Ana Sayfa arrow Forum Son gönderdiği mesajlar: Ç.H.D
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2
1  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / MİTİNG : 29 Kasım Sıhhiye Meydanı : Kasım 19, 2008, 02:49:10 ÖS
Krizin bedelini ödemeyeceğiz!
MİTİNG - İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA VE ZAMLARA KARŞI -
 
Emek, Barış ve Demokrasi Mitinginde buluşalım. DİSK,KESK

29 KASIM 2008
toplanma : HİPODROM SAAT    11:00
miting   : SIHHİYE MEYDANI  13:00
2  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Haber: Söyleşiye Davet Özgür Başkaya : Kasım 04, 2008, 12:12:20 ÖS
maili paylaşıma sunuyoruz

PİYASA... SANAT.... SANATÇI
 
ÖZGÜR BAŞKAYA' NIN HAZIRLADIĞI; PİYASA, SANAT, SANATÇI BAŞLIKLI SÖYLEŞİYE KATILIMINIZI BEKLER. SAYGILARIMIZI SUNARIZ.
 

TARİH:07-11-2008 CUMA
SAAT: 19:00
YER: KAFE KÜLTÜR MANTARI
ADRES: MİTHATPAŞA CAD. 49-2 KIZILAY ANKARA
3  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Haber: Marksizm 2008 Ankara Programı düzenleyen DSİP : Kasım 04, 2008, 12:11:08 ÖS
maili paylaşıma sunuyoruz

7 Kasım Cuma


18:30-19:45


Kürt Sorunu Nasıl Çözülecek?


Ayhan Bilgen(Barış Meclisi)

Yüksel Mutlu(Barış Meclisi)

Şenol Karakaş(DSİP)


8 Kasım Cumartesi


12:30 - 13:45

Troçki: Stalinizmin Devrimci Eleştirisi


Ersin Tek(DSİP)-Damla Çimen(DSİP)


14:30- 15:45

Marksizmin Güncelliği


Can Irmak Özinanır (DSİP)


16:00- 18:15

Darbeye Karşı Demokrasi


Orhan Miroğlu(Taraf gazetesi yazarı)

Baskın Oran(Akademisyen, Bağımsız Aday)

Emrullah Beytar(Mazlum-Der)

Yıldız Önen(DSİP)


9 Kasım Pazar


12:30-13:45

Küresel Isınma ve Ekolojik Kriz


Bilge Contepe(Yeşiller)- Ekin Gayretli(DSİP)


16:00-17:15

Kriz ve Devrimci Olasılıklar


Sami Evren(KESK Genel Başkanı)

Doğan Tarkan(DSİP Genel Başkanı)


18:30-19:45

Küresel Direniş Kazanacak!


İrem Nur Aksu(DSİP)


Adres: DSİP
Bayındır-2 Sokak 30/9 (Tömer'in karşısı) Kızılay/Ankara

4  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Haber: İmza metni, açıklama Temel Demirer : Kasım 04, 2008, 12:06:58 ÖS
maili paylaşıma sunuyoruz

degerli dost(lar),
 
mehmet ali varis arkadasimiz su an metriste
 
onunla dayanisma icin bir imza metni acildi.
 
ekte konuya iliskin aciklama var.
 
ilginize tesekkur ediyorum.
 
sevgi, selam ve dostlukla...
 
Temel Demirer, 3 kasim 2008 14:40:55, Ankara.

Kitap Fuarı’nda ‘özgürlük’ kampanyası: Yayıncı Mehmet Ali Varış tutuklandı

[Sesonline] İSTANBUL- Belge Yayınları teknik sorumlusu, Tohum Yayınları’nın eski yöneticisi Mehmet Ali Varış yayınladığı bir yazı nedeniyle aldığı mahkumiyetten ötürü Metris Cezaevi’ne konuldu. Gıyabında verilen 20 bin YTL tutarındaki para cezası tebligatı eski adresine yapılan Varış, Yargıtay’a itiraz hakkını da zamanında müdahale edememesinden ötürü kullanamayınca cezası kesinleşti. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nda yazar ve yayıncılar “Varış’a Özgürlük” imza kampanyası başlattı...

Davaya ve mahkumiyete konu olan yazı hakkında dönemim DGM’lerince 2 kez ‘beraat’ kararı verilmesine karşın; Yargıtay’ın mahkumiyette ısrar etmesi üzerine ceza kesinleşmişti.

Mehmet Ali Varış, gıyabında devam eden davanın mahkumiyetle sonuçlandığını rastlantısal olarak, polisin yaptığı “kimlik kontrolünde” anladı.Davasının ağır para cezası ile sonuçlandığını, para cezasının ödenmemesi üzerine de hapis cezasına çevrildiğini tesadüfen öğrenen Varış; 28 Ekim’de apar topar tutuklanarak Metris Cezaevi’ne konuldu.

TÜYAP’TA İMZA KAMPANYASI

Olayla ilgili olarak 27.cisi gerçekleştirilen İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nda da bir imza kampanyası başlatıldı.

Mehmet Ali Varış’a Özgürlük” başlığı ile başlatılan imza kampanyası metninde şöyle denildi:

“AKP Hükümeti’min Terörle Mücadele Yasası (TMY)’de yaptığı ve basına ağır para cezaları getiren düzenlemeye eski Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer tarafından itiraz edildiği ve bozulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulduğu halde, bazı konularda çok hızlı karar verebilen Anayasa Mahkemesi bu konuda yıllardır bir karara varmadı. Bu haksız uygulamanın ilk “kurbanı” da yayıncı Mehmet Ali Varış olmuştur. Bu durumu protesto ediyor ve M. Ali Varış’ın yüz yüze kaldığı bu haksızlığın bir an önce giderilerek serbest bırakılmasını ve bu haksız kararın bozulması için Yargıtay’a başvuru hakkının kullanımına olanak tanınmasını yazar ve yayıncılar olarak talep ediyoruz...”

Metne imza atmak isteyenlerin, “Mehmet Ali Varış’a Özgürlük” yazarak, ad / soyadı ve meslek bilgileri ile birlikte belgeyayinevi@hotmail.com adresine bir ileti göndermeleri istendi.

Bağımsız SESONLINE

5  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / İst. Panel: Parti kapatma... : Kasım 03, 2008, 10:25:37 ÖÖ
maili paylaşıma sunuyoruz

Demokrasilerde Partiler Kapatılamaz
Parti kapatmalar, hak ihlalleri ve Kürt sorunu

Konuşmacılar:
» Büşra Ersanlı (Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi)
» Bahri Belen (DTP kapatılma davasında DTP avukatı)
» Zeynep Tanbay (Barış aktivisti, sanatçı ve DTP Kapatılamaz İnisiyatifi Sözcüsü)
» Fethiye Çetin (Hrant Dink ve Agos gazetesi avukatı)

Tarih: 4 Kasım 2008, Salı
Saat: 19.00
Yer: Taxim Hill Otel
Adres: Sıraselviler Cad. No:5, Taksim - İstanbul

Düzenleyen: DTP Kapatılamaz İnisiyatifi
E-posta: dtpkapatilamaz@gmail.com
Web sitesi: http://www.dtpkapatilamaz.blogspot.com/
6  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Toplantı daveti 29 Ekim Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi : Ekim 28, 2008, 11:24:47 ÖS
çağrı aşağıdadır bilginize sunarız;

Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi toplantısı 29 Ekim 2008 de yapılacaktır katılımınızı bekler iyi çalışmalar dileriz.
 
Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
 
Yer: Özgür Üniversite Formu
Tarih: 29 Ekim Çarşamba
Saat: 15:30
7  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Bilgi: T.Barış Meclisi Basın Açıklaması : Ekim 27, 2008, 11:38:31 ÖÖ
bilginize sunuyoruz;

TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ

BASIN BÜLTENİ

22 EKİM 2008

SORUMLULARIN HAREKETE GEÇMESİ İÇİN KAÇ KİŞİNİN DAHA ÖLMESİ GEREKİYOR ?

İstanbul, Diyarbakır, Adana , Mersin, Urfa, Mardin, Hakkari, Şırnak, Van ,Ağrı ve bir çok ilimizde, son bir hafta içerisinde  Abdullah Öcalan'ın avukatlarının müvekkillerine işkence,kötü muamele ve ölüm tehdidi yapıldığı açıklamasının ardından tepki olarak gelişen gösteriler sırasında bir yurttaşımız hayatını kaybederken, onlarca kişi  yaralanmıştır. Yüzlerce gözaltı işleminin yapıldığı toplumsal olaylarda, çok sayıda araç kullanılamaz hale gelmiş, işyerleri açılamamış, okullarda eğitim yapılamamış bölge adeta savaş alanına dönmüştür.

Daha önceki basın açıklamamızda, endişesini taşıdığımızı kamuoyu ile paylaştığımız , Kürt sorununu çözümsüz bırakarak, Türkiye'yi bir iç savaşa sürükleyebilecek gelişmelere,  birlikte yaşama koşullarımızı tehdit eden öfke ve linç psikolojisinin yarattığı olaylara yönelik ne yazık ki hiçbir ciddi adım atılmamıştır. Yaşananları güvenlik güçleri marifeti ile bastırma yolu denenmiştir. Bu yolun bu güne kadar sorunlarımızı çözmediğini daha önce de ifade etmiştik. Yaşananları basit bir asayiş meselesi olarak görmekten bir an önce vazgeçilmelidir. AKP hükümetinin , olayların daha fazla tırmanmasını engellemesini, Adalet Bakanının ve yetkililerin kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapmalarını bekliyoruz.

