|
|
Ana Sayfa Haberler Basın Bültenleri Basın Bültenleri
|
Genel Merkez Basın Açıklaması 16.12.2008 |
|
|
AV. MÜNİP ERMİŞ HAKKINDA YAPILAN SUÇ DUYURUSU HEPİMİZE YAPILMIŞTIR.
Antalya' da 27 Ekim günü polis tarafından katledilen Çağdaş GEMİK ile ilgili soruşturmayı yürüten Savcılığa olayın seyri ile ilgili "gizli" şerhli yazı yazıp cinayet sanığı polis lehine yorum yapan, idari bir makamın güç ve nüfuzunu kullanarak savcıyı ve yargıyı yönlendiren, cinayet sanığına hamilik yapan Antalya Valiliği, söz konusu yazıyı kamuoyuna duyuran ÇHD Antalya Şube başkanımız ve Çağdaş GEMİK soruşturmasının müdahil avukatı Münip ERMİŞ hakkında suç duyurusunda bulunmuş, bununla da yetinmeyip 06.12.2008 günü yaptığı basın açıklamasında "Bir süre önce bağlı bulunduğu meslek kuruluşunun bilgisi olmadan ve mühürlerini de kullanmak suretiyle meslek kuruluşunu bağlayıcı yazışmaları ile insan hakları kurulu tarafından yakından tanınmakta olup" diyerek olayı çarpıtmış, şube başkanımızın kişilik haklarına ve onuruna saldırmıştır. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Ankara Şubenin yemekhane işçilerine ilişkin A.Ü.Rektörlüğüne iletilen açıklaması |
|
|
|
4 Aralık 2008
ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’ NE
Rektörlüğünüz bünyesinde taşeron firmalar aracılığı ile çalıştırılan yemekhane işçileri ücret ve diğer haklarını elde edebilmek ve işlerini sürdürebilmek için günlerdir sürdürdükleri mücadeleye devam etmektedirler.
Fiili olarak bu süreç taşeron firma Tadal Yemek Üretim Dağıtım San. ve Tic. A.Ş.’nin 13 işçiyi işten çıkartması ve bazı işçilerin yerlerinin değiştirilerek çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması nedeniyle başlamıştı.
Anayasa’nın ‘Çalışma Hakkı ve Ödevi” başlıklı 49. maddesinde çalışma bir HAK olarak tanımlanmıştır. Çalışmanın bir hak olarak tanınmış olması bu hakkın öncelikle kamu otoriteleri tarafından korunmasını gerektirir. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Antalya Şube Basın Açıklaması 25.11.08 |
|
|
|
26.11.2008

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü. Kadınlar tarihsel süreçte küresel düzeyde ekonomik, sosyal, kültürel ve politik alanda hep dezavantajlı olmuştur. Dünyada açlık sınırında yaşayan 1,3 milyar insanın %70’i kadındır.Dünya sağlık örgütünün istatistiklerine göre, 15-44 yaş arası toplumsal cinsiyet ayrımına dayalı ölüm oranları, kanser-sıtma-trafik kazaları ve savaşlardaki ölüm oranlarından daha fazladır.
Ülkemizde her üç kadından biri, yalnızca kadın oldukları için dövülüyor, cinsel tacize ya da tecavüze uğruyor, töre ya da namus adına öldürülüyor. Daha büyük bir çoğunlukta ruhsal, psikolojik ve ekonomik şiddete uğruyor.Başlık parası,berdel, zorla evlendirme, salt dini tören yapılarak birden fazla beraberlikler hala gündemde.Uğradıkları şiddet kadınlarımızı bunalıma ya da intihara sürüklüyor. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Ankara Şube Basın Açıklaması 11.11.08 |
|
|
11.11.2008
BASINA VE KAMUOYUNA
Değerli Basın mensupları,
Bugün Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmasının ilk celsesi görülen “Susurluk” davası sanığı Mehmet Kemal AĞAR’ın halka karşı işlediğine inandığımız suçların takipçisi olacağımızı duyurmak üzere toplandık.
1980’li yıllardan başlayarak “polis şefliği, valilik, emniyet genel müdürlüğü, milletvekilliği, içişleri ve adalet bakanlığı” unvanlarının sağladığı hak ve yetkilerin karanlık gölgesinde işlenmiş cinayet, yargısız infaz, kaybetme, haraç, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı suçlarına açılan kapının önünde duruyoruz.
