|
İzmir Şube Basın Açıklaması 11.12.2007 |
11.12.2007
BASINA VE KAMUOYUNA
İNSAN HAKLARI DOKUNULAMAZ, DEVREDİLEMEZ ve ERTELENEMEZ BİR BÜTÜNDÜR!
Bugün, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 59. yıldönümü.
İkinci Dünya Savaşının hemen sonrasında savaşan devletler, insanlığın iki büyük savaştan edindiği acı deneyimlerden yola çıkarak ortak bir değerler sistemi oluşturmak istemiyle 1945 yılında Birleşmiş Milletler örgütünü kurmuştur. Evrensel Bildirge ise Birleşmiş Milletler’in kurulmasından üç yıl sonra, 10 Aralık 1948 yılında kabul edilmiş böylece insanlık, çağdaş dünyanın en temel insan hakları belgesine kavuşmuştur. Süreç içinde tüm dünyada insan hakları anlayışında önemli gelişmeler olmuş ve Evrensel Bildirge daha gelişkin pek çok uluslararası ve bölgesel insan hakları belgesine kaynaklık etmiştir. Bu sayededir ki artık günümüzde toplumların ulaştığı uygarlık düzeyi "insan hakları" ölçütü ile değerlendirilir hale gelmiştir
Buna karşın günümüzde, özellikle ABD’nin 11 Eylül 2001’de yürürlüğe koyduğu ve başta AB olmak üzere dünya çapında benimsenen, insan haklarını “güvenlik” gereklerine feda etmeyi öngören terörle mücadele konsepti”nin yarattığı “küresel olağanüstü hal” nedeniyle uygarlık değerlerinin çiğnendiği, insan hakları açısından kazanımların gerilediği, ihlallerin arttığı kaygı verici bir sürecin içine girilmiştir. 2007 yılında da, bu sürecin devam ettiği gözlenmektedir. Dünyada insan hakları ihlalleri açısından öne çıkan belli başlı gelişmeler şöyledir: |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
Antalya Şubemiz resmen kurulmuş değil ancak pek yakında hayata geçeceğini biliyoruz. Antalya'dan değerli meslektaşımız Av.Münip ERMİŞ'in "NASIL BİR ANAYASA" adlı çalışmasını ilginize sunuyoruz. 12 sayfalık bu çalışmanın tamamını Word belgesi olarak indirmek için lütfen tıklayınız.
Alıntı....................
Seçimlerle birlikte başlayan Anayasa tartışmalarında konunun sadece bir” anayasa metnine” indirgenmesi, alaturka yaklaşım tarzıdır. Siyasi iktidarın “biz bir anayasa hazırladık, isteyen kendi anayasasını hazırlasın meclise sunsun” söylemi tamda bu bakış açısını yansıttığı gibi bu tavır asıl olarak konuyu siyasi zeminden kaydırma gayretini gösterir. Oysa anayasa tartışması dediğimiz şey, gerçekte politik bir faaliyettir ve politik zeminde yapılması gerekir. Bunun anlamı da kitlelerin siyasi alanının içerisine girmesidir. Bu nedenle Anayasa kaleme almak bir hukuk tekniği sorunu değildir. Tartışmaların normatif bir zeminde cereyan etmesi, kitleleri siyasetten uzak tutmanın bir aracıdır. Kitlelerin siyasi alanının dışına itildiği bir zeminde yapılan anayasa sürecinden ise demokratik ve sivil bir anayasa doğmaz. Başka bir ifade ile amacınız gerçekten demokratik ve sivil bir anayasa hazırlamaksa, kitleler önünde nasıl bir toplum ve nasıl bir gelecek sorusuna öncelikle yanıt bulmanız gerekir. Bu soruya yanıt bulmadan Meclis duvarları içerisinde nasıl bir anayasa sorusuna yanıt arayamazsınız.
Çünkü Anayasa’lar diğer yasalar gibi kolay ve sık değişmesi arzu edilmeyen kurucu belgelerdir. Yani bu belge ile sosyal ve siyasi sistem, buna bağlı olarak ta devletin örgütlenme biçimi belirlenir. Anayasaların kimin yaptığının ve yapılış biçiminin önemi burada ortaya çıkar. Öncelikle bir anayasa’yı kim yaptıysa, o anayasanın onun dünya görüşünü ve siyasi duruşunu yansıtacağını söylemek gerekecektir.
Bu nedenle şöyle bir önerme doğru olacaktır….. |
|
|
İzmir Şube'den Panele Çağrı 07.12.2007 |
|
|
İstanbul Şube Basın Açıklaması 05.12.2007 |
05.12.2007
-Sultanahmet Adliyesi Önünde Yapılmıştır-
BASINA ve KAMUOYUNA
 Geçtiğimiz hafta sonu, hâkim ve savcı alımında Adalet Bakanlığının takdir yetkisini alabildiğine artıran ve bu sayede siyasi iktidarın yargıda da kadrolaşmasına olanak sağlayan bir düzenleme Baroların, yüksek yargı organlarının, üniversitelerin ve ilgili diğer hukuk çevrelerinin görüşü alınmaksızın, yangından mal kaçırırcasına yasalaştırıldı. Meclis Adalet Komisyonunda jet hızıyla görüşülen teklif, hemen ertesi gün Meclis Genel Kurulunda görüşülerek, toplamda 48 saat gibi çok kısa bir sürede yasalaştı. |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
İstanbul Şube - Festus Okey dosyası |
30.11.2007
HABER
İstanbul Şubemizin, Festus Okey dosyasına katılma talebine dair dilekçesini hukukçuların paylaşımına sunuyoruz. Dilekçeyi Word belgesi olarak indirmek için lütfen tıklayınız.