Toplumsal barışı tehdit edecek yeni gelişmelerin ortaya çıkmasına fırsat verilmeden harekete geçilmelidir.  Türkiye'de  barış ortamının tesis edilebilmesine yönelik açılımları gerçekleştirmek için yarın geç olabilir.  Bunun önüne geçmek için toplumun tüm kesimlerinin üzerine düşeni yapması gerekmektedir. Herkesi Kürt sorununun demokratik ve barışcıl çözüm yolunu açan adımları atmaya çağırıyoruz..

Barış Meclisi olarak 23 Ekim 2008 günü olayların yoğun yaşandığı bölgede inceleme ve görüşmeler yapmak üzere bir heyet göndereceğiz.  İzlenim ve beklentilerimizi  yetkililere  iletebilmek için girişimlerde bulunacak  ve kamuoyu ile paylaşacağız.

Bu sonuçları paylaşmak için Türkiye Barış Meclisi, insan hakları örgütleri ve demokratik kitle  örgütleri  temsilcileri olarak Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakandan randevu istedik. Siz basın mensupları aracılığıyla da randevu talebimizi bir kez daha dile getiriyoruz.

8  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Ynt: Baran Tursun dosyası : Ekim 21, 2008, 12:10:37 ÖS

Mehmet Tursun tarafından; 27.10.2008 saat 09:40'da İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılacak duruşmaya izleyici ve gözlemci olarak katılım çağrısı yapılmıştır.
9  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Bilgi: OMD Söyleşi"Yenilenebilir Enerji.." : Ekim 21, 2008, 12:06:14 ÖS
Sayın ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ,

ODTÜ Mezunları Derneği Enerji Komisyonu tarafından 25 Ekim 2008 Cumartesi, saat 13.30'da "Yenilenebilir Enerji Tarifelerinin Desteklenmesi" konulu bir söyleşi düzenlenecektir.

Etkinliğimize katılmanız dileğiyle saygılar sunarız.

ODTÜ Mezunları Derneği

Söyleşi : "Yenilenebilir Enerji Tarifelerinin Desteklenmesi"

Konuk:

Alper AKÇA (EE M.Sc'08)

Yönetici:

Prof. Dr. Osman SEVAİOĞLU (EE'72)
ODTÜ MD Enerji Komisyonu Üyesi

Tarih: 25 Ekim 2008 Cumartesi
Saat: 13.30
Yer: ODTÜ Mezunları Derneği, Vişnelik Salonu
10  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Haber: TBM açıklaması : Ekim 20, 2008, 11:00:49 ÖÖ
maili üyelerimizin bilgisine sunuyoruz.

ENDİŞELİYİZ , UYARIYORUZ  !

Kürt sorununun barışçı çözümüne yönelik hiçbir ciddi adımın atılmamasının bedelin çocuklarımızın hayatıyla ödemeye devam ediyoruz. Gün geçmiyor ki çatışma ve ölüm haberleri  alınmasın.

Sorunların çözümünde, hukuk devletine  yönelik köklü anayasal değişiklikler yapmak bir yana mevcut  yasaları bile, keyfi biçimde özgürlükleri yok ederek uygulama alışkanlıkları gittikçe yaygınlaşıyor.

Cezaevlerinde işkence ve kötü muamele iddialarının münferit vakalar olarak tanımlanmasının hiçbir inandırıcılığının söz konusu olamayacağı bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye'nin toplumsal barışa olan ihtiyacının en can yakıcı biçimde kendisini hissettirdiği bir dönemde, Abdullah Öcalan'ın avukatları tek kişilik İmralı cezaevinde müvekillerinin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını açıklamışlardır.Bu uygulamalar endişe verici gelişmeleri beraberinde getirmektedir. Toplumsal infial ve derin kırılmalara neden olabilecek bu sürecin, telafisi imkansız yaralar açacağı çok açıkça görülmektedir. Daha önce yaşadığımız benzer uygulamaların ortaya çıkarttığı gerilimleri aşan bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Hükümeti ve parlamentoyu sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Türkiye'nin iç barışı açısından geri dönüşü olmayan bir kamplaşma ve zihinsel kopuşu tetikleyecek davranışların, neye hizmet edeceğini ve hepimiz için ne kadar ağır sonuçlar doğuracağını biliyoruz.

Toplumsal barış beklentilerine cevap verecek adımlar atmak yerine, çatışmayı toplumsallaştıracak provokasyonlara fırsat verilmesi yangına körükle gidilmesidir.

Türkiye'yi bir iç savaşa sürükleyebilecek gelişmelere ortam oluşturmamak için herkesi sağduyulu davranmaya çağırıyoruz.  Birlikte yaşama koşullarımızı tehdit eden öfke ve linç psikolojisine karşı ortak insani değerlerimize sahip çıkmalıyız.Çünkü biliyoruz ki bu yöntemlerle hiçbir sorunumuzu çözemeyiz aksine  Barış çağrılarını el birliği ile yükseltmeliyiz. Akan kanı durdurmak için sorunların barışçı yollarla çözümüne yönelik açılımları daha fazla geç olmadan konuşmalıyız.

Siyasi iktidarı ,sorumluları açığa çıkararak cezalandırmaya ve kamuoyunu tatmin edecek  bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.

 

TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ
11  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Bilgi: HE Etkinlik : Ekim 20, 2008, 10:58:32 ÖÖ
AKLAMIYORUZ HAKLIYORUZ


2 KASIM’A GİDERKEN ,DOSTLARLA BULUŞUYORUZ...


   23 EKİM 2008

   İnşaat Mühendisleri Odası

   Teoman Öztürk Salonu
   18.30



   HALKEVLERİ
12  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / HABER: ANKARA'DA MİTİNG : Ekim 17, 2008, 11:22:52 ÖÖ
büyütmek için fotoğrafa tıklayınız
13  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / DAVET: ANADOLU KÜLTÜR VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ 1.OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULU : Ekim 17, 2008, 11:10:16 ÖÖ
EMPERYALİST SAVAŞA MİLLİYETÇİLİĞE VE SÖMÜRÜYE KARŞI ÖZGÜR ANADOLU VE HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN DÜZENLEDİĞİMİZ                                                                                                                                                             
ANADOLU KÜLTÜR VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ 1.OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULU’NA KATILIMINIZI BEKLERİZ.
 
Bölgemizde sürdürülen Emperyalist Savaş ve emeğe yöneltilen saldırılar, yükseltilen milliyetçilik dalgası ile gölgelenmeye çalışılıyor. Kan gölü içinde boğulmaya çalışılan geleceğimizdir!
 Özgür bir Anadolu ancak Halkların Kardeşliğini örgütleyebildiğimiz ölçüde hayat bulacaktır topraklarımızda. Aramıza düşmanlık tohumları ekenler, bu korku ve karışıklık ortamında kirli oyunlarını daha rahat sahnelemekte ve gizlemektedirler. Sömürüye ve adaletsizliğe karşı direnen, Türk İslam çerçevesine sokamadıkları her unsur düşman ilan edilerek Anadolu’da emek ve özgürlük hareketi sindirilmeye çalışılıyor.
       2003 yılında bu asimilasyon ve katliamlara dur demek, Anadolu Halklarını tarihi ve kimliğiyle barıştırmak amacıyla emekten yana bir gelecek kurmak adına kurulan derneğimizin 1.Olağanüstü Genel Kuruluna katılımınızı bekliyoruz.
 
                                                                      AKA-DER YÖNETİM KURULU ADINA
                                                                                       İBRAHİM AKYOL
 
 
GENEL KURUL                                                       
 
YER:              İNŞAAT MÜH.ODASI NECATİBEY CD.NO:57 RÜŞTÜ ÖZAL SALONU
TARİH:           9 EKİM 2008 PAZAR 10:00-19:00
 
İLETİŞİM İÇİN: TUZLUÇAYIR MAHALLESİ 22.SOK NO:14  MAMAK   ANKARA
                         :  0312 365 94 92       MAİL:
 
GENEL KURULA MESAJLARINIZ İÇİN: akader1@mynet.com
14  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / bilgi "HE: Kardeş Türküler Konseri" : Ekim 08, 2008, 01:16:58 ÖS
Karanlığa İnat Kardeşlik Türkülerimizi Birlikte Söyleyelim

KARDEŞ TÜRKÜLER
ve

BGTS DANSÇILARI

Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi

   11 Ekim 2008  Cumartesi /18.00

Davetiyeleri Halkevleri Genel Merkezinden ve Şubelerinden Temin edebilirsiniz


http://halkevleri.org.tr/yenisayfa.php?no=3948

15  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / bilgi "OMD Paneli: İklim Değişikliği, Kyoto.." : Ekim 08, 2008, 01:15:57 ÖS
Sayın ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ,

ODTÜ Mezunları Derneği Enerji Komisyonu tarafından 11 Ekim 2008 Cumartesi, saat 13.30'da "İklim Değişikliği, Kyoto ve Karbon Ticareti" konulu bir panel düzenlenecektir.

İklimler ve dünyamız değişiyor. Doğal ve ekolojik felaketler hızla artıyor. Enerji savaşlarının yerini, artık ekolojik göçler, su ve yiyecek savaşları alacaktır. Bu panelde, yaşadığımız iklim değişikliğinin nedenleri, sonuçları ve çözüm önerileri masaya yatırılacak; Kyoto Protokolu ve Karbon Ticareti’nin sürece etkileri tartışılacaktır.

Etkinliğimize katılmanız dileğiyle saygılar sunarız.

ODTÜ Mezunları Derneği

Panel: "İklim Değişikliği, Kyoto ve Karbon Ticareti "

Konuklar:

Oğuz TÜRKYILMAZ (IE'73)
TMMOB MMO Enerji Komisyonu Başkanı

Dr. Aslı Sezer ÖZÇELİK (GEOE'94)
Pioneercarbon Türkiye Genel Müdürü

Gülçin ÖZSOY
REC Türkiye İklim Değişikliği Proje Yönetici Yrd.

