ÜyeFormu

Hoşgeldin Ziyaretçi.






Parolamı unuttum
Üye değil misiniz? Üye Olun
Aktivasyon mailiniz gelmedimi? tekrar isteyin?

Site İçi Arama

Ana Sayfa
TBB Forumuna İlişkin Ankara Şube Çalışması Yazdır E-posta
    17 KASIM 2007 günü Ankara Hilton Otelinde yapılan FORUM nedeniyle hazırladığımız ve farklı konuşmacılar tarafından baz alınarak dile getirilen çalışmayı bilgilerinize sunuyoruz.
MESLEĞE YENİ BAŞLAYAN AVUKATLARIN
SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI
BAŞLIKLI FORUMA SUNDUĞUMUZ
GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZ


      Değerli meslektaşlarımız, sayın konuklar, sizleri saygıyla selamlıyor ve bazı tespitlerimizi ana başlıklar altında bilginize sunmak istiyorum:

1. MESLEĞİN SAYGINLIĞINA İLİŞKİN OLARAK - Mesleğimizin kamuoyunda ve daha özel olarak en tabandan tavana kadar yaşadığı genel itibar kaybı ve güvenilirlik sorununun çözümü açısından dışa dönük olarak; örneğin bazı tv programları ve dizilerindeki avukat profiline yönelik olarak Barolar ve Barolar Birliği zaman kaybetmeksizin yasal girişimde bulunmalı, ilgili tv kuruluşları nezdinde fiili girişim ve görüşmelerde bulunmalıdır.

- Adliyede gerek hakim ve savcılar ve gerekse de kalem personeli tarafından avukatlara yönelik olumsuz tutum ve davranışların önüne geçmek için baro ve birlik yönetimlerinin mesleğin onuruna yakışır ilgi ve çabayı göstermesi gerekir.

- Avukatlık Kanununun tanıdığı hak ve yetkileri kullanma konusunda hala mukavemet gösteren kamu ve özel tüzel kişilerinin yetkilileri ile görüşülmeli, yalnızca yazılı duyurularla yetinmemelidir.

2. EKONOMİK SORUNLARA İLİŞKİN OLARAK
- Meslektaşlarımızın çoğu kira ve faturalarını ödeyememekte, vergi ve sigorta borçları altında nefes alamamaktadırlar. CMK ve adli yardım ile geçinmeye çalışan meslektaşlarımızın uzun yıllara dayanan ve gittikçe artan bu sorunlarına köklü çözümler bulunmalı, başka ülkelerdeki sistemler incelenerek projeler oluşturulmalıdır.

- Sağlık ve mühendislik alanlarında başlatılan ve olumsuzlukları bilinen meslekte dönüşüm projesinin mesleğimize uygulanarak meslektaşlar arasındaki dengesizliğin artmasına karşı çıkılmalıdır.
  Barolar Birliğinin geçen yıl gündeme getirdiği avukatlık kanunu değişiklik önerisiyle çözüm olarak sunmaya çalıştığı (avukatlık sınavı, sigortası, avukatlık şirketleri, uluslar arası şirketlerin büro açarak faaliyet gösterebilmesi vs) tüm bu avukatların aleyhine projelerin sorunlarımızı büyüteceği akıldan çıkarılmamalıdır.

3. CMK AVUKATLIĞINA İLİŞKİN OLARAK
- CMK konusunda gelinen nokta, müdafilik yapan gönüllüleri Adalet ve Maliye Bakanlığının çalışanı konumuna getirmiştir. Tavır alamayan ve önerilerini savunup çözüm üretemeyen Birliğin, konunun çözümüne ilişkin  gündeme sahip olduğu dahi bilinmemektedir.

- CMK sistemindeki zorunlu müdafilere ödenecek ücret tarifesinin AAÜT ile eşitlenmelidir.

4. AVUKATLIK HİZMET ALANININ DARALTILMASINA İLİŞKİN
-Avukatların hizmet alanındaki işlerin başka meslek gruplarına aktarılmasının önüne geçilmelidir. Örneğin; halen adliye duvarlarına asılmış olan ‘uzlaştırmacı’ konusunda olduğu gibi, avukat olmayan kişilerin, hatta hukukçu olmayanların bu tür işlerde görevlendirilmesinin önüne geçilmelidir. Yine vergi alanındaki davalarda da mali müşavir vb kişilerin tarafları temsil etmesini öngören çalışmalara karşı olunmalıdır.

5. ÜCRETLİ AVUKATLARA İLİŞKİN OLARAK
- Asgari ücrete yakın bir ücretle avukat çalıştırılmasının önüne geçilmelidir. Mesleğe yeni başlayanlar ucuz işgücü olarak görülmekten vazgeçilmelidir.

6. SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN OLARAK
- Mevcut koşullarda topluluk sigortası özelikle sağlık hizmeti yönünden yeterli bir imkan teşkil etmemektedir. Topluluk sigortası üzerinden sağlık sigortası primi de yatıran meslektaşlarımıza, özel sağlık sigortaları gibi check-up yaptırılarak mevcut sağlık sorunlarının kapsam dışı bırakma uygulamasının önüne geçilmelidir. Topluluk sigortasının kapsamı meslektaşlarımızın her türlü sağlık sorunlarını kapsayacak şekilde zaman sınırlaması olmaksızın düzenlenmelidir. 

