İstanbul Şube Basın Açıklaması Şubat 08
26.02.2008

F TİPİ HAPİSHANELERİNDE UYGULANAN TECRİT/TRETMANA DAYALI İNFAZ MODELİNE SON VERİLMELİ ve 45/1 SAYILI GENELGE GEREĞİ SOHBET HAKKI UYGULANMALIDIR.


Başta F tipi hapishanelerinde olmak üzere tüm kapatma mekânlarında gerçekleşen hak ihlalleri ve hukuk dışı uygulamalar Çağdaş Hukukçular Derneğinin inceleme ve müdahale etme alanlarıdır. Bilindiği gibi F tipi hapishanelerde uygulanan tecrit/tretman politikasına karşı mücadelede 122 insan yaşamını yitirmiş ve 600 den fazla kişide kalıcı ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklar oluşmuştur. Türkiye’de avukatlar günü olarak kutlanan 5 Nisan 2006 tarihinde üyemiz Av. Behiç AŞCI ölüm orucu eylemine başlamış ve tecritin kaldırılmasını talep etmişti. Tecrit/tretman uygulamasının insan hakkı ihlali olduğunu ilan eden demokratik kamuoyunun desteğiyle, Adalet Bakanlığı, 22 Ocak 2007 tarihinde 45/1 sayılı genelgeyi yayınlamış; bu genelgeyi tecritin kırılmasında somut adım olarak değerlendiren avukat Behiç AŞCI, eylemine ara vermişti. Bu genelge, tutuklu ve hükümlülerin HİÇ BİR KOŞULA BAĞLANMAKSIZIN, haftada 10 saat olmak üzere 10 kişiyle sohbet etme hakkını düzenlemektedir.
45/1 sayılı genelgenin yayınlanmasından sonra, aradan 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, tutuklu ve hükümlülerin aleyhine olan genelgeler uygulanırken tecritin kırılmasını sağlayacak olan 45/1 sayılı genelgenin sohbet hakkını düzenleyen bölümü uygulanmamaktadır. Genelgenin uygulanmamasına ilişkin, "personel ve mekân yetersizliği" gibi gerekçeler, yaptığımız görüşmeler ve incelemeler sonucu inandırıcı bulunmamıştır.

Yaptığımız incelemeler, hapishane idaresinin birçok uygulamayı, sırf tecrit /tretman anlayışını desteklemek için gerçekleştirdiği izlenimini uyandırmıştır.

Altı F tipi hapishanesinde 25 avukat üyemiz ile 120 Tutuklu ve hükümlüyle yapılan ayrıntılı görüşmeler sonucu tespit ettiğimiz sorunlar ve önerilerimiz şöyledir;

a. F Tipi ceza infaz modeli, cezaevi idarelerinin keyfi uygulamalarıyla, bir bütün olarak tecrit esasına dayalıdır. Tecrit-tretman uygulamaları işkenceye dönüşmektedir.

b. Adalet Bakanlığı’nın da kabul ettiği tecrit-tretmanın olumsuz etkilerin kırılması için yayınlanan 45/1 No’lu genelge uygulanmamaktadır. Tutuklu ve hükümlülerin istedikleri 10 kişiyle haftada 10 saat sohbet hakkı kullanması engellenmektedir.
c. Tutuklu ve hükümlüler, cezaevlerine kabul ve sevk sırasında kötü muameleye maruz bırakılmaktadır. Sorumluların tespiti için etkin soruşturma yapılmamaktadır.

d. Cezaevi görevlileri, asgari standartlarda belirtilen şekilde tutuklu ve hükümlülerle yeterli ve gerekli düzeyde ilişki kuramadıkları gibi, ilişkinin geliştirilmesi için gerekeni yapmamaktadırlar.

e. Cezaevinde yeterli ve gerekli sağlık hizmeti sunulmamaktadır. Ciddi sağlık sorunları bulunan kişilerin tedavileri geciktirilmektedir.

f. Cezaevinde tutulan kişinin dış dünyayla temasını sağlayacak koşullar ve araçlar, cezaevi idarelerinin uygulamaları ve disiplin kurulu kararlarıyla tümden ortadan kaldırılmaktadır.

g. Tutuklu ve hükümlülerin yaşamsal ihtiyaçları, yeterli düzeyde karşılanmamakta; buna ilişkin başvurular ve şikâyetler sonuçsuz kalmaktadır.

h. Şikâyet ve itirazları inceleyen cezaevi savcısı ve infaz hâkimlikleri, etkin bir soruşturma ve araştırma yapmadan karar vermektedirler. Tutuklu ve hükümlüler, bu kurumlara güven duymamaktadırlar.

ı. Tutuklu ve hükümlüler, çok yoğun bir şekilde disiplin soruşturması ve cezalarına maruz bırakılmaktadırlar.

i. Tutuklu ve hükümlülerin resmi makamlara gönderdikleri talep ve şikâyetlerine cevap verilmemektedir.

j. Tutuklu ve hükümlülerin, ailelerinin ve avukatların yaşadıkları karşısında etkin soruşturma mekanizmaları yaratabilecek ve F Tipi cezaevi uygulamalarını denetleyebilecek bağımsız kurumlara ihtiyaç bulunmaktadır.

ÖNERİLERİMİZ

a. F Tipi ceza infaz modelinin başlı başına kişilerin fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı gelişimlerinin önünde engel olan tecrit/tretman modeli terk edilmeli ve cezaevi idarelerinin mevcut yasal düzenlemeleri de aşarak bu sorunu ağırlaştırması engellenmelidir.
b. 45/1 sayılı genelgenin uygulanması önündeki tüm engeller kaldırılmalı, tutuklu ve hükümlülerin biraraya gelebilmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca kişilerin sosyalleşebileceği alanlara, tretmana bağlı olmaksızın, çıkmasının olanakları yaratılmalıdır.

c. Cezaevlerinin denetlenmesi, izlenmesi, yaşanan ve yaşanabilecek sorunların çözümü için Demokratik Kitle Örgütleri, Barolar, Tabip Odaları, Tutuklu Aileleri Örgütleri, Aydın ve Sanatçılardan oluşacak, etkin izleme, müdahale yetkilerine sahip “izleme kurulları” oluşturulmalıdır.

d. Cezaevlerinde uygulanacak infaz modelleri, bilimsel verilerle oluşturulmalıdır.

e. Tutuklu ve hükümlülerin dış dünya ile iletişiminin engellenmesine dönük ağır disiplin cezalarına son verilmelidir.

f. Kötü muamele ve işkence iddialarına ilişkin etkin soruşturma yürütebilecek mekanizmalar oluşturulmalıdır.

g. Tüm tutulanların sağlık hizmetlerinden etkin şekilde faydalanması sağlanmalı, cezaevindeki kişilerin her an ulaşabildikleri doktor, diş hekimi ve sağlık görevlisi bulunmalı, bu kişilerin görevlerini nasıl yaptıkları denetlenmeli, durumu ağır olan ve cezaevinde tedavisi mümkün olmayan kişilerin hastaneye sevki sağlanmalıdır

h. Tutuklu ve hükümlülerin temel ihtiyaçlarının karşılanması konusunda keyfi uygulamalara son verilmeli, yemek, içme suyu, sıcak su ve ısınma konusundaki sorunlar ortadan kaldırılmalıdır.19.02.2008

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ
CEZAEVİ KOMİSYONU