|
|
Ana Sayfa Haberler Basın Bültenleri Basın Bültenleri
|
Genel Merkez Basın Açıklaması 22.1.09 |
|
|
B A S I NA VE KAMUOYUNA
Ergenekon Davasında sanık vekilliği yapan bazı avukatlar aynı davada müdahil vekilliği yapan avukatlara ve müvekkillerine karşı meslek etiği, savunma dokunulmazlığı ve bağımsızlığı, savunma hakkının yerine getirilmesi göreviyle bağdaşmayan tutum ve davranış içine girmişlerdir.
Bu tutum ve davranış tarzı ilk değildir:
- Hrant Dink davasında sanık Yasin HAYAL'in avukatı Fuat TURGUT "müvekkilim Hocalı katliamını yapan kuduz Ermenilere benzemez…hepimiz ermeniyiz diyen güruh nerede? Onlarda dışarı damı? Allah hepsini Hrant'larına kavuştursun! İnşallah Hrant'la birlikte haşrolurlar" şeklinde hakaret içeren saldırıda bulundu. Aynı davada bazı sanık vekilleri tarafından daha birçok benzeri davranış sergilendi.
- İşkence, yargısız infaz, kötü muamele gibi davalardan yargılanan polislerin avukatlığıyla tanınan avukat İlhami YELEKÇİ, bir TV kanalında yayınlanan "Bıçak Sırtı" isimli tartışma programında ifade ettiği düşünceleri nedeniyle Derneğimiz üyesi Avukat Erdal DOĞAN' a telefon ederek hakaretlerde bulundu, "bunu senin yanına bırakmayacağız" diyerek tehdit etti.
- Ergenekon davasında sanık Doğu PERİNÇEK' in savunmasını üstlenen avukat Hasan Basri ÖZBEY 19.01.2009 günü yaptığı basın açıklamasında, aynı davada müdahil olan Pof. Dr. Şebnem Korur FİNCANCI hakkında "Türkiye düşmanı faaliyetlerle tanındığı, AB fonlarıyla beslendiği" şeklinde sözlü saldırı ve hakarette bulundu. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İzmir Şube Basın Açıklaması 20.01.2008 |
|
|
|
BASIN AÇIKLAMASIDIR
KONU : 39. Ergenekon Duruşması Sonrası İşçi Partili Sanık Avukatlarının Açıklamaları
Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi, Türkiye'nin kalıcı bir iç barışa ve gerçek bir hukuk devletine erişebilmesinin koşullarından birisi olan kontrgerilla faaliyetlerinin tasfiyesine, militarist anlayış ve uygulamaların terk edilmesine yönelik mücadelesini uzun yıllardan beri devam ettirmektedir. Bu nedenle Ergenekon soruşturma ve davasını önemsemekte; mevcut soruşturma ve davanın geçmişteki örneklerinde olduğu gibi sınırlı, etkisiz ve yüzeysel bir şekilde geçiştirilmemesini, hukuki süreçlerin iktidar çatışmalarının kurbanı edilmemesini istemektedir. Bu amaç için de davanın tüm mağdurların katılımı ile aleni, hukuka uygun ve tüm sorumlular açığa çıkarılarak dağıtılıncaya kadar devamını talep etmektedir. Bu talebini de mahkemede dile getirerek kurumsal olarak davaya katılmak istemiş, ancak pek çok katılma talebi gibi ÇHD İzmir Şubesinin katılma talebi de mahkemece hukuki olmayan gerekçeler ile reddedilmiştir.
Bir hukuk örgütü olan şubemiz, katılanlara gönüllü ve ücretsiz hukuki yardım sunulmasının adalet, barış, hukuk devleti ve hukuki güvenlik için zorunlu olduğu bilinci ve üyeleri aracılığı ile pek çok kişinin olduğu gibi Ergenekon Davası katılanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'nın da yanında yer almıştır.
Mahkemenin önceki kararlarına aykırı olarak katılanın ve vekillerinin soru sorma haklarını gayri hukuki nedenler ile sınırlaması üzerine, üyemiz olan katılan vekilleri bu koşullar altında evrensel hukuka uygun ve adil bir yargılama yapamayacağı inancı ile mahkeme heyetinin davadan çekilmesini ve reddini CMK'ya uygun şekilde talep etmişlerdir. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Bursa Şube Basın Açıklaması 19.01.09 |
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
Hrant DİNK , iki yıl önce genel yayın yönetmenliğini yaptığı Agos'un İstanbul Şişli'deki binasının önünde öldürüldü. Hrant DİNK Bu topraklarda doğup büyüyen, bu topraklarda yaşayan ve ne yazık ki kurşunlanarak bu topraklarda ölen değerli bir aydınımız, değerli bir insanımızdı.