Panel Yöneticisi:

Arif KÜNAR (EE'89)
ODTÜ MD Enerji Komisyonu Üyesi

Tarih: 11 Ekim 2008 Cumartesi
Saat: 13.30
Yer: ODTU Mezunları Derneği, Vişnelik Salonu

******************************
ODTÜ Mezunları Derneği
428. Sokak 100. Yıl 06530 ANKARA
Tel: 0312 286 79 79
Faks: 0312 287 75 00
e-posta: odtumd@odtumd.org.tr
internet: http://www.odtumd.org.tr <http://www.odtumd.org.tr/>
16  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Temel Demirer 301.madde imza metni : Eylül 24, 2008, 01:25:52 ÖS
Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi mailini paylaşıyoruz;

Bilindiği üzere, 301. Maddede yapılan değişiklik uyarınca, bu maddeye dayanarak dava açılması ve açılan davaların sürdürülmesi, Adalet Bakanlığının iznine bağlanmıştır.

Adalet bakanı Mehmet Ali Şahin 15 Eylül 2008 tarihinde, Hrant Dink’in katledilişi üzerine Ankara’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, “Tarihimizde bir soykırım vardır. Adı Ermeni Soykırımıdır. Hrant bu gerçeği hepimize kanı canı pahasına anlattı. Suç işliyorum, herkesi suç işlemeye çağırıyorum. Bu katil devlet karşısında suç işlemeyenler Hrant Dink cinayetine ortak olanlardır. Dün Ermenileri katledenler bugün Kürt kardeşlerimize de saldırmaktadırlar. Halkların kardeşliğini isteyenler bu tarihle hesaplaşmak zorundayız” ifadelerini kullanan yazar Temel Demirer’ e açılan davanın sürdürülmesine izin verdi.

Bizler, Temel Demirer’ in ve 301.’den yargılanan diğerlerinin Adalet Bakanlığının “şefaati”ne ihtiyacı olmadığının bilincindeyiz. Bu nedenle Bakan’a “neden izin verdin?” diye soracak değiliz.

Ancak bu “iznin” başka bir şeyi Türkiye’nin Kronikleşmiş “demokratikleşememe” sorunlarını çözmeyi değil, halı altına süpürmeyi yeğleyen AKP “demokrasisi”nin içyüzünü teşhir ettiği kanısındayız. AB çevreler ve batı dünyasında tepki çekecek, gürültü koparacak isimlerin yargılanmasının önünü kesen ancak medyatik olmaktan uzak durmayı seçmiş. Arkasında holding medyalarının hiç birinin desteği olmayan kişilerin “suçlu”luğuna peşinen hüküm veren bir “derin devlet” yardakçılığı.. Yargıya “şuna dokunmayın, şuna dokunabilirsiniz” diye yol gösteren bir yürütme anlayışı… 301 sanıklarını “1. sınıf” ve “2.sınıf” olarak tasnif eden bir “devletlu” ulufeciliği…

Bu nedenledir ki biz, aşağıda imzası bulunanlar, bu ülkenin gerçek anlamda “demokratikleşme”sinin yasa maddeleri üzerinde “makyaj” nitelikli tadilatlarla değil 301 ve TCK ve diğer yasalardaki düşünce, ifade ve örgütlenme önünde engel teşkil eden tüm yasaların ve maddelerin toptan kaldırılmasıyla açılacağına inancımızı bir kere daha ifade ediyor, Temel Demirer şahsında tüm “Düşünce suçluları” ile dayanışmamızı dile getiriyoruz.
17  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / M.Konuk Ulucanlar yazısı : Eylül 24, 2008, 01:07:47 ÖS
mail ile elimize ulaşan yazıyı paylaşıyoruz

