ÜyeFormu

Hoşgeldin Ziyaretçi.






Parolamı unuttum
Üye değil misiniz? Üye Olun
Aktivasyon mailiniz gelmedimi? tekrar isteyin?

Site İçi Arama

Ana Sayfa
Behatokia Konferansı, Bilbao 24-25 Ekim 2008
Uluslararası bağlamda istisnai tedbirler: insan hakları ve temel özgürlükler üzerinde etkileri

Profesör Bill Bowring, Londra Üniversitesi, Hukukçu.
Çeviren : Eda Aslı Seran

Başkan, ELDH (European Lawyers for Democracy and World Human Rights/Dünyada Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupalı Hukukçular Birliği); Uluslararası Sekreterya, Haldane Society of Socialist Lawyers( Haldane Sosyalist Hukukçular Topluluğu), İngiltere;
Başkan, European Human Rights Advocacy Centre (Avrupa İnsan Hakları Savunma Merkezi).

Bu sunumda 7 soru sorup cevaplayacağım.

1. İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler nereden geliyor?
Yazının Devamını oku...
 
Avrupa Birliği'nde Hukuk Devleti İlkesi Tehlike Altında
Avrupa Birliği'nde Hukuk Devleti İlkesi Tehlike Altında

Bill Bowring, Hukukçu, London Üniversitesi Birkbeck Koleji'nde Hukuk Profesörü

http://www.europeanlawyer.co.uk/index.html
çeviren : Eda Aslı Seran

Avrupa Birliği kendisinin –web sitesinde belirtildiğine göre- "hukuk devleti ilkesi üzerine kurulu" olduğu ile övünür. Aralık 2007 Lizbon Antlaşması'nın önsözü de böyle der. Antlaşmada, AB'nin "Avrupa'nın kültürel, dini ve hümanist mirasından, dokunulmaz ve devredilmez evrensel değerler oluşturmuş olan insan hakları, özgürlük, demokrasi, eşitlik ve hukuk devleti ilkesinden" ilham aldığı belirtilir.

Günümüzde bu evrensel değerler maalesef -aslında akıl almazca- Avrupa Birliği tarafından 27 üye devletin temsil edildiği idare organı olan Konsey'in süregiden kararına göre, İran Halkın Mücahitleri Örgütü’nün (PMOI) , AB’nin “terörist listesi”nde -mal varlıkları terörle mücadele için dondurulan kişilerin ve kurumların listesi- tutulması sebebiyle ihlal edilmektedir.
Yazının Devamını oku...
 
İZMİR 19 aralık eylem haberi

2008-12-19 14:26:19
ÇHD'li avukatlar jandarma şiddetine 'dur' dedi

http://www.firatnews.info/haber-8122&baslik=chdli-avukatlar-jandarma-siddetine-dur-dedi.anf

İZMİR / Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Izmir Şubesi, 19 Aralık operasyonu ve ölüm orucunda yaşamını yitiren 122 kişinin anısına Kırıklar F Tipi Cezaevi'nin önüne kırmızı karanfil bırakarak, son dönemlerde Kırıklar F Tipi Cezaevi Jandarma Komutanlığı'nda görevli askerlerin tutuklu ve hükümlülüre yönelik işkence ve kötü muamelesini protesto etti.
 
Kırıklar F Tipi Cezaevi önünde bir araya gelen yaklaşık 40 ÇHD'li avukat, 19 Aralık 2000 tarihinde cezaevlerine yönelik düzenlenen operasyonda yaşamını kaybeden 122 kişiyi andı. Avukatlar seslerini Kırıklar F Tipi Cezaevi'ndeki tutuklu ve hükümlülere duyurabilmek amacıyla bir süre yanlarında getirdikleri düdükleri çalarak, sloganlar attı. İçerideki hükümlü ve tutukluların da dışarıdan gelen slogan ve düdük seslerine sloganlar karşılık verdiği gözlendi.
 
ÇHD'li avukatlar daha sonra 19 Aralık operasyonuna ilişkin kısa bir konuşma yaparak, yaşamını kaybeden 122 kişiyi unutturmamak için her yıl cezaevlerinin önlerinde olacaklarını duyurdu. Daha sonra cezaevinin tel örgülerinden içeriye kırmızı karanfiller fırlatan ÇHD'li avukatlar slogan atarak anma etkinliklerini bitirdi.
Yazının Devamını oku...
 
İzmir Şube Basın Açıklaması 19 Aralık 08

BASINA VE KAMUOYUNA

F Tipi Hayatlar; F Tipi işkence;

        19 Aralık 2000- adına "Hayata Dönüş" dediler. Katliamdı oysa. Operasyonlar ve tecride karşı yapılan eylemlerde 122 İNSAN yaşamını yitirdi. Sayı saymayı ilkokulda öğrettiler ya rahat sayıyor insan. Oysa, misket oynarken, kazandığımız misketleri saymıyoruz. 122 canı sayıyoruz ve sayamadığımız geride bıraktıkları.

         F Tipi Cezaevleri yaşama geçti sonra. Kentin uzağına kurulmuş, hücre tipi mekanlar. Çok söyledik çok yazdık. Tutsakların işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını, keyfi aramaların yapıldığını, kelepçeli muayenenin dayatıldığını, mahkemeye veya doktora götürülürken ring araçlarında kötü ve onur kırıcı muamele gördüklerini, sohbet hakkının uygulanmadığını .

        ŞİDDET DEVAM ETTİ SONRA..Toplum olarak alışkındık şiddete. Evde ,okulda, askerde, üniversitede, her yerde. Sokaklarda linç çabaları. Ve tabi ki cezaevlerinde . Herkesten uzaklarda, gözden ırakta, daha rahat uygulanabiliyor şiddet.

        Çünkü bu zehri içimize akıtanlar biliyorlar ki; yarısı şiddet uygulayan diğer yarısı da şiddet gören bir mağdurlar topluluğu oluşturmak, bir korku toplumu yaratabilmenin yegane yoludur. Bu yüzden bugün herkes şiddet sever hale gelmişken, jandarmanın da polisin de zabıtanın da infaz koruma memurunun da bu kara döngüden nasibini almaması düşünülemez.
Yazının Devamını oku...
 
Antalya Şube Basın Açıklaması 17.12.08

   DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ, SEVGİLİ DOSTLAR,


Önce Şükrü Erbaş'tan bir şiir :

İnsan burada büyük denizler üzerine düşler kuramaz
İnsan burada ışıklı çarşıların masalını duyamaz
Bulutlardan başka bir şeyin hareket etmediği
Bu esmer, bu yılgın, bu sağır düzlükte
Silinir her gün biraz daha yaşamla ölüm arasındaki çizgi
Rüzgar bir uzun ağıttır boşluğu dillendiren
Öfke toprak kadar katı, sevinç sararan otlar ömründe
Bir akışsız sudur sevgi kendi bendini yıkan
İnsan burada aç kalır, yalnız ölür, türküsüz soluyamaz

Şiirin adı: Azala Azala Ölmek'. Şair   olmak, azala azala ölmemek için,  başkalarının yarasına da merhem çalmaktır.Başkalarının acısına bakıp geçmemektir.  Şair, yaşadığı coğrafyanın resmidir. Her çağda coğrafyasındaki yangın şairi de yakmıştır. Hem Sivas'ta olduğu gibi,  hem şimdi burada olduğu gibi.

Yazının Devamını oku...
 
Genel Merkez Basın Açıklaması

KANLI OPERASYONUN 8.YILINDA CEZAEVLERİNDE TECRİT, İŞKENCE VE ÖLÜM SÜRÜRÜYOR!


 
            8 yıl önce tarihte bugün!

            19 Aralık 2000'de Türkiye'nin 20 cezaevinde aynı anda ve taammüden 30 tutuklu ve hükümlü devletin "güvenlik" güçleri tarafından katledildi, yüzlercesi yaralandı, sakat bırakıldı.

           Zalimdiler ve korkaktılar. İşte bu nedenle ikiyüzlüydüler.

            Hapsedilmiş savunmasız insanları katlettiler, adına "hayata dönüş" dediler.

            İzli mermiler, lazer güdümlü silahlar, ilk defa denenen kimyasal silahlar kullandılar, inkar ettiler. Gerçek Adli Tıp raporlarıyla yıllar sonra kanıtlandı.
Yazının Devamını oku...
 
Genel Merkez Basın Açıklaması 16.12.2008

AV. MÜNİP ERMİŞ HAKKINDA YAPILAN SUÇ DUYURUSU HEPİMİZE YAPILMIŞTIR.
 
       Antalya' da 27 Ekim günü polis tarafından katledilen Çağdaş GEMİK ile ilgili soruşturmayı yürüten Savcılığa  olayın seyri ile ilgili "gizli" şerhli yazı yazıp cinayet sanığı polis lehine yorum yapan, idari bir makamın güç ve nüfuzunu kullanarak savcıyı ve yargıyı yönlendiren, cinayet sanığına hamilik yapan Antalya Valiliği, söz konusu yazıyı kamuoyuna duyuran ÇHD Antalya Şube başkanımız ve Çağdaş GEMİK soruşturmasının müdahil avukatı Münip ERMİŞ hakkında suç duyurusunda bulunmuş, bununla da yetinmeyip 06.12.2008 günü yaptığı basın açıklamasında "Bir süre önce bağlı bulunduğu meslek kuruluşunun bilgisi olmadan ve mühürlerini de kullanmak suretiyle meslek kuruluşunu bağlayıcı yazışmaları ile insan hakları kurulu tarafından yakından tanınmakta olup" diyerek olayı çarpıtmış, şube başkanımızın kişilik haklarına ve onuruna saldırmıştır.
Yazının Devamını oku...
 
Ankara Şubenin yemekhane işçilerine ilişkin A.Ü.Rektörlüğüne iletilen açıklaması
4 Aralık 2008

ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’ NE


Rektörlüğünüz bünyesinde taşeron firmalar aracılığı ile çalıştırılan yemekhane işçileri ücret ve diğer haklarını elde edebilmek ve işlerini sürdürebilmek için günlerdir sürdürdükleri mücadeleye devam etmektedirler.

Fiili olarak bu süreç taşeron firma Tadal Yemek Üretim Dağıtım San. ve Tic. A.Ş.’nin 13 işçiyi işten çıkartması ve bazı işçilerin yerlerinin değiştirilerek çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması nedeniyle başlamıştı.

Anayasa’nın ‘Çalışma Hakkı ve Ödevi” başlıklı 49. maddesinde çalışma bir HAK olarak tanımlanmıştır. Çalışmanın bir hak olarak tanınmış olması bu hakkın öncelikle kamu otoriteleri tarafından korunmasını gerektirir.
Yazının Devamını oku...
 
Av.Münip Ermiş'in Çağdaş Gemik Cinayeti Soruşturmasıyla ilgili açıklaması
3.12.2008

ANTALYA VALİLİĞİ ÇAĞDAŞ GEMİK CİNAYETİ SORUŞTURMASINI ETKİLEMEYE ÇALIŞMAKTAN VAZGEÇMELİDİR.

27 Ekimde polis kurşunu ile katledilen Çağdaş Gemik’in Antalya Cumhuriyet Savcılığında sürdürülen soruşturmasında, mağdur taraf olarak başından beri Antalya Valiliği ve Emniyetinin bu soruşturmayı etkilemeye yönelik davranışlarından büyük bir kaygı duyduğumuz defalarca kamuoyuna duyurulmuştur.

Ne yazık ki, 6.11.2008 tarihinde Antalya Valililiği “İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı” adına Vali Yrd. Mehmet Seyman imzasıyla Antalya Cumhuriyet Savcılığına gönderilen ekteki yazı, bu kaygılarımızın boşa olmadığını göstermiştir.
Yazının Devamını oku...
 
Miting 29.11.08


İşsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı sesimizi yükseltiyoruz;

HALKIMIZI EMEK, BARIŞ ve DEMOKRASİ MİTİNGİNE ÇAĞIRIYORUZ!
Mitinge pankartımızla Katılıyoruz.
Tüm üyelerimizin katılımını bekliyoruz.
Tarih : 29 Kasım 2008 (Yarın)
Toplanma Yeri : Hipodrum Meydanı /ANKARA
Saat : 11:00
Miting yeri : Sıhhıye Meydanı /ANKARA
Saat : 13:00

Diğer fotoğraflar için devamına bakınız...

Yazının Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 81 - 90 of 271