|
|
Ana Sayfa Haberler Basın Bültenleri Basın Bültenleri
|
Genel Merkez Basın Açıklaması (28 Nisan 2007) |
|
|
|
Basına ve Kamuoyuna,
*KİM, KİMİ, NEYDEN KORUMAYA TALİPTİR ?*
27 Nisan 2007 tarihli Genel Kurmay Başkanlığı "basın açıklaması", en basit hukuksal tanımı ile TCK 311. maddesinde düzenlenen " *Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs"*olarak değerlendirilmelidir
Eğer bu müdahale beklendiği veya korkulduğu gibi, cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılamaması ve parlamentonun "erken seçime zorlanmak" suretiyle feshine yol açacaksa, teşebbüs aşamasında kalmayıp "askeri hükümet darbesi" niteliğine bürünür ve burada TCK 309. maddesi ile düzenlenen *"Anayasanın öngördüğü düzenin ortadan kaldırılması"* suçunun tamamlanmış hali mevcuttur.
|
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
(Adana) Basın Açıklaması 13.04.2007 |
|
|
|
14 Nisan 2007 tarihinde Ankara Tandoğan Meydanı’nda şeriata karşı laik düzeni korumak amaçlı cumhuriyet mitingi düzenlenecektir. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
(İzmir) Basın Açıklaması 20 Nisan 2007 |
|
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
Türkiye'de bir süredir tırmanan milliyetçi/ırkçı-gerici politikaların izdüşümleri, bir arada ve eşitlik temelinde yaşama istemlerini gölgelemektedir. Farklı etnik kökenden ve dinsel inançtan olanlara karşı düşmanca bakışın gerçek yüzü; Hırant Dink cinayeti ve Malatya'daki Zirve Yayınevi çalışanlarının vahşice öldürülmesi ile gün ışığına çıkmıştır.
Türkiye bir kaos ortamına sürüklenmek istemektedir. Bir boğazlaşmanın temelleri atılmaya çalışılmaktadır. Bu süreç şiddet ve karmaşadan beslenenler için sahne alma ve varlığını kabul ettirme için uygun zemin yaratmaktadır. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Merkez Basın Açıklaması (5 Nisan 2007) |
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA
İlkokulda haftalar vardı, şimdide her mesleğe (öğretmenler, tıp, hemşireler vs. günü), her insana (anneler, babalar, sevgililer vs günü) ve her kuruma, kutlamak için bir gün verdiler. 5 NİSAN da avukatlar günü olarak kabul edildi. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Merkez Basın Açıklaması (27.03.2007) |
|
|
“Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. /
Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder” AVUKATLIK KANUNU MADDE 1
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda 1992 yılında yapılan değişikliklerle uygulanmaya başlanan ve “CMUK” adıyla ceza hukuku sisteminin tüm vatandaşlarca bilinen en temel kurumu haline gelen zorunlu müdafilik sisteminin temelleri 2 Mart 2007 tarihli Yönetmelik ile yerinden oynatılmıştır.
Yürürlüğe girdiği 1992 yılından bu yana ceza hukuku sisteminin demokratikleştirilmesinin ve “savunma hakkı”nın hayata geçirilmesinin göstergesi ve işkence uygulamalarının azalmasında hukuki bir araç olarak lanse edilen bu sistemin özü zedelenmiştir. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Merkez basın açıklaması (16.01.2007) |
|
|
SAVUNMANIN BAĞIMSIZLIĞINA VE BAROLARA SAHİP ÇIKALIM
Avukat ve avukat adaylarının geleceğini belirleyecek, savunma mesleğini tümüyle yeniden yapılandırmayı hedefleyen bir yasa değişikliği taslağı Türkiye Barolar Birliği’nin web sitesinde çok da dikkati çekmeyecek bir biçimde Başkan Avukat Özdemir Özok’un imzasıyla 25.12.2006 tarihinde yayınlandı. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
dergibi bülten |
|
|
|
|
*ŞİMDİ MÜCADELE ZAMANI* |
|
|
*Değerli arkadaşlar, değerli basın mensupları; *
*Artık hepimiz biliyoruz ki; Avukatlık mesleği ve bağımsız savunma saldırı
altında. *
*Ve ne yazık ki saldırı yalnızca bakanlıktan gelmiyor. Barolar Birliğinin de
içinde olduğu çok yönlü ve kapsamlı bir saldırıyla karşı karşıyayız. * |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Herkesi suçu ve suçluyu övmekten ve yargıyı etkileme girişimlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz |
|
|
|
Değerli Basın Mensupları
Şemdinli'de 9 Kasım 2005 günü Umut Kitabevi'nde patlayan bombalar, yakalanan şüphelilerin asker ve itirafçı olduklarının anlaşılması; bu olayın İkinci Susurluk Vakası olarak anılmasına yol açmıştı.
Şemdinli bombalamasından sonra, üç kişinin halk tarafından yakalanıp yetkililere teslim edilmesine rağmen, itirafçı olan zanlının gözaltına alındığı, asker olan iki zanlının ise gözaltına dahi alınmadığı ortaya çıkmıştı. Halkın olayın örtbas edilmesini önlemek için gösterdiği çaba sayesinde, iki gün sonra bu zanlıların ifadeleri alınabilmişti. Soruşturma ve kovuşturma makamları ve basın tarafından masumiyet karinesinin her gün ihlal edildiği ülkemizde, bu olaya özgü olarak asker zanlıların kimliği uzun zaman gizlenmişti. Olay lokalize edilerek, soruşturma dar bir çerçeveye hapsedilmek istenmiş, birkaç memurun kişisel kusuru olarak lanse edilmeye çalışılmıştı. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
Genel Başkan Hüseyin Y.Biçen'in 301.madde ile ilgili basın açıklaması |
|
|
|
Türk Ceza Yasası (TCK), Terörle Mücadele Yasası, Ceza İnfaz Yasalarının hazırlık aşamalarında olduğu gibi, TCK 301. madde yine yanlış zeminde ve yanlış kişilerce tartışılıyor.
Kendisine demokrat sıfatını yakıştıran hiçbir sivil toplum kuruluşu, meslek örgütü ve sendika, kendini, yasa koyucunun 301. madde ile korumaya çalıştığı TBMM, hükümet, yargı, asker ve emniyet teşkilatı yerine koyarak yasa taslağı hazırlamakla görevli sayamaz. Demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, meslek örgütlerinin görevi, bu maddeyi tamir etmek değil, derhal kaldırılmasını önermek ve bunun için mücadele etmektir. Aksi tutum, anti demokratik olan bu maddenin meşrulaştırlamsına araç olmaktır. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 81 - 90 of 93 |
|