9.YILINDA ULUCANLAR KATLİAMI VE MERKEZ KAPALI’NIN YEDİVEREN GÜLLERİ
25 Eylül’ü 26 Eylül’e bağlayan gecenin sonunda sabaha doğru gelmişlerdi…
Koğuşun tavanındaki mazgallardan, gözetleme kulelerinden gaz bombalarıyla, mermilerle saldırıyorlardı.
Bir yandan da; Habiiip!... İsmeeet!... Cemaaaal!... Sadıııık!... Enveeer!... nidalarıyla alacakaranlığın sessizliğini yırtarak öldürecekleri insanların ismini okuyorlardı!..
Devletin elinde, dört duvar arasındaki devrimci sosyalist tutsaklara karşı planlı, programlı, tasarlanarak hazırlanan bu devlet katliamını; sabahın erken saatlerinden, hatta operasyonun başladığı alacakaranlıktan itibaren televizyon kanalları; “Ankara Ulucanlar Cezaevinde İsyan” !... diye duyuruyorlardı!...
Oysa “İSYAN” dedikleri şey 19 Eylül’de başlamış 25 Eylül’de “anlaşma” ile sonuçlanmıştı.
Yıllardır 20-30 kişi kapasiteli; “devletin at ahırından bozma” koğuşlarda balık istifi 80-90-100 kişi kalan devrimci siyasi tutsaklar; “nefes alamıyoruz, bize bir koğuş daha açın” diye cezaevi idaresine, Adalet Bakanlığı’na dilekçe üstüne dilekçe vermişlerdi. Her seferinde de; “tamam bu sefer çözeceğiz, Adalet Bakanlığı’ndan onay bekliyoruz…” diye oyalanmışlardı.
En son sayı 120’ye çıktığında artık tahammül sınırları çoktan aşılmıştı ve hala olumlu bir gelişme yoktu.
Onlar da bir gün havalandırmanın duvarında eskiden açık olup sonradan tuğla ile örülen kapıyı yeniden açarak yan tarafta 15-20 adli tutuklunun bulunduğu 7. koğuşa geçerek “nefes alabilecekleri bir ikinci koğuş” sorununu yine cezaevi içinde fiilen çözmüşlerdi. Cezaevi idaresinden de bu durumu onaylamalarını ve yeni geçtikleri koğuşun boya ve badanasını yapmak üzere kireç-fırça ve boya istiyorlardı.
“İsyan” dedikleri buydu!..
Tıpkı Yılmaz Güney’in ünlü “Duvar” filmine konu olan “Sübyan koğuşundaki isyan” gibi idi. Onlar da kışın zemheri soğuğunda sobasızlıktan, kırık camlar nedeniyle kar, yağmur ve rüzgarda titremekten ve kişi başına günde verilen bir ekmekle doymadıklarından “soba, pencere camı ve iki ekmek” talebiyle “isyan” etmişlerdi.
Bu kez bir hafta boyunca avukat ve aile görüşünün yasaklandığı, her an bir saldırı olur korkusuyla ailelerin ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin cezaevi karşısındaki parkta sabahladığı “gerginlik” 25 Eylül 1999 Cumartesi günü “anlaşma” ile sonuçlanmıştı.
Koğuş temsilcileriyle cezaevi savsısı ve yönetimi arasında tutsakların vekili üç avukatın tanıklığında anlaşma yapılmış, koğuşlarını boyamaları için kireç, boya, fırça v.b. badana-boya malzemesi de verilmişti.
…Ve o gün Cumartesi olmasına rağmen Eski İHD Genel Başkanı, FİDEF Genel Başkan Yardımcısı Akın BİRDAL tahliye edilmişti.
O gün bu tahliyeye kimse bir anlam verememişti.
Hatta bunu da devletin bir “iyi niyet jesti” gibi algılayanlar bile olmuştu.
O gecenin sabahında kanlı saldırı başladığında işin rengi açığa çıkacaktı…
Çok sevdiklerinden değil ama bir süre önce İHD Genel Merkezindeki bir suikastte kıl payı ölümden dönen Akın BİRDAL’a bu kez devletin güvencesi altındaki bir cezaevinde halel gelirse bunu dünya kamuoyuna anlatmakta zorlanacaklardı. İçeri saldıkları “ekibin” Akın BİRDALl’ı sağ bırakabileceklerine de güvenemedikleri için olsa gerek, cumartesi günü de olsa apar topar tahliye etmişlerdi.
İlk saldırıda kurşunla yaralanan Ümit Altıntaş, Abuzer Çat ve henüz 17’sinde cezaevine düşen Zafer Kırbıyık katledilmişti. Habip Gül ise ağır yaralanmıştı. Kalanlar gaz bombaları ve makineli tüfek tarakaları arasında yan taraftaki 4.koğuşa geçmişlerdi.
Ranzalar-yataklar-yastıklar siper; içi su dolu leğenler ve ıslak havlular-çarşaflar gaz bombalarına karşı savunma araçlarıydı.
Uzaktan avlayamadıkları tutsakları dışarı çıkarmak için itfaiye araçlarını yardıma çağırmışlardı.
Melih Gökçek’in Büyükşehir Belediyesi’nden gönderilen itfaiye araçlarından 4. Koğuşa, havalandırmaya insan boyuna kadar köpük sıkılmıştı.
Yangın söndürmede kullanılan köpük bu olayda insan boğmakta, yine yangın söndürmede kullanılan uzun demir kancalar insan avlamakta kullanılmıştı.
Saatler süren tüfekli, gaz bombalı, köpüklü, kancalı saldırıyla direnç kırıldıktan sonra havalandırmaya dalan robocoplar yaralı ve bitkin tutsakları cam kırıkları üzerinden ayaklarından tutup kafa üstü sürükleyerek 500m ötedeki hamama götürmüşler, kullanılan zehirli gazlar saptanmasın diye üzerlerindeki tüm giysiler çıkarılıp çırılçıplak üst üste hamama yığılmışlar, sonra da kalaslarla öldüresiye dövülmüşlerdi.
Bununla da yetinmemişler, kimisine özel işkenceler uygulamışlardı…
Kalas darbeleriyle bütün vücudu, göğsü, omuzları, boynu, kafatası mosmor ve paramparça hale gelen İsmet Kavaklıoğlu’nu ayrıca hızar atölyesine götürüp belini 15 cm uzunluğunda 2 parmak derinliğinde hızarla kesmişler, hayalarını, cinsel organını, bacaklarını kasatura darbeleriyle parçalamışlardı. En son çenesinin altından sıktıkları, kafatasında sol kulağının arkasında kalan kurşun çekirdeğini kasaturayla kanırtarak çıkarmışlardı.
Cemal Çakmak’ın bacaklarını delip geçen uzun namlulu kurşun yaralarına kalın demir mıhlar çakmışlar, göğsüne sıktıkları kurşunla “öldü” deyip; “leşini ordan alsınlar” diyerek Çankırı’ya gönderdikleri ring arabasının içine atmışlardı.
Sabahın ilk saatlerinde vurulan Habip Gül, kanı çekilinceye kadar hastaneye gönderilmemiş, öğleye doğru hastaneye götürülürken öldürülmüştü. Yüzü-gözü kasatura darbeleriyle paramparça edilmişti!..
Halil Türker’in karnı itfaiye kancası ile yarılmıştı.
……………………………
9. yılında hala bu vahşeti anlatmaya kelimeler yetmiyor…
Onlar; bacı, kardeş, eş ve çocuktular… Sömürü ve zorbalığın olmadığı sosyalist bir ülke ve dünya düşü -düşüncesi ile yola çıkmışlardı. Bir işçi mitinginde bildiri dağıtırken, bir memur mitinginde pankart taşırken izlenmiş, evlerine, işyerlerine yapılan baskınlardan götürülüp, işkenceli polis sorgularında alınan ifadelerle 15-20 yıla mahkum edilmişlerdi…
Her şey baş-göz üstüne ama cezaevinde de olsa insan her zaman insandı. Balık istifi tıkıldıkları koğuşlarda fareler gibi havasızlıktan ölmek yerine nefes alabilecekleri bir koğuş istemişlerdi ve istemekle kalmayıp yan taraflarında bomboş duran olanağı fiilen kullanmışlardı.
Bu son derece masum ve insani talepleri karşılandığında da kimsenin burnu kanamadan 1 hafta süren direnişlerine son vermişlerdi.
Ama onlara “terörist” diyen devlet, onlarla yaptığı anlaşmayı demokratik kamuoyunu, ailelerini, avukatlarını kandırmak için iki yüzlü bir manevra olarak kullanmış, 24 saat bile beklemeden sabaha doğru içeriye saldığı ölüm mangalarıyla canlarını almaya gitmişti.
Her türlü puşt işi zulme hazırlıklı olan onlar galiba bu kadarını da bu devletten bile beklememişlerdi. Yine de dört duvar arasında bütün güçleri ile direnmişlerdi.
Katliamdan hemen sonra Kızılay Meydanı’ndaki protesto eyleminde Merkez Kapalı’nın yediveren gülleri ile çekilmiş fotoğrafı ile o her zamanki ağlarken gülümsermiş gibi, gülerken ağlarmış gibi duran hali ile, capcanlı, insanın gözünün içine bakan Abuzer Çat’ın görüntüsü yürekleri dağlıyordu.
9 yıl sonra da onlar  anmalarda, etkinliklerde koro halinde söyledikleri şarkıdaki gibiydiler.
 “…dimdikti başları
yiğit yoldaşların
kızıl güller- karanfiller içinde…”
Onlar bugün de taptaze anılarımızda Merkez Kapalı’nın yediveren gülleri idi.
9 yıl sonra 10 kişiyi katleden, 100’e yakınını yaralayan katiller hala aramızda… kimseye bir ceza verilmiş değil…
O günkü ölüm mangasının başında tanıdık bir isim; yıllar sonra Hrant Dink cinayetinde adı ön plana  çıkan Trabzon İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz!..
Devletin muhalif tutsaklara saldırısı Ulucanlar’la sınırlı kalmadı.
O bir provaydı.
1 yıl sonra 19 Aralık 2000’de 32 kişinin katledildiği, yüzlercesinin yaralandığı, büyük cezaevi saldırısının adını da “Hayata Dönüş” operasyonu koymuşlardı utanmazca…
Onun da hesabını soran olmadı…
Bugünlerde çokça;” demokratikleşme, Ergenekon, çetelerden hesap sorma” iddiaları havada uçuşuyor.
Beri yanda devletin kirli yüzünü deşifre eden başta Temel Demirer gibi aydınlara peş peşe davalar açılmaya devam ediliyor.
    Bu konuda bir iç tutarlılıktan geçtik bir parça samimiyetten söz edilecekse Fırat’ın öte yakasındaki faili meçhullerin ve elbette cezaevindeki devrimcilere yönelik katliamların hesabı sorulmalıdır.
Yoksa ozanın dediği gibi;
“sabahın bir sahibi var
Sorarlar bir gün sorarlar…”
Özgür ve sisteme aykırı düşünmenin, bu düşünceler doğrultusunda mücadele etmenin suç olmadığı, aykırı düşünenlerin işkenceye, zulme uğramadığı, öldürülmediği; öldürenlerden, kılına dahi dokunanlardan hesap sorulduğu bir ülke yaratıncaya kadar hangimiz özgür, hangimiz güvencede olabiliriz ki?..
Devrimci tutsakları ruhen teslim almak için kanlı katliamlar pahasına açtıkları “5 yıldızlı otel konforundaki” F-tipi cezaevinde bugün darbeci emekli paşaların çok değil 1 ay gibi kısa bir sürede mesafe algısını kaybedip merdivenden yuvarlanarak boynunu kırması da tarihin bir ironisi olsa gerek.
Ne demişler?..
“Keser döner sap döner. Bir gün dönüp sahibini de keser…”
Kime niyet açılan F -tipi zindanlar açık kaldıkça daha kimleri konuk eder?
Kim bilir?..
22 Eylül 2008 ANKARA
MAHMUT KONUK
18  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Baran Tursun dosyası : Eylül 24, 2008, 12:31:52 ÖS
mail aşağıdadır

Sevgili dostlarım,
Aşağıda seçili link'i tıklamanızı rica ediyorum, bunun ötesinde hukukçu ve akademisyenlerin, web sitemizdeki dava 1. dosyasını incelemelerini rica ediyorum.
****
Sayın hukukçular, Devletin polisi suç işlediği zaman, mutat senaryolarını nasıl devreye soktuklarını merak edenleriniz varsa, web sitemizin dava 1 dosyasını lütfen incelesinler, eksikliklerimizi lütfen bize bildiriniz.
Saygı ve sevgilerimle.
 
http://www.barantursun.com/
 
Mehmet Tursun
İzmir'de polis tarafından, arkadan ve nişan alarak açılan ateş sonucu öldürülen, Baran Tursun'un babası
19  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Ankara: Nükleer ihalelerine karşı basın açıklaması çağrısı : Eylül 23, 2008, 12:58:31 ÖS
Sayın Üyemiz

24 Eylül 2008 tarihinde Akkuyu nükleer santralinin ihale süreci
başlayacaktır. Konu  ile ilgili olmak üzere derneğimizin de bileşeni
bulunduğu Nükleer  Karşıtı Platformca 24 Eylül 2008 tarihi saat 13:00’da
Enerji Bakanlığı önde basın açıklaması yapılacaktır.

Tüm dernek üyelerini açıklamaya bekliyoruz

Saygılarımızla.
20  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Nükleer İhaleyi Durdurun : Eylül 18, 2008, 02:12:20 ÖS
KEG Basın Açıklamasını paylaşıyoruz;

Nükleer İhaleyi Durdurun!!!

Çevrecinin daniskası olanlar, çevreyi, tüm canlı yaşamını yok edecek olan nükleer santral için düğmeye bastı. Hükümet Akkuyu'ya nükleer santral kurmak istiyor. Nükleer santral kurulum ihalesi 24 Eylül'de başlıyor.

Çevrecinin daniskası hükümet ve çevrecinin daniskası şirketler telaşla bu ihaleye hazırlanıyor.

Biz buna izin vermiyoruz.

Nükleer ihalenin derhal durdurulmasını istiyoruz.

Nükleer ihaleyi durdurun!

Nükleer lobilerin değil halkın sesine kulak verin.

Nükleer ihaleyi durdurun çünkü;

Her nükleer santral nükleer atık üretir. Nükleer atıkların ne yapılacağı konusunda bugün dünyada hiçbir geçerli çözüm önerisi bulunmamaktadı r. Bu atıklar ya gömülmekte, ya denize atılmakta, sonuç olarak büyük ve çözümsüz bir ekolojik problem ortaya çıkmaktadır.

Nükleer ihaleyi durdurun çünkü;

Nükleer santraller tehlikelidir. Çernobil faciasının anıları ve bu facianın ardından yaşanan acılar çok taze. Bu acılar ve nükleer korkusu yersiz ve kandırmaca değil. Bir nükleer santralde sızıntı oluşması demek, çok geniş bir bölgedeki tüm canlıların radyoaktif serpintiye maruz kalması, insanların ölmesi, ölümcül hastalıklara yakalanmaları , ekosistemlerin yok olması demektir.

Nükleer ihaleyi durdurun çünkü;

Nükleer santrallerin tarihi nükleer kazalar tarihidir.