Susurluk kazasının 13. yılında, kesinleşmiş bir mahkeme hükmüyle en azından şunu biliyoruz; İbrahim ŞAHİN, Mehmet Korkut EKEN, Ayhan ÇARKIN, Ercan ERSOY, Oğuz YORULMAZ, Enver ULU, Mustafa ALTINOK, Abdulgani KIZILKAYA, Ziya BANDIRMALIOĞLU, Ayhan AKÇA, Ali Fevzi BİR, Yaşar ÖZ, Haluk KIRCI ve Sami HOŞTAN’ın üyesi oldukları bir suç örgütü vardı.
Sanık Mehmet Kemal AĞAR’ın bu örgütle ilişkisinin tartışılacağı yargılama bugün başladı. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İzmir Şube Basın Açıklaması 10.11.08 |
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
“ESKİ” Emniyet Genel Müdürü, Adalet ve İçişleri Bakanı, Milletvekili; “ESKİMEYEN” Kortgerilla Yargılanıyor…
Türkiye’nin bir döneminin değil her döneminin aktörü, derin devletin yüzümüze bakan yüzü, bin operasyonun mimarı Mehmet Ağar nihayet yargılanıyor.
Susurluk Kazası ile temkinsiz yakalanan Ağar, aradan geçen 12 yılda her türlü adalet arayışından itina ile kaçmayı, kariyer basamaklarını hızla tırmanmayı başardı. Birlikte bin karanlık operasyon yaptığı kişilerden pek çoğu hiç açığa çıkmadı. Kamyona çarpıp deşifre olan az sayıda yoldaşı ise, adalet duygusu ile alay eder şekilde komik cezalar ile kurtarıldılar. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Ankara Şube Basın Açıklamasına Çağrı 11.08 |
|
|
|
DURUŞMA SONRASI BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI
11.11.2008 SALI GÜNÜ SAAT 09:45’DE
ANKARA 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ 2008/306 E.
Sanık: Mehmet Kemal AĞAR
(SUSURLUK)
“ TBMM Soruşturma Komisyonu'na verdiği ifadede “Ne yaptıysam devlet için yaptım” diyordu, Mehmet Ağar.
Evet, O ne yaptıysa devlet için yapmıştı.
Ne yapmıştı? "1000 gizli operasyon."
Susurluk'tan sonra kendisi itiraf etmişti bunu.
"1000 gizli operasyon", ölüm mangalarının kurulmasıydı. "1000 gizli operasyon", binlerce cinayet, infaz, katliam, kayıplar, faili meçhullerdi. "1000 gizli operasyon", faşist mafya çeteleri, uyuşturucu tacirliği, kumar, kara paraydı. "1000 gizli operasyon", Susurluk'tu.
Ve şimdi Mehmet AĞAR, “suç işlemek için örgüt kurma” suçlamasıyla 11 Kasım 2008 tarihinde hâkim karşısında.
Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi’nin duruşmayı takiben adliye önünde yapacağı basın açıklamasına basın ile birlikte “Susurluğu Unutmayan” herkesi davet ediyoruz. |
|
|
İstanbul Şube Basın Açıklamasına Çağrı 11.08 |
|
|
|
SUÇ DUYURUSU
için katılım çağrısı
Kötü muamele ve işkencede ölüm iddialarının ardından hapishaneler şimdi de tutukluların saldırılarına sahne oluyor. Gebze kapalı hapishanesinde bulunan kadın tutuklulara saldıran erkek tutuklular tekbirler getirerek koğuş kapısına kadar geldiler. Ölümden dönen tutuklularla görüştük ve bir rapor hazırladık.
Konu ile ilgili olarak Adalet Bakanlığını gerekli tedbirleri almaya çağırdık. Şimdi de sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.
