Ana Sayfa arrow Forum arrow Komisyonlararrow Sosyal ve Ekonomik Haklararrow 31 Mart SEHAG Koordinasyon toplantısı notları ( Bursa) 31 Mart SEHAG Koordinasyon toplantısı notları ( Bursa)
Çagdaş Hukukçular Derneği SitesiKomisyonlarSosyal ve Ekonomik Haklar31 Mart SEHAG Koordinasyon toplantısı notları ( Bursa)
Sayfa: [1]   Aşağı git
Bu Konuyu GönderYazdır
Gönderen Konu: 31 Mart SEHAG Koordinasyon toplantısı notları ( Bursa)  (Okunma Sayısı 2177 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bahattin Özdemir
Administrator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11



Üyelik Bilgileri
« : Nisan 16, 2007, 01:05:34 ÖS »

ÇHD SEHAG (Koordinasyon Toplantısı)
Katılımcılar : Genel Merkez, Bursa, İstanbul, Ankara, İzmir Şubeleri 

1. ÇALIŞMA YAŞAMI (İŞÇİ/İŞSİZ – SENDİKALI/SENDİKASIZ – SİGORTA)

-   Hak Arama Bilinci’nin yaygınlaştırılması, (Eksen)
-   Dava takip konusunda çekince var.
— Sendika avukatlarına veya Baro Adli Yardımına yönlendirme
-   Başvuru Esaslı Bireysel İş Hukuku Çalışması ağırlıklı
-   Yasa ve Tasarılara ilişkin çalışma (Doktrinin işçi dünya görüşü etrafında şekillenmesi) (Mevzuat/Doktrin-Doktrin çalışması)
-   Sendikalarla İlişki (sorunlu) Sendikalizm (?) / Küçük Burjuva Radikalliği / Toplu Mücadelenin (yavaşlığına rağmen)
-   Öncü İşçi Eğitimi / Yaygın İşçi Eğitimi (İşçi yaşam alanlarında veya dernek mekânlarında periyodik veya seçilmiş kiralık mekânlarda)
-   “İşyeri Hakemi” mantığıyla işverene yükümlülük yükleyici hak eğitiminin yasal düzenleme haline getirilmesini veya işveren ilişkileri sayesinde fiilen uygulanmaya başlanmasını denetleyelim (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın zaten böyle bir denetimi var işçi hakları eğitimi yapılıyor mu bakıyor… Kapsamını bir değerlendirelim) “Zorunlu Avukat İstihdamı” tartışması (50 işçinin üzerinde işyerlerinde…)
-   Zorunlu Hukuk Sigortası mücadelesi, Sosyal Sigorta Primleri içerisinde değerlendirebilir, (Adalete ulaşma hakkı önündeki zorlukların ortadan kaldırılması kavramı ile karşılaştırmalı düşünelim) Yani “hak” ile “sigorta” arasındaki gerginliği değerlendirelim.
-   Hakkın giderlerinin genel bütçeden karşılanması gerekir,
(bütçe konsolidasyonunun reddedilmesi) 
-   ÇHD’nin dava takip etmesi “haksız rekabet” ve meslekte (örgüt tabanında) mağduriyete yol açar…
-   Hak aramanın pahalılığı karşısında davaya alternatif imkanların araştırılmasını zorunlu kılıyor,
-    İhtiyaç-İdeoloji denkleminden düşünüldüğünde MADDİ İHTİYAÇ tartışmalı, İDEOLOJİK GEREK tartışmalı,
-   Operasyonel Alanları (Destek/Grev-boykot direniş vs.; Eğitim; Dava takibi)
-    Ceza davası pozisyonları ile karşılaştırma isabetsiz, genişleme tartışmalı
-   Toplu davalarda temsili vekalet konmasında herhangi bir sorun yok. (Basın açıklamaları vs. ile aynı işlevler)
-   Tüm gönderme mekanizmalarının çalışmadığı zamanlarda derin istisna davayı almakta bir sakınca yok…
-   Günlük çalışma süresinin 2 saate düşürülmesi ile vardiyalı çalışma sayesinde TAM İSTİHDAMIN SAĞLANMASI projesi…İşsizliğe bağlı sosyal-.kriminal sorunların ortadan kaldırılması…Sosyal güvenliğin güçlenmesi…Zihin ve beden emeğinin ayrımının azalması imkanı yaratır.