Nükleer ihaleyi durdurun çünkü;

Nükleer santraller ekonomik olarak makul yatırımlar değildir. Bir nükleer santralin kurulumu 5 milyar dolara yakın bir yatırım gerektirmekte, inşaatın uzadığı bazı durumlarda maliyetin on milyarlarca dolara fırladığı da görülebilmektedir.

Nükleer ihaleyi durdurun çünkü;

Enerji ihtiyacını çözmek için sayısız alternatif mevcut. Yerel ve yenilenebilir enerji kaynakları ekonomik ve ekolojik açıdan dikkate alınmak zorundadır.

Nükleer ihaleyi durdurun çünkü;

Enerji verimliliği ve tasarrufu nükleer enerjinin en önemli alternatifidir.

Nükleer ihaleyi durdurun çünkü;

Nükleer enerji nükleer silah çılgınlığının temelidir.

 

Bizler nükleer ihaleye karşıyız.

Bizler nükleer lobilere karşıyız.

Bizler, bu ihaleye girecek şirketleri uyarıyoruz.

Nükleer ihaleye izin vermiyoruz.

Dünyada da Türkiye'de de yeni Çernobiller is-te-mi-yo- ruz!

Gençler, işçiler, işsizler, kadınlar, çocuklar, aydınlar, sanatçılar, köylüler, çiftçiler, emek ve meslek odaları, siyasi partiler, toplumun her kesimi, biz büyük çoğunluk, nükleer ihaleyi durdurmak için;

Çevrecinin daniskası olduğunu düşünen ama nükleer lobilerin adamı olanları uyarmak için 20 Eylül Cumartesi, saat 16-17.00 arasında makyajlı toplu bildiri dağıtımı saat 17.00'da Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması yapacağız.

Akkuyu'nun, Akdeniz'in, Türkiye'nin, dünyanın üzerine nükleer karanlık çökmesin diye,

Nükleer çılgınlığa hayır demek için,

Hayatı savunmak için,

Gelin hep birlikte nükleer ihaleye hayır diyelim!

Nükleer santral kurmalarına izin vermeyelim.

 

Küresel Eylem Grubu (KEG)
 
21  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Ynt: Baran Tursun dosyası : Temmuz 24, 2008, 11:47:46 ÖÖ
 mail aşağıdadır saygılarımızla;

SEVGİLİ DOSTLARIM
Devletin polisi belgede sahtecilik yaparsa, Belgede sahtecilik yapan kalpazanlara diyecek bir lafımız olur mu?
 
Oğlumu öldüren polisin tahliyesine DAYANAK yapılan belgelerin en önemlisi sahte çıktı. Belgede sahtecilik yapan polis memurları 25.07.2008 günü saat 9,30 da İzmir - Karşıyaka adliyesi, 1.Ağır ceza Mahkemesinde yargılamalarına başlanacaktır.
 
'Baran Tursun'u öldüren polis, belgede sahtecilik yapan polis, benim ülkemin polisi olamaz', diyen tüm duyarlı insanlarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, insan hakları savunucularımızı, parti ve dernek yöneticilerimizi, yazarlarımızı, akademisyenlerimizi, yazılı ve sözlü tüm medya kuruluşlarımızı 25. 07.2008 günü saat 9,30 da, İzmir- Karşıyaka adliyesi, 1.Ağır ceza mahkemesi duruşma salonuna 'izleyici' olarak katılmalarını, önemle rica ediyorum.
 
Dostlarım.
Mahkemede yapacağım konuşma metnim ekte (ekleyemedik) sunulmuştur, lütfen indiriniz ve ulaşabildiğiniz her tarafa ulaştırmaya çalışınız. Sesimi duyurmam konusunda bana yardımcı olmanızı rica ediyorum.
 
Mehmet Tursun / İzmir
22  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Tutuklu Gazetecilerle D.P. maili : Temmuz 24, 2008, 11:41:30 ÖÖ
mail aşağıdadır saygılarımızla;

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformundan
BASINA VE KAMUOYUNA

* 24 Temmuz “Türkiye’de Basında Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı’nda” 20 Gazeteci ve Yazar Türkiye Cezaevlerinde Tutuklu Bulunuyor!..
* “Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı’nda” Hayat TV Kapatıldı!..
* Sansüre Hayır!

24 Temmuz 1908... 24 Temmuz 2008...
“Türkiye’de Basında Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı’ndayız!”
Tam bir asırlık zaman dilimi.
Tam bir asırlık palavra, yalan...
Çünkü bu topraklarda sansür hiçbir zaman kaldırılmadı, basın hiçbir zaman özgür olmadı.
Sansürün kaldırıldığı söylemi tam bir aldatmacadır. Göstermeliktir. İçi boştur.
Çünkü sansürcü zihniyet ve uygulamalar, gelenekselleşmiş  devlet politikası olarak hep süregeldi.
Basın özgürlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını, söz, eylem, örgütlenme özgürlüğünü savunan düzen muhalifi basın emekçileri her daim devlet baskısı altında tutuldu. Gazeteler kapatıldı, bombalandı. Gazeteciler, yazarlar tutuklandı, kurşunlandı, gözaltılarda kaybedildi.
Bundandır ki basın emekçileri, sansürün kaldırıldığı iddialarını hep alaycı tebessümle karşıladı. Ve sansürün kaldırılması için mücadele ettiler/ediyorlar.
“Türkiye’de Basında Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı’nda”, 6’sı Atılım gazetesinden 4’ü Dicle Haber Ajansı’ndan, olmak üzere 20 gazeteci ve yazar tutukludur...
“Türkiye’de Basında Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı’nda”, Hayat TV kapatıldı...
“Türkiye’de Basında Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı’nda”, yayıncı Ragıp Zarakolu yayımladığı bir kitap nedeniyle mahkum edildi... Perihan Mağden ve onlarca aydın halen yargılanıyor...
Basın özgürlüğünün asli engellerinden  sansürcü Terörle Mücadeyle Yasası (TMY) yürülükte oldukça, 301 vb. maddeler yürürlükte oldukça, politik özgürlükler güvence altına alınmadıkça  basın özgürlüğünden, halkın haber alma hakkından, söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğünden söz edilemez. Sansürün kaldırıldığından söz edilemez.
Sansüre Hayır!
TMY, 301 İptal Edilsin!
Tutuklu Gazetecilere Özgürlük!

EK
23 Temmuz  2008 tarihi itibariyle tutuklu bulunan 20 gazeteci ve yazarın isimlerini, görevlerini ve tutuklu bulundukları hapishaneleri; basının ve kamuoyunun, duyarlı kişi ve kurumların bilgisine sunuyoruz...

1- İbrahim Çiçek, Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Gazeteci-Yazar, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi
2- Sedat Şenoğlu, Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü ve Gazeteci- yazar, Edirne 1 Nolu F Tipi Cezaevi
3- Füsun Erdoğan, Özgür Radyo Genel Yayın Koordinatörü, Gebze Özel Tip Cezaevi, Gebze/KOCAELİ
4- Hasan Coşar, Atılım Gazetesi Yazarı, Sincan F Tipi Cezaevi, ANKARA
5- Ziya Ulusoy, Atılım Gazetesi yazarı, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi
6- Bayram Namaz, Atılım Gazetesi yazarı, Edirne 1 Nolu F Tipi Cezaevi
7- Hatice Duman, Atılım Gazetesi Sahibi ve Müdürü, Gebze Özel Tip Cezaevi, Gebze/KOCAELİ
8- Behdin Tunç, DİHA Şırnak muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi
9- Faysal Tunç, DİHA Şırnak muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi
10- Haydar Haykır, DİHA Şırnak muhabiri, Batman M Tipi Cezaevi
11- Ali Buluş, DİHA Mersin muhabiri, Mersin E Tipi Cezaevi
12- Mehmet Karaaslan, Gündem Gazetesi, Mersin Temsilciliği çalışanı, Mersin E Tipi Cezaevi
13- Mahmut Tutal, Gündem Gazetesi Urfa çalışanı, Urfa E Tipi Cezaevi
14- Erol Zavar, Odak Dergisi Sahibi ve Müdürü, Şair, Sincan F Tipi Cezaevi, ANKARA
15- Mustafa Gök, Ekmek ve Adalet Dergisi Ankara Temsilcisi, Sincan F Tipi Cezaevi, ANKARA
16- Barış Açıkel, İşçi Köylü Gazetesi Sahibi ve Yazıişleri Müdürü, Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi, KOCAELİ
17- Hüseyin Habip Taşkın, Güney Dergisi, Sosyalist Mezopotamya dergisi ve Çoban Ateşi gazetesi yazarı, Manisa Cezaevi
18- Mehmet Bakır, Güney Dergisi Eski Genel Yayın Yönetmeni, Bolu F Tipi Cezaevi
19- Erdal Güler, Devrimci Demokrasi Gazetesi Eski Yazıişleri Müdürü, Amasya E Tipi Cezaevi, İstanbul
20- Hacı Boğatekin, Gerger Fırat gazetesi sahibi, Kahta Cezaevi

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)
23 Temmuz 2008

İLETİŞİM: Necati ABAY-TGDP Sözcüsü,  GSM: 0535 929 75 86,
e-posta: tutuklugazeteciler@mynet.com,
23  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Ynt: Baran Tursun dosyası : Temmuz 01, 2008, 02:39:48 ÖS
mail aşağıdadır.   
                              28.06.2008

Sevgili dostlarım.
25.11.2007 tarihinde, İzmir polisi tarafından, arkadan ve nişan alarak açılan ateş sonucu öldürülen Biricik oğlum Baran Tursun’un davasında, Emniyet içinde, nasıl olmuşsa olmuş, utanmazca kendilerine yer edinmiş organize suç örgünün bazı üyelerinin, sahte belge düzenlemekten ötürü, enselerinden tutup adaletin önüne çıkartma başarısını gösterdiğimiz malumunuzdur.

