|
İzmir Şubeden Açık Mektup : Mehmet Bal |
|
|
11/06/2008
* MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI’NA (0-312 425 11 50)
* GENELKURMAY BAŞKANLIĞI’NA (0312 425 08 13)
* TBMM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA (0312 420 53 94)
ANKARA
Sayı: 2008 / 243 (K)
Konu: Tutuklu Mehmet Bal’a yönelmiş işkence fiillerine derhal son verilmesi, buna ilişkin olarak gereken tedbirlerin alınması ve sorumlularının adli makamlara bildirilmesi talebidir.
8 Haziran 2008 günü yakalanarak cezaevinize konulan vicdani retçi Mehmet Bal’ın, gözaltına alınırken, gözaltı süresi boyunca Beşiktaş Jandarma İnzibat Karakolu’nda, karakoldan cezaevinize getirilirken yolda ve konulduğu İstanbul Hasdal’daki 3. Kolordu Komutanlığı Özel Tip Askeri Ceza Ve Tutukevi Müdürlüğü işkenceye maruz kaldığı, yakınları ve avukatı tarafından derneğimize bildirilmiş, ayrıca basına yansımıştır. Mehmet Bal’ın maruz kaldığı işkence neticesinde bedeninde ilk bakışta anlaşılabilecek yaralanmalar olduğu gibi muayenesi sonrasında da tespit edilebilecek yaralanmalar söz konusudur.
9 Haziran 2008 günü kendisiyle cezaevinizde görüşen Balam Nadir Kenter ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Av. Gülseren Yoleri’ye, karakolda kendisini “asker kişi” olarak tanımlayan evrakları imzalamadığı için tartaklandığı ve imzası yerine zorla parmak izinin basıldığını, özellikle astsubaylar karakolu terkettikten sonra gece nöbetinde kalan erlerin yoğun küfürlü tacizine maruz kaldığını, tuvalet ve su ihtiyaçlarının giderilmediğini, gözaltındayken gece saat 03:00 sıralarında erlerden birinin hücresine girip kafasına, yüzüne ve göğsüne yumruklar attığını, defalarca kendini kötü hissettiğini ve doktor görmek istediğini söylediyse de bu talebinin reddedildiğini, hücredeyken bacak bacak üstüne attığı için sürekli atmaması yönünde tacize uğradığını, kaldığı hücrenin çok soğuk olduğunu, ertesi sabah saat 09:00 nöbetçisinin kendisinin üzerine sıcak su dökerek uyandırdığını, halen sol gözünün seğirdiğini ve kulağının çınladığını, yumruk atıldığı sırada bir an o gözüyle göremediğini, bütün gece başının döndüğünü, Hasdal'a götürülmesi sırasında kendisine refakat eden jandarmalardan birinin, astsubaylar ve üstler ortada olmadığı zamanlarda sürekli kendisine küfür edip tükürdüğünü bildirmiştir. Balam Nadir Kenter ve Av. Gülseren Yoleri tarafından bu beyanlar tutanağa geçirilmiştir.
AYRICA ASKERİ CEZAEVİNDE DE KOĞUŞUNDAKİ ASKERLER TARAFINDAN ODUNLA FECİ ŞEKİLDE DÖVÜLDÜĞÜ, BU NEDENLE HASTANEYE KALDIRILDIĞI, ANCAK HASTANEDE YALNIZCA 1 GÜN TUTULARAK YENİDEN İŞKENCE GÖRDÜĞÜ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİĞİ, ŞU AN İTİBARİYLE OTURAMADIĞI, AYAKTA DURAMADIĞI VE VÜCUDUNDAKİ PEK ÇOK YERİ KIMILTADAMADIĞI BİLGİSİ DE TARAFIMIZA ULAŞMIŞTIR.
Bu çerçevede Mehmet Bal’ın kötü muamele ve işkence görmeye devam ediyor olma riskinin işkencenin uygulayıcılarının hâkimiyet alanında olması gerçekliği karşısında yüksek oluşu, öncelikle tarafınıza bu insanlık suçunun işlenmesini önleme görevini acilen yerine getirme yükümlülüğü yüklemektedir. Ardından Mehmet Bal’a karşı işlenen kötü muamele ve işkence suçlarının faillerinin yargılanması ve cezalandırılması için gerekli olan fail tespiti ve diğer bulgulandırma aşamalarında üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirmeniz gerektiğini hatırlatmalıyız.
Türk Ceza Kanunu’nun 94 vd. maddeleri, uluslararası sözleşmeler ve evrensel hukuk ilkeleri uyarınca işkence bir insanlık suçudur. İşkenceyi bizzat yapanlar kadar işkencenin yapılmasına göz yuman, zemin hazırlayan, teşvik eden ve sorumluları hakkında gerekli işlemleri başlatmayanlar da bu suça iştirak etmekte ve aynı şekilde cezalandırılmaları öngörülmektedir.
Bu nedenle Mehmet Bal’a yönelmiş bulunan bu insanlık ve hukuk dışı uygulamaya derhal bir son verilerek gerekli tedbirlerin alınması ve sorumlularının adli makamlara bildirilmesi hususunun sorumluluğunuzda olduğunu; önleme yükümlülüğü ihlalinin Türk Ceza Kanunu uyarınca cezai yaptırım gerektirdiği hususunu tarafınıza hatırlatır ve meselenin takipçisi olduğumuzu önemle bildiririz.
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ İZMİR ŞUBE BAŞKANI
Av. ALPER TUNGA ASLAN
|