Hrant DİNK'in katledilmesinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen açılan davaların hiç biri sonuçlanmadı. Cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması, yargılamanın bir an önce sonuçlandırılarak sorumluların hak ettikleri şekilde cezalandırılması ,adaletin gölgelenmeden gerçekleşmesi talebimiz ve beklentimizdir.
ÇHD Bursa Şubesi olarak Saldırıyı farklı dil, din ve kültürlerdeki insanlarımızın barış içinde bir arada yaşama isteğine karşı işlenmiş bir cinayet olarak görüyor ve tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak değerlendiriyoruz. Saldırıyı bir kez daha nefretle kınıyor , faillerin bir an önce açığa çıkartılarak cezalandırılması talebimizi yineliyoruz.
|
|
|
Antalya Şube Basın Açıklaması 8.1.2009 |
|
|
ESKİŞEHİR’DEKİ IRKÇILAR HEMEN TUTUKLANMALIDIR..
Bu ülkenin resmi veya gayriresmi tüm ağızları “ERMENİ” sözcüğünü yıllarca sövme amacıyla kullandı.
Bu ülkenin savunma bakanı “milli kimlik” uğruna kan dökülmesini, insanların öldürülüp, yaşadığı yerlerden sürülmesini, etnik arındırmayı savundu.
Bu ülkenin anamuhalefet partisinden bir milletvekili Cumhurbaşkanının “ırkının” tespiti için “DNA” incelemesi yaptırmasını istedi.
Son olarak Eskişehir Osmangazi “ Kültür Derneği” isimli ırkçı –Faşist örgütün 8 Ocak günü gazetelerde yayınlanan açıklaması herkese, özelliklede “bu ülkede asla ırkçılık olmadı” diyenlere ders olmalıdır. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Bursa Şube Basın Açıklaması |
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
İsrail, Hamas'ın kendisine yönelik hareketlerini bahane ederek ve ölçüsüz güç kullanarak GAZZE'e kentine Sivilleri de hedef alan büyük bir bombalama ve imha eylemine girişmiştir. Bu hareket İsrail'in kendini savunma hakkı sınırlarını aşmış ve doğrudan doğruya Sivil halkı, kadın ve çocukları hedef alan bir katliama dönüşmüştür. İnsan hakları ve özellikle yaşam hakkı, çifte standardı kabul etmeyen mutlak ve korunması gereken bir haktır.
Yapılan katliam başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin ve onların işbirlikçilerinin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve Genişletilmiş Ortadoğu Projesi'nin (GOP) stratejisidir. Irak'ta yapılan işgal bunun bir parçasıdır. Afganistan işgali bunun diğer yanıdır. İran halkına dönük tehdit ve baskılar politikalarının birer parçalarıdır. Yapılmak istenen tüm Ortadoğu coğrafyasının kan ve gözyaşına boğmak, halkları bir birine kırdırmak, Ortadoğu'nun tüm zenginliklerini sömürmektir. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Ortak Basın Açıklaması Filistin |
|
|

BM ÜÇ MAYMUNU OYNAMA!
BASINA VE KAMUOYUNA
Uluslar arası savaş hukukunu sayısız kez ihlal eden, Birleşmiş Milletler kararlarını tanımamayı gelenek haline getiren İsrail bir kez daha sivilleri katlederek Filistin'i işgal ediyor. Bu saldırı ve işgal Genişletilmiş Ortadoğu Projesi eksenli ABD ve AB politikalarının yeni ve daha kanlı bir aşamasının başlangıcı olduğunun işaretlerini veriyor.
Ortadoğu'daki pazar ve enerji kaynaklarının paylaşım, denetim ve kontrolünü sınırsız bir biçimde ele geçirmek, emperyalist hegemonya stratejilerini hızlandırmak, kapitalizmin giderek ağırlaşan krizini yeni paylaşım savaşlarıyla, insanlığı katlederek çözmek istiyorlar. Tıpkı 2.Emperyalist Paylaşım Savaşında olduğu gibi.
Amaçları kirli olanların savaşları da kirli ve kural tanımazdır.
Emperyalist devletlerin stratejik çıkar ve güç dengelerine göre davranmayı gelenek haline getiren Birleşmiş Milletler, İsrail eliyle gerçekleştirilen bu kirli savaş ve işgal karşısında susuyor. Kendi koyduğu kuralların dahi fütursuzca ihlalini susarak destekliyor. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Merkez Basın Açıklaması 5.1.2009 |
|
|
KONYA OVASINDA EĞİTİLDİLER
FİLİSTİNDE KATLEDİYORLAR
Yine Filistin, yine kan ve gözyaşı!
Yine ABD-İsrail, yine iki yüzlü AB!
Kirli savaş operasyonlarının özel seçilmiş isimlerinde sırıtan o alaycı, o çirkin, o kanlı, o çocuk katili korkak yüz!
Krizler içinde çürüyen ve çürüten emperyalist-kapitalizmin insanlıkla savaşı!