Evlatlarımızı öldüren, bu katillere karşı mücadelemiz, aşağıda belirttiğimiz bir oluşumla  devam etmektedir.
1-Alt sekretaryası, 10 avukatımız tarafından yürütülecek BARAN TURSUN DAVASI İZLEME KOMİSYONU oluşturduk.

2-Baran Tursun Davası İzleme Komisyonunda, sizin gibi şerefli dostlarımın da bir ‘Üye’  olarak bulunmasını rica ediyorum. Komisyonumuza, üye olmak isteyen sevgili dostlarımın, ad, soyad ve unvanlarını belirtir bilgililerini, e-mail olarak tarafımıza bildirmeleri, bizi onurlandıracaktır.

3-İsteyen sevgili dostlarımın isimleri veya unvanları  ile komisyonumuza destek verebilecekleri gibi, isteyen dostlarımın fiilen komisyonumuzda görev almaları da mümkündür.

4-Merkezi, 1870 sokak Baran Tursun Ap. No 42/1 Karşıyaka-İzmir’de bulunan, Baran Tursun Davası İzleme Komisyonunun tüm çalışmaları, şu anda tasarım aşamasında olan, barantursun.com sitesinde yayınlanacaktır. Ayrıca davamızla ilgili tüm gelişmeleri yayınlamadan önce, komisyonumuzun değerli üyelerinin bilgisine sunulacaktır.
İlgi ve desteğinizi rica eder, saygılarımı sunarım.


Mehmet Tursun
(İzmir’de, polis tarafından öldürülen, Baran Tursun’un babası)
Adres: 1870 sokak Baran Tursun Ap. No 42/1 Karşıyaka/İzmir
e-mail: tursan1@gmail.com



Not: 30.06.2008 tarihinde saat 14,30 da, İzmir- Karşıyaka adliyesinde davamızın duruşması vardır, bizi yalnız bırakmamanızı rica ederim.
24  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Ynt: Baran Tursun dosyası : Haziran 12, 2008, 12:49:13 ÖS
mail aşağıdadır;

(25.11.2007 tarihinde İzmir polisinin nişan alarak ve arkadan, açtığı ateş sonucu öldürülen, 20 yaşındaki sevgili Baran Tursun'un babasıyım)

Sevgili dostlarım.

Evrensel hukuk, insan onuru için atıfta bulunurken: "İnsan şeref ve haysiyeti dokunulmazdır" diyor. Yani, bir hakimin, bir polisin veya bir profesörün şerefi dokunulmazdır demiyor, her ferdin şeref ve haysiyeti eşit bir biçimde dokunulmazdır, deniyor.

Bizler bunu dile getirdik diye ben, eşim ve kızım hakkında, 301'den dava açıldı, bizimle yetinmeyen savcı, bana ve aileme destek veren STK temsilcilerinin de hakkında dava açtı.

Bu 301 lik davamızın ilk duruşması, 13 haziran 2008 tarihinde, saat 10,30 da İzmir /  Karşıyaka adliyesinde görülecektir.

Polis, biricik evladımızı öldürdü, biricik evladımızı öldüren polis 1 ay gibi kısa bir sürede jet hızı ile serbest bırakıldı.

Evrensel hukukun çook uzağında kalan bu uygulamayı, Ülkemin bu  hukuksuzluğunu dile getiren, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, duruşma günü saat 10,00 da, İzmir / karşıyaka adliyesi önünde, bana ve aileme destek niteliğinde ortak basın açıklamsı yapacaklardır.

İzmir'in dışında kalan dostlarımın beni gözetlemelerini...

İzmir'da kalan dostlarımın, 13 haziran 2008 Cuma günü, saat 10.00 da izmir Karşıyaka adliyesinde, beni yanlız bırakmamalarını, beni ve ailemi desteklemelerini rica ediyorum.

İnsan haklarına duyarlı, Ülkesini seven tüm dostlarımı, 13.06.2008 Cuma günü, saat 10,00 da, İzmir / Karşıyaka adliyesi, duruşma salonuna davet ediyorum.

Saygılarımla.

Mehmet Tursun

GSM: 0 533 440 45 79

E-MAİL: tursan1@gmail.com
25  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Duruşmaya çağrı Ank.Düşünceye Özgürlük Girişimi : Haziran 11, 2008, 12:46:40 ÖS
mail ekli
26  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Sendikacıların yargılanması eski tarihli! : Haziran 11, 2008, 12:33:31 ÖS
mail aşağıda, biraz geç ulaştı üzgünüz.

TÜMTİS YÖNETİCİLERİ YARGILANIYOR.
 
 
Sendikasız, sigortasız, kölelik koşullarında işçi çalıştırmak isteyen, sendikal örgütlenmeyi engellemek için her türlü çetevari mafya ilişkisini kullanan, sendikalaşan işçileri kapı dışarı eden, taşımacılık sektöründeki patronlar istedi, polis (savcı talimatıyla özle bir birimle) takibe aldı, bir gece yarısı operasyonuyla TÜMTİS yöneticileri evlerinden alındı.
 
200 günlük tutukluluktan sonra 6 Haziran 2008 Cuma günü mahkemeye çıkarılacaklar.
 
 
Ø   İşçileri sendikaya üye yapmaya çalışmak “ÇETECİLİK”(!)
 
Ø   Patronların tetikçilerine direnmek “SUÇ”(!)
 
Ø   Sendikanın üye sayısını artırmaya çalışmak “HAKSIZ KAZANÇ SAĞLAMAK”(!)
 
Ø   Sendika yönetimi “TERÖR ÖRGÜTÜ” (!)
 
 
Yargılama 6 Haziran 2008 Cuma günü saat 10:00’ da 11. Ağır Ceza Mahkemesinde (Eski DGM 1’de)
 
Bütün Emekçileri, Ezilenleri, Aydınları, “İnsanım” deyen herkesi duruşmayı izlemeye, TÜMTİS Yöneticilerine demokratik destek sunmaya çağırıyoruz.
 
BASINI DA…..
 
Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
27  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Forum 8 Haziran Ankara : Haziran 06, 2008, 11:04:36 ÖÖ
DEMOKRATİK ALANDA DARBE YASAKTIR!

Ayhan Bilgen Baskın Oran Doğan Tarkan Hasip Kaplan Mehmet Bekaroğlu Turgay Oğur

8 haziran pazar 15:00
mülkiyeliler birliği
(konur sk. no:1)

(Forum ile ilgili bilgi için: yarİndarbeolursa@gmail.com)
28  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Mitinge çağrı için basın açıklamasına davet mesajı : Mayıs 29, 2008, 12:48:52 ÖS
Ankara Barış Girişimi mesajını bilginise sunuyoruz;

Bu ülkenin demokrasiden, barıştan, eşitlikten yana insanları olarak kardeşçe
bir yaşamı savunmak için 1 Haziran'da Kadıköy'de olacağız.
Türkiye'nin demokratikleşmesi için;
bu ülkenin sesi dinlenmeyen çoğunluğu içinde olan, barış içinde yaşamak
isteyen, sesi duyulmayan yüzü hatırlanmayan insanlar;
erkeğin bir adım gerisinde durması istenen, inançlarını ifade ettiği için
üniversiteye giremeyen kadınlar;
emekli maaşına ancak ölürken layık görülen emekçiler;
doğru söyledikleri ve haksızlıklara karşı çıktıkları için yargılanan
aydınlar;
ırkı, dini, mezhebi, cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa uğrayanlar;
insanların acı çekmesini değil insanca yaşamasını isteyen bireyler olarak
"Yeter! Kürt Sorununda Demokratik Çözüm İstiyoruz!" mitingine katılacağımızı
duyurmak için 29 Mayıs Perşembe saat 18.00'de Ankara'da Yüksel Caddesi'nde
basın açıklaması yapılacaktır. Kürt sorununda demokratik çözüm isteyen
herkesi aramıza katılmaya çağırıyoruz.
TBM Ankara Barış Girişimi


28 mayıs perşembe
Ankara Yüksel Caddesi
saat 18.00
29  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Barış Meclisi Toplantısı için davet : Mayıs 19, 2008, 03:55:47 ÖS
maili bilgilerinize sunuyoruz;

TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ
Ankara Barış Girişimi
15.05.2007

Türkiye Barış Meclisi Ankara Barış Bileşenleri olarak
1 Haziran 2008 tarihinde İstanbul'da yapılacak
"YETER ! KÜRT SORUNUNDA DEMOKRATİK ÇÖZÜM İSTİYORUZ" mitingi ile ilgili basın toplantısı yapılacaktır.
İzlemeniz dileğiyle .
Saygılar.

Türkiye Barış Meclisi
Ankara Barış Bileşenleri Adına

Yüksel Mutlu
Ayhan Bilgen
Hüseyin Öntaş

Toplantı Yeri : Mülkiyeliler Birliği

Konur Sok. No:1 KIZILAY
Toplantı Tarihi : 16 Mayıs 2008 Cuma
Toplantı Saati : 11.30
30  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / ODTÜ MD Söyleşi daveti: Zülfü Livaneli : Mayıs 07, 2008, 01:48:28 ÖS
maili bilginize sunuyoruz;

Sayın ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ,

ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisimizde 08 Mayıs 2008 Perşembe günü saat 19.30'da Zülfü Livaneli ile söyleşi gerçekleştirilecektir.

Söyleşimize katılmanız dileğiyle saygılar sunarız.