ORTAK ÇALIŞMA KONUSU   : 1. Zorunlu sigortalar ve hak arama
       özgürlüğü…

   2. Tam istihdam Projesi…
YAPISAL ÖNERİ         : ÇHD SEHAG bir örgütsel yapı olarak korunsun,
  (Altında bir ila üç komisyon oluşturulabilir)


2. AVUKATIN EKONOMİK VE SOSYAL HAKLARI – MESLEKTE DÖNÜŞÜM

-   Meslek sorunları ÇHD’nin ne ölçüde “ne için” gündeminde ?
-   Baroya sendikal işlevler yüklemek mümkün değil mi?
-   Meslekte sınıf “çatışması”,
-   Hizmet Ticaretinin Serbest/yeniden örgütlenmesi saldırısı

Sendika Gerekli,
-   İşkolu esası temel alınmalı, (İşkolunda temel sorun avukatlar başarabilecekken, işkolu esasının başarılamaması)
-   Stajda hem çalışma yasak hem de gelir getirici staj imkanı yok. Sendikal bir sorun…
-   Avukat Sendikası işkolu esasından daha hızlı örgütlenme sağlar. Hakimler ve savcıların işkolunda hevesi olacağını zannetmiyoruz. 
-   ÇHD genel kuruluna tüzük sunmaya gerek yok, genel kurul tüzüğü selamlasın niye görüşüyor,
-    Meslekte dönüşüm tartışması esasen “Hukukun Üstünlüğü” “Savunmanın Bağımsızlığı” ve benzeri kavramların palyatif niteliği dikkate alınmalı ÇHD’nin yeni ideolojik müdahalelerdi de bulunması gerekiyor.
-   Sendikanın kurulma zamanlamasının doğru yapılması gerekiyor. CMK dibe vurmuşken denemesek daha iyi olabilir diye düşünmek gerekir…CMK bu işin gövdesi olacak diye düşünüyoruz.
-   Tez-Koop İş ve Büro İş örgütlenmelerinin işkolları ile ne ölçüde ilişkide olunacak, bunu bilelim,
-   Hakim ve Savcılar “memur” sendikacılığı yapacaklar, (ihtimal) avukatlar işçi sendikasına ihtiyaç duymuyorlar mı?
-   İdeolojik bir ilke olarak öne sürmeksizin avukat sendikacılığının bir imkan olarak kullanılması mümkün,

3-KENTSEL DÖNÜŞÜM 
Ana eksen :  Çevre  üstün hak
         Barınma  hakkı temel kabulümüz
         Kent Kültürü  dikkate alınmalı 


Karşı argüman ve gelişmeler:
- Gece Kondu Yıkımı
- Kamu Arazilerin Satışı
- Rekreasyon
- Yeşil Çalşma

Ankara Deneyimi :
Gece Kondu yıkımı temel çıkış noktamız olarak gözüküyor.
Gece kondu Üzerindeki mülküyet yada barınma hakkının kabulü
Kentsel Dönüşüm Projesinin kent alanlarının dışına taşma riski göze alınmalı.
Kamulaştırmanın iptaline yönelik dava hakkının ortadan kaldırılması .


Çıkan sorunlar :
Deprem Bölgesi olması, bu bölgede herkes kendi davasını açtı. Ama irtibat ve koordinasyon sorunu yaşadı.
Yıkım olan bölge : Yıkım üzerine açılması organizasyon kolaylığı sağladı. Davaları biz yüklendik. Bölge politik olarak uzak olmasına rağmen ortak çıkar ve bizim mesleki statümüz toplayıcı oldu. Burası başarılı oldu.
Dikmen, politik olarak bize yakın siyasi görüşte olmasına rağmen, belediyenin yanlış bilgilendirmesi ve bölerek müdahale etmesi ile organizasyon başarılı olmadı.
Tüm bu davalarda kamulaştırma bedelinin arttırılması davası açma yoluna gitmedik.
Kiracılara mülkiyein devri ile artık kira bedellerini ödememelerini tavsiye ettik.
Kentsel Dönüşüm Yasası geçerse: Süreler kısaltıldı. Bu yasa çıkar çıkmaz dava açmamız gerekiyor. Burada ÇHD 'ye sorumluluk düşüyor. Ulaşabildiğimiz tüm projelere karşı dava açmamız gerekiyor.
Alanlara gidip dava almamız gerekiyor.
Esas aldığımız barınma hakkı olmalı mülkiyet değil.
Manevi tazminat düşünelim.