Yer :Sultanahmet adliyesi
Tarih :05.11.2008 saat 12:30 |
|
|
İstanbul Şube Basın Açıklaması 10.11.08 |
|
|
|
10.11.2008
BASINA ve KAMUOYUNA
İktidara geldiği ilk günlerden itibaren “işkenceye sıfır tolerans” söylemini dillerden düşürmeyen AKP hükümetinin bu söyleminin ne kadar içi boş ve halkın gözünü boyamaya dönük, samimiyetten uzak bir söylem olduğunu, gerçekte AKP’nin “işkenceye sıfır değil, maksimum tolerans” gösterdiğini, geride kalan 6 yıllık AKP iktidarı döneminde toplum olarak, hep birlikte yaşayarak gördük. 1 Mayıs’larda yaşanan ve “polis terörü” olarak tanımlanabilecek boyutlara ulaşan kolluk uygulamaları ve özellikle 2007 yılında Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda (PVSK) yapılan değişiklikler sonrasında polis kurşunuyla veya polisin uyguladığı şiddet sonucu gerçekleşen yaralanma, sakat kalma ve ölüm olaylarındaki ürkütücü artışa bir göz atmak, 18 yaşındaki Ferhat GERÇEK’in polis kurşunuyla sakat kaldığını, Festus OKEY, Baran TURSUN ve son olarak Çağdaş GEMİK’in polis kurşunuyla, keza Feyzullah ETE’nin polis tekmesiyle hayatını kaybettiğini hatırlamak bu sonuca ulaşmak için yeterlidir.
Geçtiğimiz ay, yasal bir dergi olan Yürüyüş dergisini sattığı için gözaltına alınarak tutuklanan Engin ÇEBER’in, gözaltındayken polisler tarafından, tutuklandıktan sonra ise Metris Cezaevinde jandarma ve gardiyanlar tarafından sürekli olarak darp edilerek işkence sonucu hayatını kaybetmesi ve sonrasında bu olayın failleri hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 94.maddesindeki “işkence” suçundan değil de 86 ve 87.maddelerindeki “neticesi nedeniyle ağırlaşan kasten yaralama” suçundan işlem yapılıyor oluşu, işkenceye sıfır tolerans söylemini bir kez daha boşa çıkarmıştır. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İzmir Şube Basın Açıklaması 5.11.8 |
|
|
|
05.11.2008
BASINA VE KAMUOYUNA
CEZAEVİNDE İŞKENCE…
Cezaevlerinde yaşanan işkence ve kötü muamele vakalarına bir yenisi daha eklendi.
3 Kasım 2008 günü Kırıklar 1 No.lu F Tipi cezaevinde bulunan tutuklular İleri KIZILALTUN ve Fehmi ÇAPAN, ring aracında ve daha sonra da cezaevinde askerler tarafından feci biçimde dövülmüşlerdir.
Olaydan bir gün sonra kendilerini ziyaret eden ÇHD İzmir Şubesine üye hukukçular, KIZILALTUN ve ÇAPAN'la görüşmüş ve kendilerine uygulanan muamelenin izlerini bir tutanak halinde tespit etmişlerdir. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İzmir Şube Basın Açıklaması (İHD-TİHV ile) 31.10.08 |
|
|
31.10.2008
BASINA VE KAMUOYUNA
Kolluk Şiddeti Her Yerde: Hem Yaşıyor, Hem Seyrediyoruz…
Yurttaşların güvenliğini sağlamakla yükümlü olan kolluk görevlilerinin yine yurttaşlara uyguladığı şiddet, son dönemde kaygı verici bir boyuta ulaştı. Gün geçmiyor ki güvenlik güçlerinin silahından çıkan kurşunlarla bir yurttaş ölmesin, bir başkası işkence ve kötü muameleye maruz kalmasın.
Güvenlik güçleri için fiilen var olan, yurttaşların "haklarını ihlal etme" ve hatta "öldürme özgürlüğü"ne, 2007 yılında PVSK'da yapılan değişikliklerle yasal dayanak kazandırıldı ve aradan geçen 1,5 yıl boyunca pek çok yurttaş kolluk şiddetine maruz kaldı. Son on gün içinde İstanbul'da Engin Çeber, Ağrı'da Ahmet Özhan, Antalya'da Çağdaş Gemlik işkence ya da polis kurşunu ile yaşamlarını kaybetti.
Siyah beyaz kovboy filmlerinden hatırladığımız "yakalananın en yakın ağaca asıldığı" sahneler renkli versiyonlarıyla yeniden, yeniden çekiliyor.
Cezaevlerinde Şiddet Her Zamankinden Hiç Eksik Değil; |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 51 - 60 of 139 |
|