ODTÜ Mezuları Derneği


Söyleşi

Konuk: Zülfü Livaneli

Tarih: 08 Mayıs 2008 Perşembe
Saat: 19.30

Yer: Vişnelik Salonu
31  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Ynt: Baran Tursun dosyası : Mayıs 06, 2008, 02:00:19 ÖS
düzeltilmesi için yardım istenen mektup;

B A R A N   T U R S U N
        Mektup No: 09
     İzmir / 02.05.2008


Merhaba,
25.11.2008 tarihinde İzmir polisi tarafından öldürülen sevgili oğlum Baran Tursun’un 09.05.2008 tarihinde İzmir Karşıyaka adliyesinde görülecek 3 nolu  dava duruşmasından önce ağır hukuksuzluklara maruz kaldığımı belirtmek için size bunu yazıyorum.

Bu mektubumu okuyan siz şerefli insanlardan, biricik yavruları olan siz namuslu insanlardan bana kulak vermeniz, bana sahip çıkmanız için aşağıda anlattığım ve maruz kaldığım hukuksuzlukları size şikâyet ediyorum, dolayısıyla bilginize arz etmek istiyorum.

Duymuşum ki oğlumun katiline korumalar tesis edilmiştir. Sıradan bir polis konumunda iken, korumalarla gezen sıra dışı bir polis oluvermiş oğlumun katili.
Duymuşum ki arkadaşları arasında havası bin beşyüz, itibarı fena halde yüksek olmuş bu alçak katilin.
Korumalarla karakola giderken, korumalarından ötürü, ‘vali geldi-bakan geldi’ havası yaratıyormuş bu itibarlı, korumalı katil.

Dostlarım, adalet duygularım beş paralık olmuş, rezil olmuş durumda, haksız mıyım?
 
Sevgili dostlarım,
Oğlumun katilini tutulu süreyi göz önüne alıp serbest bırakan hâkimlerin marifetini size şikâyet etmek istiyorum.
Bir duruşma salonunu düşünün. Sanık geliyor hâkim ve savcıların ve hatta onlarca basın mensubu ve dinleyicilerin önünde ifade veriyor (düşünün böyle bir duruşma salonunu).

Allahın hikmetine bakın ki, katil hedef gözeterek ateş ettiğini söylüyor ve hayati önem taşıyan bu ifadeyi ertesi gün mahkeme zabıtlarına baktığımızda bulamıyoruz.
Sanığın bu hayati öneme sahip ifadesinin (başka bir deyişle sanığın keşifteki hiçbir ifadesinin) hâkim tarafından mahkeme zabıtlarına geçirilmediğini görüyoruz. 
Nasıl olmuşsa olmuş, katilin ifadesi alınıyor ama alınan ifadenin tutanaklara geçirilmesi hâkim tarafından UNUTULUYOR.

Bu son cümlemi tekrar edeyim ki işin vahametini iyicene anlayasınız.
Hâkim oğlumun katilinin ifadesini alıyor ama alınan ifadenin tutanaklara geçirilmesini unutuyor.
İnanmıyorsanız gidin dosyama bakın. Katilin ifadesi hariç, ilgili olan herkesin ifadesi tutanaklarda vardır.
Mahkeme tutanağında, katilin ifadesi yok ama altında imzası var.

Şerefli bir hukukçu, şerefli bir yetkili çıksın desin ki: ‘İşin cılkını çıkarttınız, ayıp ayıp size, bizler Dünyada, Dünyanın Türkiye’sinde, Türkiye’nin İzmir’inde yaşıyoruz’.

Böyle hâkim olur mu?
Böyle mahkeme olur mu?
Böyle adalet olur mu?
Bu hukuksuzluklardan sonra ben: ‘sen ne biçim hâkimsin, sen ne biçim adaletsin, sen ne biçim mahkemesin?’ dediğimde ben ve ailem hakkında 301 den onlarca dava açılıyor.

Adam oğlumu öldürmüş, keşif esnasında ifade veriyor ama verilen ifade tutanaklara geçmiyor.
Bu durumda ben bu hâkime: ‘Sen ne biçim hâkimsin, sanığın bu ifadelerini neden tutanaklara geçirmedin?’ dediğimde bunu hakaret sayıyorlar.
Lütfen söyleyiniz, bu hakaret mi?

Oğlum öldürülmüş, böyle bir SORU SORMA hakkına sahip olmayacak mıyım?
-‘Devletin resmi kurumu sahte belge düzenler mi, böyle emniyet mi olur?’ dedim.
301 den dava açtılar. ( Emniyetin sahte belgesi dosyada)
-‘Sen hakimsin polislerin çelişkili ifadelerini düzeltme’ dedim, ‘böyle hakimlik mi olur?’ dedim.
301 den dava açtılar. ( Hakimin düzelttiği belge, ibret olarak dosyada duruyor)
-‘Yaa katilin ifadesini unutmuşsunuz, siz ne biçim mahkemesiniz’ dedim.
301 den dava açtılar. (Katilin imzası olan ama ifadesi olmayan tutanak dosyada)
-‘Nefesim ensenizde, sizin peşinizi bırakmam’ dedim.
301 den dava açtılar. (dava açan savcıya: Senin oğlunu öldürseler sen peşlerini bırakır mısın? dedim, cevap vermedi)
-‘Maskaralıkları Şemdinli’de gördüm’ dedim.
301 den, yani orduya hakaretten dava açtılar.

Velhasıl-ı kelam benim, eşim ve kızım hakkında açılan 301 lik davaların haddi hesabı yoktur. Meğer şu meşhur 301 ne yaman bir şeymiş.

Sevgili Ruhat MENGİ’nin deyimi ile,  bu adamlar sonunda beni ve ailemi mahkûm edecekler, suçlu biz olacağız. Böylece, onlara göre de adalet yerini bulacak.

09.05.2008 tarihinde İzmir Karşıyaka adliyesinde,  öldürülen biricik oğlumun duruşmasına katılmanızı / gözetlemenizi rica ediyorum.

Mehmet Tursun
1870 sokak Baran Tursun AP. No: 42/1 Karşıyaka / İzmir
e-mail: tursan1@gmail.com.
32  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Uluslararası İşçi Filmleri Festivali-Ankara : Nisan 24, 2008, 03:32:03 ÖS
2008 Ankara Festival programı
21 Nisan 2008

III. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali Ankara Etkinlikleri Programı

1 Mayıs Perşembe
Söyleşi ve Film Gösterimi
Film Gösterimi: Sag Haye Velgard (Şaşkın Köpekler), İran-Afganistan-Fransa 2005,
Yön: Marziye Meşkin
Söyleşi: Fatin Kanat ve Dr. Haşim Hüsrevşahi ile İran Sineması, İslam ve Kadın üzerine…
Yer: TMMOB Mimarlar Odası 5. kat
Konur Sok. No: 4 Kızılay
Saat: 18.30

2 Mayıs Cuma

İşyeri Özel Gösterimi
Hacettepe Tıp Fakültesi''nde Sağlık işçilerine özel gösterim
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi''nde Sağlık işçilerine özel gösterim


3 Mayıs Cumartesi
Sokakta Sinema
Konser: Ahibba
Film Gösterimi: Bizim Aile Yapım Yılı: 1975 Yön: Ergin Orbey
Yer: Yüksel Caddesi
Saat: 19.30

4 Mayıs Pazar
Yazlık Sinema
Film Gösterimi: Yusuf ile Kenan / Yön: Ömer Kavur, 1979
Yer: Yazlık sinema Dostlar Mahallesi Mamak
Saat: 20.00

5 Mayıs Pazartesi
Film Okumaları 1 / İFF Ankara Film Atölyesi – Sinemada Marksist Estetik
Film: La cérémonie / Yön: Claude Chabrol, 1995, Fransa
Sunum: Arş. Gör. Tuğba Kanlı, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi
Yer: Halkevleri Genel Merkezi
Konur Sok. No: 8/9 Kızılay
Saat: 18.30


6 Mayıs 2008 Salı
Film Okumaları 2 / İFF Ankara Film Atölyesi
Film: Rosetta / Yön: Jean-Pierre & Luc Dardenne, 1999, Belçika
Sunum: Doç. Dr. Ruken Öztürk, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi
Yer: Halkevleri Genel Merkezi
Konur Sok. No: 8/9 Kızılay
Saat: 18.30

7 Mayıs 2008 Çarşamba
Söyleşi ve Film Gösterimi
Film Gösterimi: Che, Capítulos De Caminos De La Revolución (Devrimin Adımları: Che)
Yön: Manuel Perez, Küba, 2004
Söyleşi: Küba Büyükelçisi Ernesto Gomez Abascal ile Che ve Küba Üzerine…
Yer: Mülkiyeliler Birliği 2. Kat
Konur Sok. No: 1 Kızılay
Saat: 19.00

8 Mayıs Perşembe saat 17:00
Tariş Fİlmi Öncesi Dostluk Yardımclaşma Vakfı Başkanı Cahit Akçam ile söyleşi ve Film Gösterimi

9 Mayıs 2008 Cuma
Söyleşi
Konu: Sinema ve Emek
Konuşmacılar: Doç. Dr. Ahmet Gürata Bilkent Üniversitesi
Doç. Dr. Ahmet Haşim Köse A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi
Doç. Dr. Ayhan Yalçınkaya A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi
Yer: TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Rüştü Özal Salonu
Necatibey Cad. No: 57 Kızılay



10 Mayıs 2008 Cumartesi
Söyleşi ve Film Gösterimi
Film Gösterimi: Duvarımız / Yön: Elen Panikos Hrisantu, Niyazi Kızılyürek
Söyleşi: Münür Rahvancıoğlu ile Kıbrıs ve Barış Üzerine…
Yer: Halkevleri Genel Merkezi
Konur Sok. No: 8/9 Kızılay
Saat: 13.00
Açıkhava Etkinliği
Konser: Grup Günyüzü
Tiyatro Sporu: ‘Onlar Bunlar’
Film Gösterimi: Üç Öykü Üç Direniş / Yön: Safiye Işıklı, Özgür Fındık, 2007
Yer: Ahmed Arif Parkı
Sokullu Mehmet Paşa Cad. Dikmen
Saat: 17.00
33  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / ODTÜ MD panel daveti: Yeni Petrol Yasası : Nisan 22, 2008, 12:49:48 ÖS
mail metnini bilginize sunuyoruz

Sayın ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ,

ODTÜ Mezunları Derneği Enerji Komisyonu tarafından 26 Nisan 2008 Cumartesi günü “Yeni Petrol Yasası" konulu bir panel düzenlenecektir.