Öneriler :
1- Kent Kültüründen önce gece kondu hakkını savunalım.
Tek üstün ilke çevre olmalı.
Talep esaslı çalışma
2- Projelere karşı dava açalım. ( koordinasyon gerekiyor)
İptal ve yıkım engelli davalar açalım.
Fiili müdahaleye hukuku destek verelim.
3- Gece kondu alanlarında çalışma yürütelim.
Çatıştığında kiracı esaslı çalışma.  (Malik belediye ile anlaştığı zamanlarda)
4- Barınma hakkı üzerinden çalışma yapmak gerekiyor.
5- Kentsel Dönüşüm eğitim modülü oluşturup, eğitim verilmeli.
 
Logged
Akın Savaş Ataç
Av. Akın Savaş ATAÇ
Administrator
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 28



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Nisan 24, 2007, 03:37:10 ÖS »

İzmir'de 20 bin bina yıkılacak

24/04/2007 (311 kişi okudu)

DHA - İZMİR - İzmir'de belediye mücavir alanları dışında 'kadastrosu ve imar planı yapılmamış yerler'de inşa edildiği için 'kaçak yapı' sınıfına giren yaklaşık 20 bin binanın yıkımı için düğmeye basıldı. İzmir'de şimdiye kadar bu süreç yıkıma kadar varmayıp, kâğıt üzerinde kalıyordu. Ancak Yerel Yönetimler Yasası uyarınca yıkım işlemini yapmakla görevli olan İzmir İl Encümeni, yıkım kararlarını gündemine almaya başladı.
Son toplantıda, Çeşme, Urla ve Selçuk'ta 28 bina için yıkım, 11 bina için para cezası kararlaştırdı. CHP'li İl Meclisi üyeleriyse karara karşı: "İzmir'in 520 köyünden 150'ye yakınından kadastro geçmemiş. Sen hem yapman gerekeni yapamıyorsun, hem vatandaşa ceza kesiyorsun. İlkellik. Encümen üyelerimiz bu yıkım kararlarını erteliyordu. Sayın Vali Cahit Kıraç 'Yasa ne diyorsa uygulansın' talimatı vermiş. 20 yıldır yıkılmayan 20 bini aşkın binanın yıkım kararı encümenden çıkacak."

Yıkım süreci nasıl işliyor?
Yıkım süreci yürürlükteki İmar Kanunu uyarınca, belediye mücavir alanı dışındaki yerleşim yerlerinde yapılan binaların, Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü elemanlarınca incelenmesiyle başlıyor. Bina kaçaksa, Yerel Yönetimler Yasası uyarınca hazırlanan tutanak, ceza kesilmesi için valilikçe İl Özel İdaresi'ne gönderiliyor. İl Encümeni, İl Özel İdaresi adına alt sınırı 700 YTL olan para cezası kesiyor. Ceza ödenmezse, Encümen yıkım kararı verip, bunu ilgili kaymakamlığa gönderiyor. Bina sahibi bir ayda binayı yıkmazsa, kaymakamlık yıkıyor. Yıkım masrafı da bina sahibinden alınıyor.

RADİKAL gazetesindeki haber, İzmir'de kentsel dönüşüm alanının hızlı işleyeceğini gösteriyor. 
Logged

Konur Sk. 34/10 Kızılay-Ankara
T: 312-418 69 66 F: 418 68 01
Sayfa: [1]   Yukarı git
Bu Konuyu GönderYazdır
Gitmek istediğiniz yer: