayanışma içinde olacağımızı basına ve kamuoyuna bildiririz.
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ
İZMİR ŞUBESİ |