Yeni Petrol Yasasının kazandırdıkları ve kaybettirdiklerinin tartışılacağı panelimize katılmanız dileğiyle saygılar sunarız.

ODTÜ Mezunları Derneği

Panel: “Yeni Petrol Yasası”

Konuklar:

A. Uğur GÖNÜLALAN
Jeofizik Yüksek Mühendisi

Av. Murat YAZICI
PETFORM Genel Sekreteri

Özer ALTAN
TPAO Genel Müdürü (Eski)

Yönetici:

Dr. C. Coşkun KÜÇÜKÖZMEN
ODTÜ MD Enerji Komisyonu Üyesi

Tarih   : 26 Nisan 2008 Cumartesi
Saat    : 14.00
Yer      : ODTÜ Mezunları Derneği, Vişnelik Salonu
34  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Ynt: DTP'den duruşmaya çağrı : Nisan 21, 2008, 11:22:54 ÖÖ
Çağrıcı kurum yeni bir faks ile duruşmaya kitlesel katılımın iptal edildiğini bildirmiştir. Gerekçe mahkemenin izleyicileri kabul etmemesi olarak belirtilmiştir.
35  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / DTP'den duruşmaya çağrı : Nisan 15, 2008, 12:56:17 ÖS
DTP Genel Merkezinden gönderilen mesajı ilginize sunuyoruz;

DEMOKRATİK TOPLUM PARTİSİ GENEL MERKEZİ

Sayın Kurum Yetkilisi,

Eşbaşkanımız Sayın Nurettin Demirtaş, yaklaşık 4 aydır haksız bir biçimde cezaevinde tutulmaktadır.
21 Nisan Pazartesi günü saat 10:00'da, Etimesgut Hava Kuvvetleri Komutanlığı Spor Salonunda yapılacak ilk duruşmada; Genel Merkez yöneticilerimiz, partili milletvekillerimiz ve il örgütlerimiz hazır bulunacaklardır.
Duruşmanın yapılacağı tarihte sizlerin de aramızda olmanız bizlere güç verecektir.
İlginize şimdiden teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim. 12.04.2008

Mustafa Sarıkaya
Eşbaşkan Yardımcısı

Duruşma günü: 21 Nisan Pazartesi
Duruşma saati: 10:00
Duruşma Yeri: Etimesgut Hava Kuvvetleri Komutanlığı Spor Salonu
36  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Söyleşiye davet "Seçim Yasası ve Temsilde Adalet" : Nisan 08, 2008, 11:38:55 ÖÖ
Sayın ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ,

ODTÜ Mezunları Derneği Sivil Toplum Komitesi tarafından sürdürülen, Katılımcı Demokrasi ve Ortak Akıl arama çalışmalarımız kapsamında;

12 Nisan 2008 Cumartesi günü saat 16.00 da “Seçim Yasası ve Temsilde Adalet” konulu bir söyleşi yapılacaktır.

Mülkiyeliler Birliği Toplantı Salonu'nda gerçekleşecek olan söyleşimize katılmanız dileğiyle saygılar sunarız.

ODTÜ Mezunları Derneği

Söyleşi: Seçim Yasası ve Temsilde Adalet

Konuk:

Prof. Dr. Süheyl BATUM
Bahçeşehir Üniv. Hukuk Fak. Öğr. Üyesi


Tarih   : 12 Nisan 2008 Cumartesi
Saat   : 16.00

Yer: Mülkiyeliler Birliği
(Yüksel Cad. No:1 Kızılay- Ankara)
37  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / Türkiye Barış Meclisinin mesajı : Mart 20, 2008, 05:18:01 ÖS
Türkiye Barış Meclisinin mailini üyelerimize sunuyoruz;

TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ
Basın Bülteni
20 Mart 2008


NEWROZ’UN BARIŞ GETİRMESİNİ DİLİYORUZ

Newroz, yeni bir günün ve baharın müjdesi, tabiatın bütün güzelliği ve azametiyle ışıyor olmasının, halklarımız için de bereketli bir günün ifadesidir.

Bu Newroz hem bölgemiz, hem de insanlık için barışın da umutlarını yeşertmeli, onurlu ve aydınlık bir geleceğin ışıklarını yansıtmalıdır.

Yıllardan beri bölgemizde devam eden savaş ve çatışmalar, insanca yaşama umutlarımızı hergün biraz daha kırmakta, kavga ve kamplaşmaların derinleşmesine ortam hazırlamaktadır.

Bu Newroz, bugüne kadar verilen kayıplar, yaşanan acılar hepimiz için yeni bir sayfa açma arzusunun gerekçesi olmalıdır. Geçmişle yüzleşme, devam eden şiddetin son bulması ve kabul edilebilir bir barış ortamının tesis edilebilmesinin vesilesi olmalıdır.

Newroz’u haksızlıkların, adaletsizliklerin giderilmesi, halklarımızın özgür birliktelik temelinde dayanışmasıyla karşılayalım.

Newroz’un yeni insan hakları ihlalleri ve nefret duygularının yaygınlaşmasına sebebiyet vermemesi için herkesi sorumlu davranmaya davet ediyoruz.

Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümüne, demokrasinin, özgürlüklerin serpilip gelişmesine vesile olması dileğiyle, tüm Ortadoğu Halklarının Newroz Bayramını kutluyoruz.

Biji Newroz, Biji Aşiti!

Yaşasın Newroz, Yaşasın Barış!   


TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ
38  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Güncel Konular ve Dosyalar / Ynt: akp'nin kapatılması : Mart 20, 2008, 05:13:27 ÖS
henüz bir açıklama yapılmadı.
Yapıldığında sayfamızdan da yayınlanacaktır.
Saygılar.
39  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / davet söyleşi: “Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir” nasuh mahruki : Mart 10, 2008, 05:37:23 ÖS
maili bilginize sunuyoruz

Sayın ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

ODTÜ Mezunları Derneği Etkinlikler Komitesi tarafından 13 Mart 2008 Perşembe akşamı düzenlenecek sohbet toplantısında, 1996 yılında kurduğu AKUT derneğinde, dostlarıyla birlikte, hep aynı vatan ve insan sevgisi ile hareket eden Nasuh Mahruki’yi ağırlıyoruz.

“Hepimiz daha iyi yaşam koşulları istiyoruz, buna da elbette ki hakkımız var. Bunun için çaba da gösteriyoruz, ancak sadece istemek ve sorunları tek boyutlu, sadece göründüğü yerde ele alıp çözmeye çalışmak bu isteğimize kısa dönemde ulaşmamıza ne yazık ki olanak vermeyecektir. Türkiye'nin sorunları ne yazık ki kısa dönemde çözülemeyecek kadar ciddi ve köklüdür. Asla çözümsüz değildir, sadece çözecek niyete ve iradeye ve elbette ki zamana ihtiyaç duymaktadır.”N. Mahruki

Mahruki’nin 6. kitabı olan “Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir” kitabında da yer alan özellikle özgün bir takım saptamaların bulunduğu; “Türkiye’nin güven bunalımı” ve “zihin haritası değişimi ve kaçırdığımız fırsatlar” üzerinde duracağı bu söyleşiye katılmanız dileğiyle.

Saygılarımızla,
ODTU Mezunları Derneği

Söyleşi: “Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir”

Konuk: Nasuh MAHRUKİ (www.nasuhmahruki.com <http://www.nasuhmahruki.com/> )

Tarih: 13 Mart 2008 Perşembe
Saat: 19:00
Yer: ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Salonu
40  Çagdaş Hukukcular Dernegi Forum / Etkinlikler, Toplantılar ve Organizasyon Duyuruları / davet sunum: yüzyıl önce ülkemizde ermeniler : Mart 10, 2008, 05:35:24 ÖS
maili bilginize sunuyoruz:

29 Martta Ankarada yapilacak sunumu uyelerinize duyurmanizi dileriz.
Saygilarimizla,
Birzamanlar Yayincilik

-----------------------

Tarih ve Toplum Bilimleri Enstitusu
ve Birzamanlar Yayincilik
Osman Koker in yapacagi
100 YIL ONCE TURKIYEDE ERMENILER
baslikli sunuma katiliminizdan onur duyar.

20. yuzyil basinda Ermeniler Turkiye nin hangi sehir
ve kasabalarinda yasiyorlardi?  Osmanli resmi
sayimlarina ve Ermeni kaynaklarina gore nufuslari ne
kadardi? Yasadiklari sehirlerin ekonomik, sosyal,
kulturel hayatlarinda nasil bir yere sahiptiler? Hangi
sehirlerde hangi mahalleleri, kiliseleri, manastirlari
ve okullari vardi? Birinci Dunya Savasindan gunumuze
tablo nasil degisti?

Tarih: 29 Mart 2008 Cumartesi
Saat: 14.00 - 17.00
Yer: Ankara Serbest Muhasebeci Mali Musavirler Odasi
Konferans Salonu, Kumrular Caddesi, no: 26, Kizilay -
Ankara
Sayfa: [1] 2