7. MESLEĞİMİZE VE MESLEKTAŞLARIMIZA YÖNELİK FİİLİ VE HUKUKİ SALDIRILARA İLİŞKİN OLARAK
     Polise olağanüstü yetkiler veren 5681 sayılı PVSK’da değişiklik yapılmasına dair Kanun 14.06.2007 tarihinde yürülüğe girdi.
        Bu  yasa ile polisin fiilen yetkileri anti demokratik ve hukuk dışı uygulamalara yasal zemin oluşturabilecek şekilde geliştirildi ve dolayısıyla polis hukuksuzluğu kurumsallaştırıldı.
“Önleme hukuku” adı altında getirilen yeni sistemle polis; hukukun egemen kılındığı demokratik bir sistemde asla kabul edilemeyecek olağanüstü yetkilerle donatılmıştır.
Gelinen noktada, PVSK’da gerçekleştirilen değişikliklerin yol açtığı  olumsuzluk ve hak ihlallerine biz Avukatlar da maruz kalmaktayız nitekim, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bu yana mesleğini ifa etmeye çalışırken yada günlük hayatında Avukatlar ciddi sıkıntı  yaşamaya başlamışlar ve hatta saldırılara maruz kalmışlardır. Bunlardan basına ve kamuoyuna yansıyanlardan birkaç örnek verecek olursak;   
     Av. Aysun Solakoğlu 24/06/2007 tarihinde İzmir’de gözaltına alınmıştır. Polis avukatın göstermiş olduğu kimliğin sahte olduğu isnadını ileri sürmüştür. İbraz edilen kimlik TBB Avukatlık kimliğidir.
          Av. Muammer Öz 29/07/2007 tarihinde İstanbul’da bir kimlik sorma olayına müdahale etmesi sırasında polis memurlarınca “burnunda kırık, sağ ve sol omzunda, boynunda, sağ göz altında ve karnında morluklar” oluşacak şekilde dövülmüştür. Avukat Muammer Öz gözaltına alınmış ve hakkında görevli memura direnmekten işlem yapılmıştır .
        Av. Semih Atik 06/08/2007 tarihinde Trabzon'un Vakfıkebir ilçesinde gözaltına alınan müvekkillerine hukuki yardımda bulunurken hakaret tehdit ve darba maruz kalmıştır.
        Av. İlyas Baran 26/08/2007 tarihinde Urfa Suruç Merkez Polis karakolu önünde görevini yaptığı sırada psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmıştır.
    Avukat Mustafa Rollas 09/09/2007 tarihinde İzmir’de Emniyet Müdürlüğünde müvekkiliyle görüşmesi engellenmiş, “Ben istersem görüştürürüm, istersem görüştürmem” diyen polis amiri, binanın önündeki merdivenlerde duran Mustafa Rollas’ı itekleyerek ve tekme atarak darp etmiş ve çevrede bulunan polislere gözaltına alma talimatı vermiştir. Bundan sonra on kadar polis memuru tarafından kol, sırt ve baş bölgesinden darp edilmeye başlayan Mustafa Rollas, elleri arkadan kelepçelenerek ve başı öne eğdirilerek bina içerisine sokularak gözaltına alınmıştır.
     Örnekler çoğaltılabilir ve tahmin edileceğinden çoktur. Varolan durum ise bize Avukatların görevini ifa ederken ciddi güvenlik sorunları ile karşılaştığını göstermektedir.
     Bu konuda meslektaşının yanında hukuksuzluklara karşı mücadele etmesi gereken Barolar Birliğinin ise bu kadar yoğun saldırılara karşı yapmış olduğu çalışma ise sadece internet sitesinde “saldırıya uğrayan avukatlar listesi” yapmaktan öteye gitmemektedir.
     Yukarıda sayılan saldırıları müteakip hiçbir beyan ve girişimde bulunmayan Birlik Başkanımız Sayın Özdemir Özok’un Avukat Muammer Öz’ün  yaşamış olduğu saldırıyı müteakip basına yapmış olduğu "Polis sorumlulukla hareket etmeli. Avukat da, güvenlik güçlerine belirli bir meşru zemin içinde ilgi göstermeli. Bunlar yapılıyor da polis dövüyorsa onun hemen doktora götürülmesi, psikolojisinden ötürü sorgulanması lazım” şeklindeki açıklamayı takdirlerinize bırakıyoruz
     Neticeten, yukarıda saydığımız sorunların çözümüne yönelik olarak, Baro ve Birlik yönetimleri çok sayıda üyesi olduğunu nazara alarak gerektiğinde sokağa çıkma tarzında eylemler dahil kamuoyunun dikkatini çekecek, ses getirecek fiili eylemler örgütlemeli, bundan kaçınmamalıdır.
    Forumun başarıya ulaşmasını diler, teşekkür ederiz.