Alıntı
"......Önce fezlekeye, sonra iddianameye muhtemelen daha sonra karara dönüşecek olan olay tutanağı 21.08.2007 tarihinde saat 01.10’da düzenlenmiştir. Tutanak düzenleyicisinin Festus OKEY’in ölümüne neden olan polis ekibi olması, hatta sanık Cengiz YILDIZ’ın da düzenleyiciler arasında bulunması akıl durduracak niteliktedir. Bırakınız soruşturmayla ilgili bir işlem yapma kendileri olayın şüphelileri olan bu kişilerin “soruşturmacı” sıfatıyla işlem yapmalarına nasıl izin verildiğini anlamak mümkün değildir. Olay anından itibaren hemen yakalamaya konu yapılmaları, kelepçelenmeleri, üstleri arandıktan sonra nezarethaneye konulmaları gereken kişilerin kendilerine ilişkin soruşturma sürdürmeleri kabul edilemezdir..."
.....
|
|
|
HFÖD ve Ankara Şube Söyleşisi |
29.11.2007
HABER
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği tarafından düzenlenen "Öğrenci Hakları üzerine konuşuyoruz" adlı söyleşi Ankara Şube Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla Hukuk Fakültesi Mahmut Esat Bozkurt Konferans Salonunda yapıldı.
Ankara Şube Öğrenci Sorunları - İlişkileri Komisyonunun takibini yaptığı ODTÜ, Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi öğrencileri hakkındaki disiplin soruşturmaları ve verilen disiplin kararlarına ilişkin İdare Mahkemelerinde açılan davaların süreç ve sonuçlarının anlatıldığı söyleşi, öğrencilerin diğer sorunlarının da konuşulup tartışılması ile tamamlandı.
İzmir Şube tarafından hazırlanan ve Ankara Şube Komisyonunca yeniden düzenlenerek hazırlanan broşür (aşağıda) katılanlara dağıtıldı (İzmir Şube'ye teşekkürler...).
|
|
|
İzmir Şube'den Mitinge Çağrı |
29.11.2007
İZMİR ŞUBE'DEN MİTİNGE ÇAĞRI

Küresel Eylem Grubunun çağrıcısı olduğu 02 Aralık 2007 Pazar günü yapılacak;
" Küresel Isınmayı Durdurun, Türkiye Kyotoyu İmzalasın"
adlı Mitinge üyelerimizi katılmaya çağırıyoruz.
02 Aralık 2007 Pazar Saat : 13:00
GÜNDOĞDU MEYDANI
|
|
|
Ankara Şubeden "Mitinge Çağrı" |
27.11.2007
ANKARA ŞUBEDEN MİTİNGE ÇAĞRI
Küresel Eylem Grubu ve Tüketici Dernekleri Federasyonu öncülüğünde, 01 Aralık 2007 Cumartesi Günü yapılacak "Ne Kömür ne petrol ne nükleer! GÜNEŞ, RÜZGAR BİZE YETER!" adlı MİTİNGE Şube olarak katılma kararı alınmıştır.
Bütün üyelerimizi pankartımız altında toplanmaya çağırıyoruz.
BULUŞMA YERİ : Toros Sokak saat : 12:30
MİTİNG ALANI : Abdi İpekçi Parkı saat : 13:30
|
|
|
Ankara Şubeden "Ekolojik Kriz ve Hukuk" |
SÖYLEŞİ
22 Kasım 2007 Perşembe günü Ankara Şube tarafından düzenlenen "Ekolojik Kriz ve Hukuk" konulu söyleşide Av.Mehmet Horuş tarafından sunumu yapılan powerpoint gösterimini tüm üyelerimizin paylaşımına sunuyoruz.
Not: Ekolojik Krize yönelik çalışma yürüten şubelerimiz veya bireysel olarak çalışma yapanların ayrıntı ve daha fazla bilgi için Şubemiz üyesi
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
(0312 418 69 66) ile iletişime geçmeleri rica olunur.
Dosyayı indirmek için lütfen resme tıklayınız.
|
|
|
TBB Forumuna İlişkin Ankara Şube Çalışması |
17 KASIM 2007 günü Ankara Hilton Otelinde yapılan FORUM nedeniyle hazırladığımız ve farklı konuşmacılar tarafından baz alınarak dile getirilen çalışmayı bilgilerinize sunuyoruz.
MESLEĞE YENİ BAŞLAYAN AVUKATLARIN
SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI
BAŞLIKLI FORUMA SUNDUĞUMUZ
GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZ
Değerli meslektaşlarımız, sayın konuklar, sizleri saygıyla selamlıyor ve bazı tespitlerimizi ana başlıklar altında bilginize sunmak istiyorum:
1. MESLEĞİN SAYGINLIĞINA İLİŞKİN OLARAK |
|
Yazının Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 71 - 80 of 156 |