ABD ve AB'nin GOP(Genişletilmiş Orta-doğu Projesi) eksenli Orta-doğu politikalarında yeni ve daha kanlı bir sürecin işaret fişeği bir kez daha Filistin üzerinden verildi.
İlaçsız, gıdasız, susuz, elektiriksiz bırakılarak açık hava hapishanesine dönüştürülen Gazze'ye boyun eğdiremeyen ABD-İsrail, AB'nin ikiyüzlü desteği ile Filistin' yeniden işgal ediyor.
Obama'nın, yaşanan vahşetin ortasında tatil yaptığı yerden verdiği pozlar, O'nun sadece renginin siyah olduğunu bir kez daha hatırlatıyor dünyanın işgal altındaki halklarına. Tıpkı Irak işgalinden tanıdığımız ABD Dış İşleri Bakanı Rice gibi. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İzmir Şube Basın Açıklaması 19 Aralık 08 |
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
F Tipi Hayatlar; F Tipi işkence;
19 Aralık 2000- adına "Hayata Dönüş" dediler. Katliamdı oysa. Operasyonlar ve tecride karşı yapılan eylemlerde 122 İNSAN yaşamını yitirdi. Sayı saymayı ilkokulda öğrettiler ya rahat sayıyor insan. Oysa, misket oynarken, kazandığımız misketleri saymıyoruz. 122 canı sayıyoruz ve sayamadığımız geride bıraktıkları.
F Tipi Cezaevleri yaşama geçti sonra. Kentin uzağına kurulmuş, hücre tipi mekanlar. Çok söyledik çok yazdık. Tutsakların işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını, keyfi aramaların yapıldığını, kelepçeli muayenenin dayatıldığını, mahkemeye veya doktora götürülürken ring araçlarında kötü ve onur kırıcı muamele gördüklerini, sohbet hakkının uygulanmadığını .
ŞİDDET DEVAM ETTİ SONRA..Toplum olarak alışkındık şiddete. Evde ,okulda, askerde, üniversitede, her yerde. Sokaklarda linç çabaları. Ve tabi ki cezaevlerinde . Herkesten uzaklarda, gözden ırakta, daha rahat uygulanabiliyor şiddet.
Çünkü bu zehri içimize akıtanlar biliyorlar ki; yarısı şiddet uygulayan diğer yarısı da şiddet gören bir mağdurlar topluluğu oluşturmak, bir korku toplumu yaratabilmenin yegane yoludur. Bu yüzden bugün herkes şiddet sever hale gelmişken, jandarmanın da polisin de zabıtanın da infaz koruma memurunun da bu kara döngüden nasibini almaması düşünülemez. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Antalya Şube Basın Açıklaması 17.12.08 |
|
|
DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ, SEVGİLİ DOSTLAR,
Önce Şükrü Erbaş'tan bir şiir :
İnsan burada büyük denizler üzerine düşler kuramaz
İnsan burada ışıklı çarşıların masalını duyamaz
Bulutlardan başka bir şeyin hareket etmediği
Bu esmer, bu yılgın, bu sağır düzlükte
Silinir her gün biraz daha yaşamla ölüm arasındaki çizgi
Rüzgar bir uzun ağıttır boşluğu dillendiren
Öfke toprak kadar katı, sevinç sararan otlar ömründe
Bir akışsız sudur sevgi kendi bendini yıkan
İnsan burada aç kalır, yalnız ölür, türküsüz soluyamaz
Şiirin adı: Azala Azala Ölmek'. Şair olmak, azala azala ölmemek için, başkalarının yarasına da merhem çalmaktır.Başkalarının acısına bakıp geçmemektir. Şair, yaşadığı coğrafyanın resmidir. Her çağda coğrafyasındaki yangın şairi de yakmıştır. Hem Sivas'ta olduğu gibi, hem şimdi burada olduğu gibi.
|
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Merkez Basın Açıklaması |
|
|
|
KANLI OPERASYONUN 8.YILINDA CEZAEVLERİNDE TECRİT, İŞKENCE VE ÖLÜM SÜRÜRÜYOR!
8 yıl önce tarihte bugün!
19 Aralık 2000'de Türkiye'nin 20 cezaevinde aynı anda ve taammüden 30 tutuklu ve hükümlü devletin "güvenlik" güçleri tarafından katledildi, yüzlercesi yaralandı, sakat bırakıldı.
Zalimdiler ve korkaktılar. İşte bu nedenle ikiyüzlüydüler.
Hapsedilmiş savunmasız insanları katlettiler, adına "hayata dönüş" dediler.
İzli mermiler, lazer güdümlü silahlar, ilk defa denenen kimyasal silahlar kullandılar, inkar ettiler. Gerçek Adli Tıp raporlarıyla yıllar sonra kanıtlandı. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 41 - 50 of 139 |
|